1 Şubat 2026 Pazar

Avrupa'da onbinler sokakları terk etmiyor: Jin, jiyan, azadî ruhuyla direneceğiz

Cihatçı faşist çeteler, Türk devleti ve emperyalistlerin işbirliğiyle Rojava devrimini boğmaya yönelik saldırılara karşı devrim savaşçıları ve halkların direnişi sürüyor. Avrupa kentlerinde ise halklar günlerdir sokakta, Rojava için ayakta. Almanya'dan İngiltere'ye, Fransa'da İsviçre'ye, Norveç'ten İsveç'e, İtalya'dan Kanada'ya çok sayıda ülkede halklar "Jin, jiyan, azadî ruhuyla direneceğiz" diye vurguladı.

Avrupa'nın birçok kentinde düzenlenen yürüyüşlerde Rojava'ya yönelik saldırıları protesto etti.

ALMANYA
Münster
kentinde merkez tren istasyonu önünde çok sayıda kişi bir araya geldi. Saygı duruşuyla başlayan eylemde yapılan açıklamalarda, geçici bir ateşkesin yeterli olmadığı vurgulanarak, Kürt halkına kalıcı bir statü tanınana kadar alanlarda olunacağı belirtildi. Açıklamalarda ayrıca Rojava'ya yönelik saldırıların insanlık dışı olduğu ifade edilerek, bu saldırıların kabul edilemez olduğu dile getirildi. Eylem kapsamında kentin işlek caddelerinden yürüyüşe geçen kitle, ana tren istasyonundan Ludgeriplatz'a, oradan da şehir merkezine ilerledi. Belediye önünde yapılan açıklamalarda, Rojava'daki saldırılar kınanırken, Kürt halkının Rojava özgürleşene kadar mücadelesini sürdüreceği mesajı verildi.

Yürüyüş daha sonra yeniden merkez tren istasyonuna kadar devam etti ve burada sona erdi. Eylem boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Gelê Kurd yek e" ve "Bijî berxwedana Kobanê" sloganları atıldı.

Freiburg kentinde Nuda Kadın Meclisi öncülüğünde yürüyüş düzenledi. Yürüyüşte DAİŞ saldırılarına dikkat çekmek amacıyla kısa bir tiyatro gösterimi sahnelendi. Eyleme Nuda Kadın Meclisi, Freiburg Alevi Derneği ve FKU temsilcileri katıldı ve açıklamalar yaptı. Freiburg Alevi Derneği, Rojava'nın Kürt halkı için yalnızca bir coğrafya değil, özgür ve eşit bir yaşamın somutlandığı bir model olduğunu vurguladı. Açıklamada, "Rojava'da demokratik özerklik esas alınmakta, kararlar yerelden alınmaktadır. Farklı halklar ve inançlar birlikte yaşamaktadır. Kadınlar örgütlüdür ve eşbaşkanlık sistemiyle yönetimde yer almaktadır. Bu anlayış, ‘jin, jiyan, azadî' şiarıyla hayat bulmaktadır" denildi.

Dernek, Rojava'nın bombardımanlara, sivil altyapının hedef alınmasına ve halkın zorla yerinden edilmesine maruz kaldığını belirterek, Avrupa devletlerinin sessizliğinin politik bir tercih olduğunu ifade etti. Açıklamada, "Bu saldırılar, Kürt halkının özgürlük ve öz yönetim iradesine yöneliktir. Dayanışma bir duygu değil, politik bir sorumluluktur" ifadelerine yer verildi.

FKU, Türkiye'nin Rojava'ya yönelik saldırılarının yüz binlerce insanı yerinden ettiğine dikkat çekti. Sivil altyapının bilinçli biçimde hedef alındığı belirtilerek, Almanya'daki baskı politikaları eleştirildi. "Almanya'da Kürt hareketi ve Rojava ile dayanışma kriminalize edilmektedir. Gösteriler yasaklanmakta, aktivistler gözaltına alınmaktadır. Alman devleti, Türk devletiyle güvenlik işbirliği içinde hareket etmektedir. Amaç enternasyonal dayanışmayı bastırmaktır" denildi. FKU, Rojava direnişinin özellikle kadın öncülüğünde faşizme karşı bir model oluşturduğunu vurgulayarak, "Rojava direnişi meşrudur. Dayanışma suç değildir. Baskılar bu mücadeleyi durduramaz" mesajını paylaştı.

Nuda Kadın Meclisi, Rojava'da devam eden saldırıların doğrudan sivil halkı hedef aldığını belirtti. Bombardımanlar sonucu insanların evlerinden edildiği, hastaneler ile su ve elektrik altyapısının bilinçli biçimde yok edildiği ifade edildi. Avrupa'nın sessizliğinin tesadüf olmadığı vurgulanarak, "Rojava'yı hedef haline getiren şey askeri bir tehdit değildir. Rojava; kadınların eşit ve örgütlü biçimde yer aldığı, aşağıdan demokrasiye dayanan, ekolojik ve çoğulcu bir toplumsal modeli hayata geçirmeye çalışmaktadır. Tam da bu nedenle saldırı altındadır" denildi.

Nuda Kadın Meclisi'nin talepleri şöyle sıralandı: "Rojava'ya yönelik tüm askeri saldırıların derhal durdurulması. Sivil halkın korunması ve uluslararası hukuka uyulması. İnsani yardımların engelsiz biçimde bölgeye ulaştırılması. Saldırıları sürdüren aktörlere verilen siyasi ve askeri desteğin sona erdirilmesi."  Eylem, "Rojava yalnız bırakılmamalıdır. Rojava korunmalıdır. Dayanışma büyüdükçe umut da büyüyecektir" mesajıyla sona erdi.

Stuttgart merkezinde YJKE-BW, FED-GEL ve ADGB Stuttgart'ın çağrısıyla Kürdistanlılar, sosyalistler ve destekçileri Rojava'ya yönelik saldırılara karşı kitlesel yürüyüş gerçekleştirdi. PYD, YNK, PDK-İ ve Başûr PDK'sinin de katıldığı yürüyüş, mücadelede yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Yürüyüşte yapılan konuşmalarda, QSD ile Suriye geçici hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın önemli olduğu ancak bunun sahadaki pratik adımlarla hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Kobanê üzerindeki kuşatmanın hala sürdüğü belirtilirken, Türk devletinin Rojava'ya yönelik insani yardım geçişlerini engellemesi protesto edildi. Rojava devriminin bir kadın devrimi olduğu ifade edilerek kazanımların korunacağı ve Kürt halkının demokratik toplum modelini savunmaya devam edeceği dile getirildi. Konuşmalarda ayrıca, Kürt halkının hakları anayasal güvence altına alınana kadar serhildan ruhuyla mücadelenin süreceği belirtilerek "sokakları terk etmeyeceğiz" mesajı verildi. Jin, jiyan, azadî sloganının tüm Kürdistan ve Ortadoğu için bir gelecek sözü olduğu vurgulandı.

ADGB yürüyüşün çağrıcısı olurken, "IŞİD geri döndü bugün Rojava'da Kürtlere yarın burada sana yönelecek ADGB" Almanca pankart en önde açıldı. Lautenschlagerstraße'de toplanan kitlenin en önünde Kürt özgürlük hareketi yürürken ardından ADGB bileşenleri, Alınteri, Partizan, ADHK, AGİF, Young Struggle (YS), ZORA ve SKB daha sonrasında ise MLPD, KA ve diğer Alman antifaşist parti ve örgütler yürüyüşe katıldı. Eylemde Almanca "Defend Rojava" ve Kürtçe "Faşizme karşı mücadeleyi her yerde sürdürüyoruz MLKP" pankartıyla yürüyen MLKP ve KGÖ bayrakları ile alandaki yerini aldı.

Mitingde yapılan konuşmalarda "Rojava'da yapılan anlaşma ile şu an itibarıyla sivil halka dönük katliamların önüne geçildiği ancak hem halkın can güvenliğinin hâlâ garantide olmaması ile Kobanê'de elektrik ve su kesintisi, insani yardım koridorunun engellenmesi nedeniyle halkın mağduriyetinin söz konusu olduğuna dikkat çekildi. Bu nedenle Rojava'yla dayanışma eylemlerimize ve Rojava'yı savunmaya devam edeceğiz" ifadesiyle kitlelere dönük mücadeleye devam mesaji verildi.

Eylemde sık sık Bijî berxwedana Rojava, Bijî berxwedana Kobanê, Rojava Rojhilat'te Kürdistan yek Welate, Almanya finansçı Türkiye bombacı, EU finansçı Colani katliamcı, yaşasın enternasyonal dayanışma sloganları atıldı.

Bochum şehir merkezinde bir araya gelenler, YPG ve YPJ bayrakları eşliğinde merkezi tren istasyonuna doğru yürüyüşe geçti. Sık sık "Kurd yek in", "Bijî berxwedana Rojava" sloganları eşliğinde yürüyüş düzenledi. Tren istasyonu önünde uzun süre sloganlar kitle adına Almanca bilgilendirmeler yapıldı. Daha sonra Rojava halkıyla dayanışma gösteren Militan Alo ve Selma Günbay Bochumer Appell ve Rat von unten adına birer açıklama yaptı.

Köln HBF önünde bir araya gelenler, Rojava'ya yönelik katliamları kınayan döviz ve pankartlar açarak yürüyüşe geçti. YPG ve YPJ bayraklarının dalgalandığı yürüyüşe, Köln polisi engel olmaya çalıştı. Engeli tanımayan kitle Ebertplatz'a kadar yürüyüşünü sürdürdü. Köln polisin özellikle enternasyonalist gruplara yönelik, provokatif girişimleri yapılan açıklamalarla kınandı.

Eylemde Young Struggle (YS) ve genç kadın örgütü ZORA aktivistlerine dönük polisin gözaltı saldırısı yaşandı. Gözaltılara karşı bir süre sloganlarla bekleyen kitle yürüyüşte yer alan bir kadın avukatın girişimiyle gözaltına tutulan aktivistler serbest bırakıldı. Ardından Berrolatz Meydanına doğru yürüyüş gerçekleştirdi.

Yürüyüş boyunca "Bijî berxwedana Rojava", "Jin, jiyan, azadî", "Bijî YPG-YPJ", "Yek e yeke gelê Kurd yeke", "Rojava, Rojhilat, Kurdistan yek welat e", "Rojava için statü", "Terörist Erdoğan" ve "Terörist Golani" sloganları atıldı. Polis tacizinin eksik olmadığı eylemde Defend Women ve Young Struggle adına Almanca konuşmalar yapıldı. Yapılan konuşmalarda antlaşmanın yasal statüye kavuşturulması, insani yardım koridorlarının açılması istenildi. Eylem sloganlarla sona erdi.

Bodensee'de Hauptbahnhof önünde çok sayıda kişi toplandı. Eylemde kitle, "Yaşasın Rojava", "Katliamlara son" ve "Terörist Golani" sloganları attı. Açıklamalarda, Rojava halkına yönelik saldırıların derhal durdurulması talep edilirken, uluslararası kamuoyuna duyarlılık çağrısı yapıldı. Eylem boyunca Rojava direnişine destek mesajları paylaşıldı ve saldırılara karşı sessiz kalınmaması gerektiği vurgulandı.

Leipzig kentinde binler Markplatz meydanını doldurdu. Eyleme YPG-YPJ ve Kürdistan bayraklarının yanı sıra HTŞ'nin katliamlarını gösteren dövizler de taşındı. Eylem, Kürdistan ve devrim şehitleri anısına yapılan saygı duruşu ile başladı. Markplatz'ta başlayan yürüyüş, önceki gün HTŞ yandaşları tarafından bıçakla yaralanan Rojhilatlı Kürt gencinin yattığı hastanenin bulunduğu alana kadar yürüyüş gerçekleştirildi.

Yürüyüş boyunca "Jin, jiyan, azadî", "Terörist Golani, terörist Erdoğan", "Bijî berxwedana Rojava" ve "Bijî berxwedana YPG-YPJ" sloganları atıldı. Yapılan konuşmalarda Kürdistan'ın dört parçası başta olmak üzere tüm dünya halklarının Rojava direnişine destek vermesi çağrısı da yapıldı. Yapılan yürüyüş daha sonra olaysız bir şekilde son buldu.

Erfurt'ta YPG ve YPJ flamaları; "Defend Rojava", "Rojava yalnız değildir" ve "Kürt halkına yönelik saldırılar durdurulsun" dövizleriyle yürüyüş yapıldı. Eylem boyunca sık sık atılan sloganlarla Avrupa Birliği ve uluslararası kamuoyuna çağrı yapıldı. Yapılan konuşmalarda, Rojava'da yaşanan saldırıların insanlık suçu olduğu vurgulanarak AB'nin sessiz kalmaması gerektiği ifade edildi. Katılımcılar, Türkiye'nin bölgedeki askeri operasyonlarına karşı net bir tutum alınmasını, Kürt halkının siyasi ve insani haklarının korunmasını ve Rojava'ya yönelik saldırıların durdurulması için somut adımlar atılmasını talep etti.

Dresden'de Women Defend Rojava'nın çağrısıyla bir araya gelen binler Alaunpark'tan kent merkezine yürüdü. Burada Bundestag Sol Parti Milletvekilli Clara Bünger kısa bir konuşma yaptı. HTŞ'nin DAİŞ'in bir devamı olduğuna işaret eden Bünger, Kobanê kentine insani koridorun açılması çağrısı yaptı. Rojava Devriminde kadının rolüne değinen Bünger, Rojava Devrimi'ne sahip çıkılmasının önemini vurguladı.

Yapılan konuşmalardan sonra yürüyüşe geçen kitle sık sık, "Jin, jiyan, azadî", "Terörist Golani, terörist Erdoğan", "Bijî berxwedana Rojava" ve "Bijî berxwedana YPG-YPJ" sloganları atıldı.

Başkent Berlin'de çok sayıda kişi Oranienplatz'ta bir araya geldi. Kitle, YPG ve YPJ flamaları taşıdı, "Defend Rojava", "Rojava yalnız değildir" ve "Kürt halkına yönelik saldırılar durdurulsun" yazılı dövizlerle Avrupa Birliği ve uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye çağırdı. Nav-Berlin, Destdan Kadın Meclisi, WDR Berlin, GK Berlin, Jinên Ciwan Berlin, KJAR Berlin, Kongra-Star Berlin, Ciwanên Berlin, Navenda Çanda Rojava, Cenî ve Berlin Êzidî Kadın Meclisi'nin ortak çağrısıyla saat 16.00'da başlayan yürüyüş, Oranienplatz'ta yoğun bir katılımla gerçekleşti.

Eylemde konuşan DEM Parti Almanya temsilcisi Leyla İmret ve Almanya Federal Meclis üyesi Pascal Meiser, Rojava'daki saldırıları, HTŞ çetelerine verilen desteği ve uluslararası sessizliği eleştirdi. Konuşmalarda, saldırıların demokrasi, barış ve kadın özgürlüğünü hedef aldığı, Türkiye'nin rolünün de süreci sabote ettiği vurgulandı. Kadın ve gençlerin öncülük ettiği eylemde, HTŞ çetelerinin kadınlara ve özgür yaşam talep eden kesimlere yönelik sistematik saldırılar gerçekleştirdiği ifade edildi. Konuşmacılar, "jin, jiyan, azadî" ruhuyla direnen Rojava halkıyla dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yaptı. Eylemciler, Avrupa Birliği'nden Türkiye'nin bölgedeki askeri operasyonlarına karşı net bir tavır almasını, Kürt halkının siyasi ve insani haklarının korunmasını ve Rojava'ya yönelik saldırıların durdurulması için somut adımlar atılmasını istedi. Protesto, Alexanderplatz'ta sloganlar ve dayanışma mesajları eşliğinde sona erdi.

Thüringen eyaletine bağlı Jena kentinde bir araya gelen binler Holzmark meydanından beş kilometrelik bir yürüyüşle yeniden Holzmark meydanına geri döndü. Yürüyüş sırasında kitle sık sık, "Jin, jiyan, azadî", "Terörist Golani, terörist Erdoğan", "Bijî berxwedana Rojava" ve "Bijî berxwedana YPG-YPJ" sloganları atıldı.

Lübeck'te yüzlerce kişi şehir merkezine yürüdü. Öğleden önce Kohlmarkt'ta Rojava devriminin savaşçılarına destek amacıyla bir dayanışma etkinliği gerçekleştirildi. "Bir örgü yerine milyonlarca umut büyüsün" sloganıyla, dünya genelinde insanlar saçlarını ördü. Lübeck'te de genç kadınlar bu etkinliğe katılarak saçlarını ördü. Etkinlikte, kadınların özyönetimdeki öncü rolüne ve özgürlük mücadelesine dikkat çeken bir konuşma yapıldı.

Kassel kentinde yüzlerin katılımıyla yapılan yürüyüş, Hauptbahnhof önünde yapılan saygı duruşu ve "Ey Reqîb" marşıyla başladı. Eylemin en dikkat çeken anlarından biri, kadınların sırayla birbirlerinin saçlarını örerek sembolik bir dayanışma göstermesi oldu. Bu etkinlik, Rojava'daki kadın mücadelesine ve genel kadın dayanışmasına vurgu yaptı. Katılımcılar bu anı uzun süre alkışlarla karşıladı. Yürüyüş şehir merkezinde devam ederek Kassel Büyükşehir Belediyesi binası önünde durdu. Yapılan konuşmalarda, Rojava'daki saldırıların insanlık dramı olduğu vurgulanarak, Avrupa hükümetlerine sessiz kalmamaları çağrısı yapıldı. Konuşmacılar özellikle sivillerin ve kadınların hedef alındığını belirtti ve uluslararası kamuoyunu harekete geçmeye davet etti.

Katılımcılar yürüyüş boyunca Almanca ve Kürtçe sloganlar attı; üzerinde barış, özgürlük ve dayanışma mesajları taşıyan pankartlar öne çıktı. "Rojava yalnız değildir" ve "Savaşa hayır" gibi mesajlar sıkça dile getirildi. Yaklaşık iki saat süren yürüyüş, Am Stern meydanında olaysız şekilde sona erdi. Polis güvenlik önlemleri alırken herhangi bir taşkınlık yaşanmadı.

Kiel'de, yürüyüş Asmus-Bremer-Platz'ta başladı ve Rathaus önünde sona erdi. Eylem alanında toplanan binlerce kişi, Kürdistan'da yaşamını yitirenler anısına bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Saygı duruşunun ardından kitle, sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca, Rojava'da sürdürülen özgürlük mücadelesine dikkat çeken dövizler taşınırken, sık sık "Şehîd namirin", "Jin, jiyan, azadî", "Kurdistan yek welat e", "Terörist Golani", "Gelê Kurd yek e" ve "Terörist Erdoğan" sloganları atıldı. Atılan sloganlarla, Kürt halkının tarihsel direniş geleneğine ve Rojava Devrimine güçlü bir sahiplenme ifade edildi. Yürüyüşün Rathaus önünde sona ermesinin ardından, Rojava'daki saldırıları ve Kürt halkının maruz kaldığı baskıları ve katliamları konu alan kısa bir tiyatro gösterimi sahnelendi. Gösteri, eyleme katılan kitle tarafından ilgiyle izlendi.

Bavyera eyaleti Landshut kentinde yüzler eylem boyunca sık sık "Bijî YPG, Bijî YPJ", "Katil Erdoğan, Katil Colanî" ve "Kurdistan Yek e" sloganları attı. Katılımcılar, Rojava'ya dönük saldırılara karşı daha net bir tavır almaya çağırdı. Yapılan açıklamalarda, "Rojava üzerindeki tehlike geçmediği sürece alanlardayız" mesajı verilerek, Kürt halkının direnişine sahip çıkmanın önemi vurgulandı. Eylem, sloganlar ve dayanışma çağrılarıyla sona erdi.

Münih'te Üniversiten Platz'ta binlerin katılımıyla yapılan eylemde, YPG ve YPJ flamalarıyla alan dolarken, "Defend Rojava", "Rojava yalnız değildir" ve "Kürt halkına yönelik saldırılar durdurulsun" yazılı dövizlerle sistematik saldırılara tepki gösterildi. Yapılan konuşmalarda, Rojava'ya yönelik saldırıların halkı hedef alan planlı bir imha politikası olduğu vurgulandı. Katılımcılar sık sık "Şehîd Namırin", "Jin, Jiyan, Azadî" ve "Gelê Kurd Yek e" sloganları attı. Eylem boyunca kitle, Rojava'daki direnişe sahip çıkacaklarını ve dayanışmayı sürdüreceklerini dile getirdi.

Eylem sırasında iki genç gözaltına alındı; daha sonra serbest bırakıldı. Miting, sloganlar ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.

YJK-E Hessen, Kawa Federasyonu, Defend Kurdistan inisiyatifi, gençlik örgütleri ve Frankfurt Belediye Meclisi'nin ortak çağrısıyla görkemli bir miting ve yürüyüş gerçekleştirildi. Etkinliğe on binlerce kişi katıldı. Merkez tren istasyonunda saygı duruşunun ardından yürüyüşe geçildi. Yürüyüş boyunca konuşmalarda, Rojava'daki soykırım pratiğine dikkat çekilirken, Kürt kazanımları ve kadın devrimini korumanın ancak Rojava'ya siyasi statü kazandırılmasıyla mümkün olacağı vurgulandı. Etkinlikte KON-MED  Eşbaşkanı ve KCDK-E Eşbaşkanları birer konuşma yaparak, Rojava'ya siyasi statü tanınana kadar alanlarda seslerini duyurmaya devam edeceklerini belirtti. Frankfurt-Kobanê Derneği yöneticisi Dr. Michel Wilk, Die Linke'den Janine Wissler ve Die Grüne adına Martina Feldmayer de partileri adına konuşmalar yaptı.

Hannover'de Hamburg, Bremen ve birçok kentten binlerin katılımıyla yürüyüş yapıldı. Eylem sırasında, Mezopotamya Komünler Birliği (Yekîtiya Komînên Mezopotamya-YKM) binasına baskın düzenlendi. Saat 15.00 civarında gerçekleştirilen baskın, yürüyüşle eş zamanlı olması nedeniyle bilinçli bir provokasyon olarak değerlendirildi. Baskın sırasında, miting programı kapsamında sahnelenecek tiyatro gösterisi için hazırlık yapan tiyatrocuların sahne malzemelerine el konuldu. Polis, tiyatro gösterisinde kullanılmak üzere hazırlanan maket silahlar ve maket bıçakları "tehlikeli materyal" iddiasıyla YKM binasından alarak el koydu. Tamamı sanatsal faaliyet kapsamında kullanılan bu malzemelere, herhangi bir somut suç unsuru gösterilmeden el konulması, toplulukta büyük tepki yarattı.

FRANSA
Fransa'nın başkenti Paris'te binlerin katılımıyla Rojava'ya yönelik saldırılar protesto edildi. "Rojava onurdur", "Bijî berxwedana Rojava'yê", "Jin, jiyan, azadî" ve "Rojava Rojhilatê Kurdistan yek welat e" sloganlarıyla République Meydanında bir araya gelen kitle, Bastille Meydanına yürüdü. Bastille yönüne yürüyüşe geçen kitle, yürüyüş boyunca "Jin, jiyan, azadî", "Rojava direniştir", "Bijî berxwedana Rojava'yê" ve "Rojava yalnız değildir" sloganlarını sık sık attı. Kürt halkının DAİŞ'e karşı verdiği tarihsel ve bedelli direniş hatırlatılırken, Bataclan Katliamı da unutulmadı.

Bataclan önünde duran eylemciler, DAİŞ'in katlettiklerini andı. Yapılan konuşmalarda, DAİŞ'e karşı en ön safta savaşan Kürt halkının bugün HTŞ ve benzeri cihatçı yapıların saldırıları karşısında yalnız bırakıldığına dikkat çekildi. TJK-F ve CDK-F öncülüğünde gerçekleştirilen yürüyüşe ACTIT, SKB ve Young Struggle da katıldı. Eylemde taşınan pankart ve dövizlerde Rojava Devrimi'ne yönelik saldırılar protesto edildi. Bastille Meydanında yapılan açıklamalarda, Rojava'ya dönük saldırıların yalnızca bölgesel olmadığı, tüm halkların özgürlük kazanımlarını ve özellikle kadın devrimini hedef aldığı ifade edildi. Fransa başta olmak üzere uluslararası kamuoyuna Rojava Devrimine sahip çıkma çağrısı yapıldı.

Eylem sloganlarla sona erdi.

Brest kentinde Demokratik Halk İnisiyatifi öncülüğünde düzenlenen yürüyüş, Place de Liberté Meydanında başladı, Rue Siam boyunca devam ederek Recouvrance bölgesinde yapılan konuşmalarla sona erdi. Yürüyüş boyunca "Rojava'ya destek" sloganları atılırken, Rojava'ya yönelik saldırılar protesto edildi.

Nantes kentinde Commerce Meydanında toplanan binler, "Bijî berxwedana Rojava" sloganlarıyla taleplerini dile getirdi. Kitle, Commerce Meydanından Château des ducs de Bretagne'ye kadar yürüyerek kentin işlek caddelerinde Rojava'ya dönük tehditler ve tasfiye planlarına dikkat çekti. Açıklamalarda, Özerk Yönetim ile Suriye merkezi otoritesi arasında imzalanan anlaşmanın tek başına yeterli olmadığı vurgulanırken, Özerk Yönetim'in ulusal ve uluslararası yasalarla güvence altına alınmadığı sürece risklerin devam edeceği ifade edildi. Château des ducs de Bretagne önünde yapılan açıklamalarda Nantes meclisi adına konuşan Çekdar Amanos, Rojava ve dört parça Kürdistan'ın statü sahibi olana kadar mücadelenin süreceğini belirtti. Amanos, Kürt halkının tarihsel deneyimine dikkat çekerek, bölgedeki güçlerin ve politik oyunlarının farkında olduklarını söyledi. "Halkımız ayakta olsun, alanları terk etmesin. Çünkü düşmanımızı tanıyoruz" diyerek kitleyi sürekli mücadele ve eylem halinde olmaya çağırdı.

Rennes kentinde Rojava'ya yönelik saldırılara karşı düzenlenen yürüyüşe bini aşkın kişi katıldı. Eylem, Place du Colombier'de yapılan Fransızca basın açıklamasıyla başladı. Açıklamada, Rojava halkına yönelik saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanırken, sivil yerleşimlerin ve çocukların hedef alınmasının savaş suçu olduğu ifade edildi. Fransa ve uluslararası topluma, Rojava'ya yönelik saldırılara sessiz kalmama ve somut adımlar atma çağrısı yapıldı. Yürüyüş boyunca katılımcılar, "Solution politique pour le Kurdistan", "Résistance Rojava", "Jin, jiyan, azadî", "Yek e, yek e, yek e Kurdistan yek e", "Katil Colani" ve "Katil Recep Tayyip Erdoğan" sloganlarıyla tepkilerini dile getirdi. Eylem, Place de la République'de devam etti. Meydanda çocuklar, Rojava'da katledilen çocuklar anısına temsili bir gösteri gerçekleştirdi. Gösterinin ardından barış ve yaşam umudunu simgeleyen balonlar gökyüzüne bırakıldı. Konuşmalarda, Rojava'ya yönelik saldırıların derhal durdurulması çağrısı yapılırken, Kürt halkının kendi kaderini tayin etme hakkına vurgu yapıldı. Katılımcılar, kadın özgürlüğü temelinde inşa edilen Rojava modelinin savunulmasının tüm halkların ortak sorumluluğu olduğunu ifade etti. Ayrıca uluslararası kamuoyu ve Fransa hükümeti, Rojava halkıyla somut dayanışma göstermeye çağrıldı.

Mulhouse kentinde "Rojava'yı savun ve koru" talebiyle bir araya gelen çok sayıda kişinin yürüyüşü saygı duruşuyla başladı. Eyleme katılanlar, YPG, YPJ ve Kürdistan Bölgesi bayrakları taşıdı. HTŞ/DAİŞ çetelerinin Kürt halkına yönelik işlediği insanlığa karşı suçlara dikkat çeken pankart ve dövizler taşınırken, yürüyüş boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî Rojava", "Bijî YPG-YPJ" ve "Jin, jiyan, azadî" sloganları atıldı. Yapılan açıklamalarda, adaletin ve onurun hala bir anlam taşıdığına inanan herkesin Rojava etrafında kenetlenmesi gerektiği vurgulandı. Rojava'ya dönük tehditler ve tasfiye planlarına dikkat çekilen açıklamalarda, Özerk Yönetim ile Suriye merkezi otoritesi arasında imzalanan anlaşmanın tek başına yeterli olmadığı ifade edildi. Kürdistani kurumlar ve dayanışma çevreleri, Özerk Yönetim'in ulusal ve uluslararası yasalarla güvence altına alınmadığı sürece risklerin devam edeceğini belirtti.

Besançon kentinde binler, Rojava halkıyla dayanışmak amacıyla alanlarda buluştu. Kadınlar ve gençlerin öncülük ettiği kitlesel eylem, Rojava'ya yönelik saldırılara karşı güçlü bir ortak iradenin sergilendiği bir yürüyüş ve mitinge dönüştü. Eylem boyunca sık sık "Bijî Berxwedana Rojava", "Bijî yekîtiya gelê Kurd" ve "Jin, jiyan, azadî" sloganları attı. Taşınan pankart ve dövizlerde, uluslararası sessizliğe son verilmesi ve Rojava halkıyla dayanışmanın büyütülmesi çağrıları öne çıktı. Katılımcılar, Rojava'da halkların birlikte yaşam iradesini, kadınların öncülüğünde inşa edilen toplumsal modeli ve öz savunma mücadelesini selamladı.

Lille kentinde yüzler, Türk devletinin Rojava'ya yönelik saldırılarını protesto etti. Kent merkezinde bir araya gelen kitle, Rojava halkına destek mesajı vererek uluslararası sessizliği eleştirdi. Eylem boyunca sık sık "Bijî YPG, bijî YPJ", "Katil Erdoğan, katil Golani", "Kurdistan yek e" sloganları atıldı. Kitle, Fransız halkını ve uluslararası toplumu Rojava'ya dönük saldırılara karşı daha net bir tavır almaya çağırdı. Yapılan açıklamada, "Rojava üzerindeki tehlike geçmediği sürece alanlardayız" mesajı verilerek Kürt halkının direnişine sahip çıkılacağı vurgulandı. Eylem, Fransızca bildirilerin dağıtılması ve dayanışma çağrılarıyla son buldu.

Montpellier kentinde yüzlerce kişi, Rojava'ya yönelik saldırıları protesto etmek ve dayanışma göstermek amacıyla Parc Peyrou'da bir araya gelerek Cemedie Meydanına yürüdü. Yürüyüş boyunca "Bijî Berxwedana Rojava", "Bijî Berxwedana Gelê Kurd" sloganları atıldı.

Strasbourg'da Rojava'nın statüsünün tanınması talebiyle düzenlenen kitlesel yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Yürüyüş, Place Dauphine'de başlayıp Place Kléber'de sona erdi. Kitle YPG, YPJ ve Ala Rengîn bayrakları taşırken, Rojava direnişine dikkat çeken çok sayıda pankart ve afiş açtı. Yürüyüş boyunca sık sık "Bijî Berxwedana Rojava", "Kurdistan yek e", "Rojava Rojhilat e, Kurdistan yek welat e", "Jin, Jiyan, Azadî", "Katil Erdoğan" ve "Terörist Golanî" sloganları atıldı. Place Kléber'de yapılan konuşmalarda, Rojava'daki bazı kazanım ve ilerlemelerin kayda değer olduğu belirtilse de bunun yeterli olmadığı vurgulandı. Konuşmacılar, Rojava statü sahibi olana kadar mücadelenin süreceğini ifade etti. Eylem, Rojava'nın statüsünün tanınması talebinin yinelenmesi ve dayanışma mesajlarının ardından sona erdi.

BELÇİKA
Rochefort kentinde yapılan yürüyüşte "Kurdistan yek e", "Bijî berxwedana Rojava" ve "Jin, Jiyan, Azadî" sloganları atıldı. Belediye binası önünde Kürdistan devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı. Saygı duruşunun ardından Fransız demokratik kitle örgütü üyesi Drogue Magali konuşma yaptı. Magali, yakın zamanda ilan edilen ateşkesin yeni bir şiddet sürecine değil, adil, kalıcı ve onurlu bir barışa kapı aralaması gerektiğini ifade etti. Gerçek barışın; Kürt halkının kimliğinin, dilinin, kültürel ve siyasal haklarının tanınması, kadın kazanımlarının korunması ve savaş suçlarında cezasızlığın sona erdirilmesiyle mümkün olacağını vurguladı. Magali, Rojava'nın statüsü kabul edilene kadar eylemlerin seferberlik ruhuyla sürdürüleceğini belirtti.

Eylem, halaylar ve zılgıtlar eşliğinde Rojava direnişinin selamlanmasıyla sona erdi.

Brüksel'in merkezinde bir araya gelenler "Rojava'ya statü tanınsın" dev pankartını taşıdı. Yürüyüş boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî berxwedana YPG/YPJ" ve "Jin, jiyan, azadî" sloganlarını attı. Yürüyüş sırasında Kobanê'ye uygulanan ambargoyu kınayan dövizler de taşındı. Yürüyüşün ardından yapılan basın açıklamalarında Rojava direnişine destek vurgulandı ve uluslararası kamuoyunun sessizliğine dikkat çekildi. Eylem, sloganlar eşliğinde sona erdi.

DANİMARKA
Nordjylland bölgesinde bulunan Aalborg kentinde Toldbod Plads'ta bir araya gelen çok sayıda kişi yürüyüş boyunca "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî YPG", "Bijî YPJ", "Jin, Jiyan, Azadî" sloganları atılarak İran rejimi de protesto edildi. Havanın aşırı soğuk olmasına rağmen yürüyüş coşkulu bir şekilde sürdü. "Gelê Kurd yek e", "Terörist Golani, terörist Erdoğan" sloganlarının yanı sıra Danca ve İngilizce sloganlarla kitle Nytorv şehir merkezine kadar yürüdü. Nytorv'da Ey Reqîb marşı okundu ve Kürdistan şehitleri anısına saygı duruşu yapıldı. Ardından Kürtçe (Kurmançî ve Soranî) ile Danca bildiriler okundu. Eylemde konuşan Enhedslisten'den Aalborg Belediye Meclis üyesi Lasse Olesen, emperyalist güçlerin Rojava'da Golani ve Erdoğan ile yürüttüğü işbirliği politikalarını eleştirdiklerini belirtti. Olesen konuşmasını Kürtçe "Bijî berxwedana Rojava, bijî serhildana Rojhilat" sloganıyla tamamladı.

Başkent Kopenhag'da Vesterbro Torv Meydanında bir araya gelen binler, Axeltorv Meydanına yürüdü. Yürüyüş boyunca "Bijî berxwedana Rojava", "Jin, Jiyan, Azadî", "Bijî YPG-YPJ", "Yek e yeke gelê Kurd yeke", "Rojava, Rojhilat, Kurdistan yek welat e", "Rojava için statü", "Terörist Erdoğan" ve "Terörist Golani" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından Axeltorv Meydanında toplanan kitle, sloganlarla tepkisini sürdürdü. Burada düzenlenen mitingde siyasi parti ve kurumlar adına konuşmalar yapıldı. Defend Rojava'nın bildirisi okunurken, Folketinget'te Enhedslisten adına Soren Søndergaard, Liberal Alliance'den Karen West ve SF'den Taner konuşmalar yaptı.

İSVİÇRE 
İsviçre'nin başkenti Bern'de bir araya gelen binler Rojava'nın statüsü sağlanana kadar mücadeleyi sürdüreceklerini vurguladı. Schützenmatte Meydanında bir araya gelen kitle, YPG, YPJ ve Ala Rengîn bayrakları taşıdı. Abdullah Öcalan'ın posterlerinin taşındığı eylemde, üzerinde Rojava direnişine dikkat çeken çok sayıda pankart ve afiş açıldı. Eyleme katılan çocuklar kanlı beyaz kefenler giyerken, kadınların örgülü saçları dikkat çekti. Birçok eylemci ulusal kıyafetleriyle yürüyüşe katıldı. Direnişte şehit düşen savaşçıların fotoğrafları da taşındı.

Kitle sık sık, "Bijî berxwedana Rojava", "Kurdistan yek e", "Terörist Golanî", "Rojava Rojhilat e Kurdistan yek welat e" sloganlarını attı. Eylem boyunca Almanca ve Fransızca sloganlar da yükseldi.

Bern Parlamentosu önünde 13 gündür nöbet eylemi sürdüren grup da sloganlarla alana geldi. Kitle, nöbet tutanları alkışlarla karşıladı. Nöbet eylemi adına konuşan Kürt siyasetçi Nejdet Atalay, nöbet kararının halk inisiyatifiyle alındığını belirterek, destek sunan herkese teşekkür etti.

Malmö kentinde Möllevångstorget Meydanında bir araya gelen halk, "Bijî berxwedana Rojava" sloganlarıyla Rojava halkıyla dayanışma mesajı verdi. Eylemde, Kürt özgürlük mücadelesinde şehit düşen savaşçılar anısına, özellikle Şehit Ziyad ve Şehit Deniz adına saygı duruşunda bulunuldu. Ardından yapılan konuşmalarda, Rojava Özerk Yönetimi ile Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın önemli bir başlangıç olduğu, ancak gerçek çözümün ancak anayasal güvence ile mümkün olacağı vurgulandı.

Konuşmacılar, Kürt halkının özellikle "Muaviye siyaseti" olarak tanımlanan bölücü ve yanıltıcı politikalara karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, birlik ve ortak mücadele çağrısı yaptı. Ayrıca uluslararası güçlerin de dahil olduğu kirli ittifakların Kürt halkını hedef aldığı ve Rojava'ya yönelik saldırıların bu kapsamda yürütüldüğü ifade edildi. Eylemde, soykırım politikalarına karşı başta Rojava'daki direniş güçleriyle dayanışmanın büyütülmesi ve dünyanın dört bir yanında Kürtlerin ve dostlarının sokakları doldurması gerektiği çağrısı yapıldı. Eylem, sloganlar ve dayanışma mesajlarıyla sona erdi.

İTALYA
Torino'da Başbakan Giorgia Meloni hükümetinin güvenlikçi ve savaş yanlı politikaları çerçevesinde Askatasuna kültür merkezin kapatılmasını protesto etmek için İtalya'nın gelen tüm şehirlerinde gelen on binlerce kişi tarafından protesto eylemi gerçekleştirildi. Porta Nuova merkezi üç ayrı koldan başlayan yürüyüşle on binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşti. Kitle arasında Kürdistanlılar ve Defend Kurdistan üyeleri de yer aldı. Eylemciler, "Rojava'yı savun" pankartları ve YPG-YPJ bayraklarıyla yürüyerek Rojava'daki saldırılara dikkat çekti. Yürüyüş boyunca sık sık "Bijî Berxwedana Rojava", "Bijî YPJ", "Bijî YPG" sloganları atıldı. Kürt Kadın Dayanışması Ağı Rete Jin ise kadın devrimine yapılan saldırıları protesto etmek amacıyla saç örme eylemi gerçekleştirdi. Eylemde dev YPJ bayrağı açılırken "Jin, jiyan, azadî" sloganları atıldı. İtalya Kürt Komitesi adına açıklama yapan Serkan Xozatlı, Rojava'dan Filistin'e kadar halklar arası dayanışmanın önemine vurgu yaparak, Rojava'daki saldırıların halkların dayanışması ile kırılabileceğini belirtti ve katılımcıları Kobanê ruhuyla Rojava'yı sahiplenmeye davet etti.

Brescia'da ise Kürdistan Dayanışma Ağı (Rete Kürdistan İtalia) şehir merkezindeki eski tarihi kale surlarına dev "Defend Rojava" pankartı ve YPG-YPJ bayrakları astı. Eylem, Rojava'daki kuşatma ve saldırıları protesto etmek ve halka dayanışma çağrısı yapmak amacıyla düzenlendi.

KANADA
Kanada'nın Vancouver kentinde Art Gallary önünde açıklama yapıldı. "Rojavayı savun" çağrısıyla yapılan yürüyüşte sık sık "Yek e yek e yek e Kurdistan yek e", "Kîne em, Kurdin em" , "Bijî berxwedana Rojava", Bijî berxwedana Kobanê", "Jin jiyan azadî" ve "Free free Kurdistan" sloganları atıldı. Kent merkezinde yapılan yürüyüş ardından Art Gallary önündeki açıklama Ey Raqîp marşı eşliğinde saygı duruşu ile başladı. Eyleme yoğun bir katılım gözlendi. Yerel sanatçıların da sahne aldığı eylemde Rojava direnişi selamlanırken, Kürtlerin haklarının güvenceye alınması ve statülerinin tanınması talep edildi. 

LUXEMBURG
Luxemburg Clairfontaine Meydanında gerçekleştirdiği eylemde, konuşmacılar Rojava'ya siyasi statü tanınması çağrısında bulundu. Meydanda yapılan konuşmalarda, Kürt topluluğu adına İsa Yağbasan, Luxembourg Déi Lénk Partisi, Yeşiller Partisi (Green Party), PEACE in Rojava Barış Platformu, Katalonyalı Barış Aktivistleri Grubu ve Dürzi Topluluğu temsilcileri yer aldı. Tüm konuşmacılar, Rojava'ya statü tanınması talebinde ortaklaştı. Ayrıca konuşmalarda, yaşanan sürecin Önder Apo'nun da ifade ettiği "ikinci 15 Şubat komplosu" olduğu vurgulandı. Dürzi topluluğu temsilcisi ise, topluluklarının özgürlük ve demokratik hak taleplerinin dikkate alınması çağrısı yaptı.

Yürüyüş boyunca katılımcılar "Bijî serok Apo", "Bijî berxwedana Rojava", "Yekê yekê gelê Kurd yek e", "Terörist Golani", "Terörist Türkiye", "Terörist Erdoğan" sloganları attı. Tren garında yapılan son konuşmada ise halkın direnişi selamlandı.

HOLLANDA
Hollanda'nın Den Haag şehrinde Malieveld Parkında bir araya gelen kitle, "Ey Reqîb" marşı eşliğinde şehitler anısına saygı duruşunda bulundu. Ardından Kürtçenin Kurmanci ve Sorani lehçeleri ile Hollandaca ve İngilizce konuşmalar yapıldı. Konuşmalarda, Paris Antlaşması'nın yüz yıl sonra Kürtlerin önüne konulan ikinci bir Lozan niteliğinde olduğu, Rojava'yı ve Ortadoğu'daki Kürtleri siyasetsiz ve statüsüz bırakmayı hedeflediği vurgulandı. Ancak dört parça Kürdistan ve diasporada gelişen güçlü Kürt direnişi sayesinde bu planın boşa çıkarıldığı ifade edildi.

Konuşmalarda, başlatılan insanlık dışı saldırı ve katliamların tüm Kürtleri bir araya getirdiği, ulusal birliğin zaferle sonuçlanacağı dile getirildi. Etkinliğin ardından kitle, Şam hükümetinin ve Türk devletine bağlı çetelerin Rojava Kürdistanı'nda işledikleri insanlık suçlarını gösteren pankart ve fotoğraflarla yürüyüşe geçti. Yürüyüş boyunca, "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî yekîtiya gelê Kurd", "Rojava Rojhilat e, Kürdistan yek welat e", "Bijî YPG", "Bijî YPJ" ve "Şehîd namirin" sloganları atıldı.

Yürüyüş, Lahey Adalet Divanı önünde sona ererken, insanlık suçu işleyen Erdoğan ve Colani aleyhine sloganlar atıldı ve Avrupa Birliği'nin Şam hükümetine vermeyi taahhüt ettiği finans desteğinin "terörizme yardım" olacağı dile getirildi. Eylem sırasında Hollandalı bir kadın polisin saçlarını örerek eylemcilerle dayanışma göstermesi, alkışlarla karşılandı. Kitle, yürüyüşün ardından tekrar Malieveld Parkı'na dönerek eylemlerini sonlandırdı.

İSVEÇ
Stockholm'de bir araya gelen binler yürüyüş yaptı. Eylem boyunca kitle sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Kurdistan yek e", "Terörist Golani" ve "Rojava Rojhilat e, Kurdistan yek welat e" sloganlarını attı. Kürtçe, Türkçe ve İsveççe sloganların yükseldiği protesto, kent merkezinde yoğun ilgi gördü. Yürüyüş öncesi toplanma alanında yapılan konuşmalarda, Rojava'ya dönük tehditler ve tasfiye planlarına dikkat çekildi. Özerk Yönetim ile Suriye merkezi otoritesi arasında imzalanan anlaşmanın tek başına yeterli olmadığına işaret eden Kürdistani kurumlar ve dayanışma çevreleri, Özerk Yönetim'in ulusal ve uluslararası hukukla güvence altına alınmadığı sürece risklerin devam edeceğini ifade etti. Konuşmaların ardından Norra Bantorget'ten başlayan yürüyüş, şehir merkezindeki Raoul Wallenberg Torg'da sona erdi. Yürüyüş boyunca Rojava'daki saldırılara ilişkin bildiriler dağıtılırken, güzergah üzerinde bulunan çok sayıda İsveçli eylemi alkışlarla selamladı.

Örebro kentinde, Våghus Meydanında yüzlerce Kürdistanlı ve dostlarının katılımıyla Rojava ile dayanışma etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte NCDK Örebro adına yapılan konuşmalarda, Kürt halkının kendi direnişi ve birliği sayesinde çeteleri ve HTŞ'yi güçlü adımlarla geri püskürttüğü ifade edildi. Konuşmacılar, Kürtlerin ve Kürt dostlarının umutsuzluğa kapılmaması gerektiğini vurgulayarak, düşmanın bu mücadelenin yarım kalacağı yönündeki beklentilerinin boşa çıkacağını dile getirdi. Açıklamalarda, Kürt halkının şehitlerine ve tüm insanlığa özgür ve eşit bir yaşamı mutlaka inşa edeceğine dair söz verdiği, bu sözün arkasında durulduğu belirtildi. Etkinlik, dayanışma ve mücadele kararlılığının yinelenmesiyle sona erdi.

Gävle kentinde bulunan Stortorget Meydanında, Rojava'da yaşanan saldırı ve katliamları anlatan bir sergi açıldı. Sergide çocuk katliamlarını simgeleyen cenazeler, şehitlerin fotoğrafları ve saç örgüleri yer aldı. Serginin etrafında toplanan kitle, bir süre sonra sloganlar eşliğinde yürüyüşe geçti. Yaklaşık 1,5 kilometrelik yürüyüşün ardından aynı güzergah üzerinden yeniden meydana dönüldü. Meydanda zılgıtlar ve sloganlarla devam eden eylemde, özellikle gençler ve kadınlar mikrofon alarak duygu ve düşüncelerini kitleyle paylaştı. Yapılan konuşmalarla birlikte eylemin coşkusu doruk noktasına ulaştı.

Bollnäs kentinde halk, bugün Stadshustorget Meydanında bir araya gelerek Rojava'ya yönelik saldırılara karşı yürüyüş gerçekleştirdi. Meydandan başlayan yürüyüşte kitle, "Yaşasın Rojava direnişi", "Yaşasın Kürt halkının direnişi" ve "Yaşasın Kürt halkının birliği" sloganlarını attı. Yürüyüşün ardından kitle yeniden Stadshustorget Meydanına döndü. Burada konuşan siyasetçi Azad Faruk, varılan anlaşmanın Kürtleri ve bölge halklarını olası bir katliamdan kurtardığını belirtti. Eylem, katılımcıların serbest konuşmaları ve dayanışma mesajlarıyla devam etti.

Västerås kent merkezinde düzenlenen açıklamanın ardından yürüyüş gerçekleştirildi. Kent içinde yapılan eyleme yüzlerce kişi katıldı. Kürt kurumları, Kürt gençleri ve İsveç Sol Partisi temsilcilerinin konuşma yaptığı eylemde, Rojava ile dayanışma ve mücadelenin sürdürülmesi mesajları öne çıktı.

Malmö'de ise günlerdir sokaklarda yankılanan "Bijî berxwedana Rojava" sloganları bu akşam da yükseldi. Möllevångstorget'te bir araya gelen yüzlerce Kürdistanlı, Şehit Ziyad ve Şehit Deniz şahsında tüm Kürdistan Özgürlük Şehitleri için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Yapılan konuşmalarda, Rojava Özerk Yönetimi ile Suriye Geçici Hükümeti arasında imzalanan anlaşmanın bir başlangıç olduğu, sürecin ancak anayasal güvenceyle tamamlanabileceği ifade edildi. Özellikle "Muaviye siyaseti" olarak tanımlanan yaklaşımlara karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.

Eylem boyunca "Bijî YPG-YPJ", "Bijî berxwedana gelê Kurd" ve "Yek yek e, gelê Kurd yek e" sloganları atıldı.

Göteborg kentinde de Gustaf Adolfs Torg Meydanında toplanan kitle, Kürtçe ve İsveççe yapılan konuşmalara coşkulu sloganlarla yanıt verdi. Meydanda yapılan açıklamalarda Rojava ile dayanışma vurgulanırken, kitle sık sık attığı sloganlarla mücadelenin süreceği mesajını verdi.

Mora şehrinde yaşayan Kürdistanlılar ve dostları, "Rojava yalnız değildir" şiarıyla bir araya gelerek Rojava'ya yönelik saldırıları protesto etti. Yüzlerce kişinin katıldığı eylemde konuşan Mora Belediye Başkanı Anna Hed, Kürt halkının meşru haklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, uluslararası toplumun Kürtleri yalnız bırakmaması gerektiğini ifade etti. Siyasetçiler Hemslukare, Per Eriksson, Sosyal Demokrat Parti temsilcileri Lennart Solberg ve Birgitta Solberg de eylemde yer alarak destek verdiler. Kürdistan'ın dört parçasından ve farklı örgütlerden Hasan Kızıl, Jiyan Çelik ve Şerîf Qamişlo da yaptıkları konuşmalarda, Rojava'nın Kürt halkı için onur meselesi olduğunu belirterek, "Onurumuz korunacaktır. Şehitlerimiz rahat uyusun; Kürt halkı ve dostları şehitlerin mirasına sahip çıkacaktır" mesajını verdi. Etkinlik, dayanışma çağrıları ve Rojava halkının yalnız olmadığı vurgusuyla sona erdi.

AVUSTURYA
Viyana'da yeni kurulan Platforma Parastina Kurdistanê öncülüğünde düzenlenen yürüyüş; Dem Kurd, Mala Kobanê, FEYKOM, Komeleya Rojava, MSD, Partiya Pêşverû ya Demokrat a Kurd li Sûriyê (PYD), Tevgera Jin, Alevi Kültür Merkezi, Kulturzentrum, Shams Organisation, PDK-Irak, Federasyona Kurdî, Revenda Kurdistanî, PDK-İran, PJAK ve çok sayıda kurumun ortak organizasyonuyla gerçekleşti. Heldenplatz'da toplanan kitle, ulusal kıyafetler giydi ve Rojava'ya destek mesajları içeren pankartlar taşıdı. Kadınlar saçlarını örerek, "Kadınların iradesi asla kırılmaz. Kadınlar birdir, umuttur ve dünyayı değiştirecek güce sahiptir. ‘Jin, jiyan, azadî' felsefesi yaşıyor ve yaşattırıyor. Yaşasın Kürt kadınlarının direnişi ve iradesi" mesajını verdi. Devrim şehitleri anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından konuşmalara yapıldı.

Genç kadın örgütü Zora, yaptığı açıklamada şunları belirtti: "Öncelikle tüm şehitleri anıyor ve ‘Şehîd namirin' diyoruz. Halklar Kervanından yoldaşlarımız dün Suruç'tan İstanbul'a giderken Türk askeri polisi tarafından gözaltına alındı. Kendileriyle hala temas kurabilmiş değiliz. Birkaç gün önce Bakur/Nord Kurdistan'da bir gençlik delegasyonu da gözaltına alındı ve sınır dışı edildi. Faşist Türk devleti, Kürtlerle dayanışma göstermek ve devrimi savunmak isteyenleri kriminalize ederek gerçek yüzünü bir kez daha göstermiştir. Avrupa devletleri de, Avusturya dahil olmak üzere, milyonlarca avro ile savaş politikalarının suç ortağıdır. Ancak Rojava'da ve dünyanın her yerinde daha iyi bir gelecek için mücadele eden halkların iradesi kırılamaz. Rojava Devrimi bizim de devrimimizdir. Kadın devrimi, dünya üzerindeki tüm ezilenler için bir umut ışığıdır. Kapitalist ve ataerkil sistemlerin dışında bir dünyanın mümkün olduğunu göstermektedir. İşte bu yüzden bugün saldırı altındayken onu savunmak zorundayız. Uluslararası dayanışmayı Avrupa'nın ve dünyanın sokaklarına taşıyalım. Tutuklanan yoldaşlarımız derhal serbest bırakılsın. Bijî berxwedana Rojava!"

Avusturya Kadın Dayanışma Grubu'ndan Andrea, "Kadına yönelik şiddet, özellikle YPJ'li kadın savaşçılara yönelik saldırılar derhal sona erdirilmelidir. Kürt, Êzidî, Alevi ve Hristiyan tüm Suriyeli kadınlar yeni Suriye'nin inşasında merkezi bir rol üstlenmelidir. Rojava'daki kadın devriminin kazanımları korunmalı, güçlendirilmeli ve tüm Suriye'ye yayılmalıdır. Rojava'daki özgürlükçü ve çoğulcu yapı, bizler için de büyük bir ilham kaynağıdır. Kadın özgürlüğü, Rojava'daki toplumsal dönüşümün merkezindedir. Bizler Avusturya'daki kadın dayanışma grupları olarak bu kazanımların korunması için mücadelemizi sürdüreceğiz. Jin Jiyan Azadî" dedi.

Yürüyüş, Votivpark'ta "Bijî berxwedana Rojava" ve "Yekîtiya gelê Kurd" sloganlarıyla sona erdi.
Organizatörler, yarın saat 15.00'te Landstraße'de yeni bir yürüyüş düzenleneceğini duyurdu.

Graz'da yüzler merkez tren istasyonu önünde buluştu. Eylem, ulusal marş Ey Raqîp'in okunması ve şehitler için saygı duruşu ile başladı. Kürdistan'ın dört parçasından katılan yurttaşlar tarafından yapılan açıklamalarda, geçici ateşkeslerin yetersiz olduğu vurgulanarak, Kürt halkına kalıcı bir statü tanınana kadar alanlarda olunacağı belirtildi. Rojava'ya yönelik saldırıların insanlık dışı olduğu ifade edilerek, bu saldırıların kabul edilemez olduğu dile getirildi. Açıklamalarda ayrıca, dünyanın dört bir yanından sokakları dolduran Kürdistanlı ve dostlarının çabalarıyla savaş seyrinin değiştiği, birlik ve dayanışmanın sembolden öte, ulusal kazanımlara dönüştürülmesi gerektiği vurgulandı.

Eylem boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava", "Gelê Kurd yek e" ve "Bijî berxwedana Kobanê" sloganları atıldı. Organizatörler, 1 Şubat Dünya Kobanê Günü vesilesiyle yapılacak büyük yürüyüşe çağrı yaparak, Kürt mücadelesine yakışır bir duruş göstermesi gerektiğinin altını çizdi.
Yukarı Avusturya'nın Wels kentinde bulunan tren garında toplananlar Wels Hauptplatz meydanına kadar yürüdü. Yürüyüş boyunca "Gele Kurd yek e", "Bijî Berxwedana Rojava", "Bijî Berxwedana Kobanê", "Rojava Rojhilat e, Kurdistan yek welat e" sloganları attı.  Yürüyüşte ayrıca Kürt kadınlar saçlarını örerek ön saflarda "Jin, jiyan, azadî" sloganları attı. Yürüyüşün ardından Wels Hauptplatz'ta miting gerçekleştirildi. 

NORVEÇ
Norveç'in başkenti Oslo'da, bini aşkın kişi yan yana geldi. Eylemde, PJAK, Kurdistan, Rojava, YPG ve YPJ ve Rojhilat'daki partilerin bayrakları kaldırıldı. Yürüyüş boyunca sık sık ""Bijî berxwedana Rojhilat", "Jin Jiyan Azadî" ve "Diktatöre hayır" ve "Özgürlüğe evet" sloganları atıldı.

Eylemde, Rojhilatê Kurdistan ve Belucistan Hareketi'ne bağlı siyasi partilerinin mesajlarının yanı sıra, Oslo Belediye Başkanı Anne Lindboe'nin de mesajı okundu. İran ve Rojhilatê Kürdistan halklarının taleplerine destek dile getirildi. 

İNGİLTERE
Londra
'da binler günlerdir süren sokak eylemlerinin bir halkası olarak Dalston Junction İstasyonu önünde toplandı. Kürdistanlılar sık sık, "Bijî Rojava", "Bijî berxwedana Rojava", "Defend Rojava", "Bijî Kurdistan" sloganlarıyla Rojava halkının ve savaşçılarının direnişini selamladı. Eylemde, Rojava halkının ve savaşçılarını selamlayan pankart, YPG ve YPJ flamaları ile Kürdistan bayrakları ve dövizler taşındı. Eylem, Kürdistan devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu ve hep birlikte Ey Reqîb marşının okunmasıyla başladı. Labour Parti Hackney Milletvekili Meg Hilleer de eyleme katılarak bir konuşma yaptı. Kürtlerin Rojava'da direnişleri ve Suriye'de verdikleri mücadele sayesinde sokaklarda güvenle yürüyebildiklerini söyleyen Hilleer, "Ve bizler de şu anda burada birçok adımlar atıyoruz. Rojava halkının katliama, baskıya uğramaması için meydanlardayız. Bugün buraya geldiğiniz için çok teşekkür ederim. Kürt halkının sokakları terk etmemesi, bizim de parlamentoda daha güçlü bir baskı oluşturmamızı sağlıyor. Kürtler bu insanlığa çok değer kattılar. Şimdi Rojava'yı sahiplenme zamanı" diye kaydetti. 

Brighton kentinde yüzlerce Churchill Square'de bir araya gelerek Rojava'ya yönelik saldırıları protesto etti ve İngiltere'yi DAİŞ artıklarına karşı harekete geçmeye çağırdı. Eylem, Kürdistan devrim şehitleri anısına saygı duruşu ile başladı. Kitle, "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî Rojava" ve "Hands off Rojava" sloganlarıyla Rojava'ya dönük saldırılara dikkat çekti. Eylemde konuşanlar, Rojava'nın insanlık onuru için 15 bin şehit verdiğini hatırlatarak, tüm insanlığın ve özgürlükten yana olanların Rojava'yı savunma sorumluluğu olduğunu vurguladı; ayrıca İngiltere'den, cihadist çeteler ve DAİŞ artığı HTŞ'ye karşı somut adımlar atmasını ve Rojava'nın statüsünü garanti altına almasını istedi.

Liverpool kentinde kitlesel bir yürüyüş gerçekleştirdi. Liverpool Kadın Hareketi öncülüğünde düzenlenen eylem, kadınların öncülüğü ve yoğun katılımıyla dikkat çekti. London Road'ta bir araya gelen kadınlar, YPG, YPJ, Rojava ve Kürdistan bayraklarıyla Liverpool HSBC binası önüne yürüdü. Yürüyüş boyunca "Jin, jiyan, azadî" ve "Bijî berxwedana Rojava" sloganları atıldı. HSBC önünde yapılan basın açıklamasında Liverpool Kürt Halk Meclisi üyeleri Meryem Hesekê ve Viyan Rojava, Rojava Devrimi'nin özünün kadın özgürlüğü olduğunu vurguladı. Açıklamada, 2014–2015 yıllarında Kobanê'de DAİŞ'e karşı tarihi direnişi örgütleyen YPJ'nin yalnızca askeri bir güç değil, patriyarkaya ve kadın düşmanlığına karşı küresel bir umut olduğu ifade edildi.

Eylemde Kobanê ve Rojava'ya yönelik saldırıların derhal durdurulması, Rojava'nın siyasi olarak tanınması ve kadın özgürlükçü sisteminin korunması, kadınlar ve halklar için güvence altına alınmış demokratik bir çözüm sürecinin başlatılması talepleri öne çıktı. Yürüyüş ve basın açıklaması, "Jin, jiyan, azadî", "Defend Kobanê" ve "Bijî berxwedana Rojava" sloganlarıyla sona erdi.

YUNANİSTAN
Yunanistan'ın başkenti Atina'da Kürt Toplum Merkezi öncülüğünde bin kişi Syntagma Meydanından ABD Konsolosluğu'na yürüdü. Yürüyüşe Kürdistanlılar, Türkiyeli devrimciler, RiseUpForRojava Atina İnisiyatifi, People's Caravan (Halklar Karavanı) üyeleri ve Yunan devrimci ile anarşist gruplar katıldı. Yürüyüş boyunca "Rojava Rojhilat e, Kurdistan yek welat e", "Jin, Jiyan, Azadî", "Free Kurdistan", "Bijî berxwedana Rojava" ve "Bijî berxwedana Kobanê" sloganları atıldı.

ABD Atina Konsolosluğu önüne gelinmesinin ardından devrim şehitleri anısına bir dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi. Ardından yapılan konuşmalarda ABD, Avrupa Birliği ve bölgedeki işbirlikçi güçler sert sözlerle eleştirildi.

People's Caravan ve Almanya Jineoloji üyesi Corina, uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çekerek, "Rojava'da hepimiz için, demokrasi için, ataerkilliğe karşı mücadele edenler için, Kobane'de savaşan özgürlük savaşçıları için sesleniyoruz. Sonuna kadar Kürt hareketinin ve Rojava Devrimi'nin yanında olacağız. Jin, jiyan, azadî" ifadelerini kullandı.

DKP-BÖG adına konuşan Ecevit Piroğlu, "Rojava'dan Bakur'a, Rojhilat'tan Başur'a emperyalizme karşı devrimci halk savaşı kazanmıştır. Sömürgeci faşist Türk devletine karşı Rojava'da birleşik mücadele kazanmıştır. Sömürgecilik ittifaklarını değiştirebilir, Golani gibi bir teröristle ittifak yapabilir. Ama bilsinler ki, nasıl ki 2014'te Kobanê'de çetelerinizi mezarlara gömdüysek yine yaparız. Birleşik mücadele olduğu sürece sömürgeci faşizm yenilmeye mahkumdur. Bijî Kurdistan" dedi.

Yürüyüşte yapılan açıklamalarda, Rojava Özerk Yönetimi'nin statüsünün ulusal ve uluslararası düzeyde tanınması çağrısı öne çıkarıldı. Rojava'nın yalnızca Kürt halkı için değil, Ortadoğu'da eşit, özgür ve demokratik bir arada yaşam umudu olduğu vurgulandı. Eylem, dayanışma ve mücadelenin büyütülmesi çağrılarıyla sona erdi.