Seçtiklerimiz / Bayram'dan Gurbetelli'den devraldığımız miras - Nadiye Gürbüz
3 Şubat siyasi kırım saldırısında tutsak edilen ajansımız editörü Nadiye Gürbüz, Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesi'nden Yeni Yaşam Gazetesi için yazdı.
Kapitalist sistemin sömürü düzenini sürdürmesi, faşist, baskıcı zorba rejimlerin varlığını devam ettirmesi için en fazla ihtiyaç duyduğu beşinci kol, yani medya her dönem olduğu gibi bu dönemde de misyonuna uygun davranıyor. Devletin istihbarat birimleri, terörle mücadele adı altındaki polis birimleri kitleleri manipüle etme, devrimci mücadeleyi tasfiye etmek için her türlü yola başvuruyor. Saray medyası da bu manipülasyonu yaymanın, yalana dayalı haberler üretmenin temel aracı haline geliyor.
3 Şubatın ilk saatlerinde, 04.00te, zili çalmadan kapımızı kırarak evlerimize girdiklerinde tasfiye saldırısının devam ettiğini bir kez daha gördük. Kısa bir süre önce Etkin Haber Ajansı (ETHA), Mezopotamya Ajansı, Jinnews, Sendika.org, Mücadele Birliği ve adını sayamadığım çok sayıda devrimci, yurtsever basının sosyal medya hesapları kapatılmıştı. Bu artık bir rutine dönüştürülmek, olağanlaştırılmak istenen bir saldırı biçimi. Ya sosyal medya hesaplarımız ya da internet haberciliği yaptığımız siteler kapatılıyor, yerine yenilerini açıyorduk. Tabi ki bu teknik bir şey değil. Okurlarımız yeni site adlarına ulaşmada, yeni sosyal medya hesaplarını takip etmekte zorlanıyorlar. Takipçi ve okur kaybı, yeni kitlelere ulaşmayı engelleme amaçlı bu saldırı tamamen tasfiyeye yol açamadı hiçbir zaman.
Bu saldırıların nedenin yanıtı uzun ama basit. İşgal, sömürü, Türk devletinin devamı, yani sık sık dile getirdikleri bekası için gerçeğin açığa çıkmaması gerekiyor. Ama bir yolunu bulan biz devrimci, sosyalist, yurtsever basını, gazetecileri ‘engellemenin tek yolu kalıyor. Gözaltına almak, tutuklamak.
90lı yıllarda sokak ortasında katlediliyor, kaçırılıyor, kaybediliyor, işkenceye maruz bırakılıyorduk. Gazete bürolarımız basılıyor, yağmalanıyor, gazetelerimiz toplatılıyor, el konuluyordu. Hatta bürolarımız bombalanıyordu. Bu saldırıların bir kısmı halen devam ediyor, bir kısmı ise biçim değiştirmiş durumda. Ama amacı da hedefi de aynı. Kadınların erkek egemen sisteme, işçilerin kapitalist düzene, ulusların sömürgeciliğe son vererek yerine herkesin eşit ve özgür olduğu bir düzeni kurmasını engellemek. Çabaları nafile tabii ki…
Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM), DİSKe bağlı Limter-İş Sendikası, Ceylan Yayınları, Bilim Eğitim Estetik Kültür ve Sanat Araştırmaları Vakfı (BEKSAV), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF), Özgür Genç Kadın (ÖGK) yöneticileri ve üyeleriyle gözaltına alındık. Kimi gizli, kimi açık itirafçıların (iftiracıların) bir kısmı hiçbir suç unsuru taşımayan ETHAda çalışıyor gibi, bir kısmı yalana dayalı beyanlarıyla yaptığımız haberler tutuklama gerekçesi yapıldı. 31i kadın 81 devrimci sosyalist şu an farklı hapishanelerde rehin tutuluyor. Tutuklandığımız dönemin önemli özellikleri var. Kürt ulusunun özgürlük ve eşitlik mücadelesinin tasfiye edilmek istendiği, Rojava (Kadın) Devriminin kazanımlarının yok edilmeye çalışıldığı, ancak 4 parça Kürdistanda Kürt ulusu, Türkiyeli ve Kürdistanlı komünistler, dünyanın farklı coğrafyalarından antifaşistler, enternasyonalistlerin sokakları ve meydanları doldurarak buna izin vermeyeceklerini haykırdıkları bir dönemin ardından gözaltına alınıp tutuklandık. Şüpheli kadın ölümlerinin, kadın cinayetlerini aştığı, kadın kırımının dur durak bilmeden devam ettiği, genç kadınların başını çektiği özgürlük mücadelesi yürüten kadınların mücadelesinin, Rojin Kabaişin katledilmesi özgülünde devam ettiği, büyüdüğü bir süreç bu. Çocukların çalıştırılırken katledildiği, burjuva düzeninin sömürü çarklarında ölüme gönderildiği bir dönem aynı zamanda; Migros işçileriyle başlayan A101 ve BİM gibi zincir marketlerin depolarında çalışan işçilerin DGD-Sen ve Limter-İşte örgütlenerek direnişe geçtiği ve her geçen gün yeni işçilerin dahil olduğu bir süreç.
İşte Atılım Gazetesi, Etkin Haber Ajansı emekçileri olarak yukarıda sıraladığımız mücadele dinamizmini kitlelere, ezilen halklara, işçilere, emekçilere, kadınlara, gençlere taşıdığımız için tutuklandık. TEM polisi aldığı hukuk dışı kararlarla saray rejiminin Adalet Bakanlığına yükselen Akın Gürlek işbirliğinde hazırlanan dosyamızda suçlama olarak yer alan haberler bunu net olarak gösteriyor. Çocuk işçi cinayetleri, işçilerin sermayenin kar hırsı nedeniyle göz göre göre katledilmesi, Suruç Katliamında ölümsüzleşen 33 Düş Yolcusunu anma eylemleri, 12 Mart Gazi Katliamı ve direnişinin yıl dönümünde gerçekleştirilen eylemler, işçilerin talepleri, direnişlerine ilişkin haberler, röportajlar, güncel siyasal gelişmelere dair röportajlarımız suçlama konuları arasında. Yani özcesi devrimci sosyalist gazetecilik faaliyetimiz yargılanmak isteniyor. Bugüne kadar buna izin vermedik, vermeyeceğiz.
Sadece evlerimiz değil gece yarısı kimse yokken büromuz basıldı. Bundan tam 5 yıl önce de Ocak ayında kimsenin olmadığı bir saatte büromuz basılmış, bilgisayarlarımız gasp edilmişti. Bu kez emekçilerimizin neredeyse tamamı gözaltına alındı. Bir yoldaşımız serbest bırakıldı, dördümüz tutuklandık. Büromuzu açamaz, haberlerimizi yapamaz hale gelmemiz hedeflendi. Ancak unuttukları bir şey vardı. Devrimci, sosyalist, yurtsever basının tarihinde sayısız dayanışma örneği vardır. Ve bu gelenek, bu alanlara gelen her genç devrimciye aktarılır, miras olarak kalır.
Kısa bir süre önce kapatılan sosyal medya hesabımızın gözaltına alındığımız gün, yeniden kapatılması ve gözaltına alınmamız haberlerimizi ezilen halklarımıza ulaştırmamızı engelleyemedi. Yoldaşlarımız, dostlarımız, devrimci yurtsever basın yerimizi doldurdu. Sosyal medya hesabımız yeniden açıldı. Aynı gün ikinci kez sosyal medya hesabımız engellendi. İnadına, ısrarla yeniden açıldı.
Atılım Gazetesi dört sayfa olarak Yeni Yaşam Gazetesinin eki olarak çıktı. Türkiye ve Kürdistanın birçok kentinde siper yoldaşlarımız tarafından dağıtıldı. Özgür Ülke Gazetesinin İstanbul Kadırgadaki bürosunun bombalandığı, Ersin Yıldızın katledildiği gün nasıl ki Atılım Gazetesi emekçileri, Özgür Ülke emekçisi gibi çalışıp büro, bilgisayar, tüm olanaklarını sunduysa bugün de Yeni Yaşam Gazetesinden yoldaşlarımız bizim yerimize çalıştı, olanaklarını açtı. Özgür Gündem Gazetesi polis tarafından basılıp, mühürlendiğinde Atılım Gazetesi emekçileri olarak nasıl ki Özgür Gündem Gazetesine büromuzu, bilgisayarlarımızı açıp, gazetenin sayfalarını çalışıp çıkardıysak, bugün de aynı pratik sergilendi.
Metin Göktepe haber takibi yaparken gözaltına alınıp ,işkenceyle katledildiğinde, Hrant Dink, Agos Gazetesi önünde tetikçi Ogün Samast tarafından tek kurşunla katledildiğinde, nasıl hesap sorduysak, gözaltına alınan, tutsak edilen gazete arkadaşlarımızın serbest bırakılması için nasıl mücadele ettiysek, bugün de aynısı yapıldı. Tutuklandığımız gün adliye önünde yapılan eylem, sonrasında yapılan basın toplantısı bunun somut örneği. Gözaltına alınınca gözümüz arkada değildi yani. Çünkü bizler Bayram Namazdan, Gurbetelli Ersözden ve nicelerinden öğrendik devrimci, yurtsever gazeteciliği. Dayanışma ve yoldaşlaşma ise bunun en önemli parçası. Bugün de onların ardılları, onlardan öğrendiklerini pratiğe geçirdi. Bu bir teşekkür yazısı değil aslında. Devrimci yurtsever değerlerin nasıl dimdik ayakta tutulduğunu, bunu bizi ve birbirimizi nasıl güçlendirdiğini anlatmaya çalıştım.
Önümüzde yürünecek daha çok yol var. Pınar (Gayıp), Elif (Bayburt) ve ben bir süre daha Bakırköy Kadın Kapalı Hapishanesinde, Müslüm (Koyun) Silivri 2 Nolu Hapishanesindeyiz. Tutsaklığımız sona erene kadar ETHA ve Atılım Gazetesi yoldaşlara, dostlara ve siper yoldaşımız gazetecilere emanet. Devrimci dayanışmayı sürdürmek, yoldaşlaşmamızın önünü kesmeye dönük her türlü manipülasyon ve oyuna karşı mücadele görevimiz. Biz burada görevlerimizin başındayız. Ne olursa olsun, nerede olursak olalım, içeride, dışarıda gerçekleri anlatmaktan, yazmaktan vazgeçmeyeceğiz.
Basın özgürlüğü mücadelemizi sürdürmek, tutsak gazetecilerin serbest bırakılması için direnişi büyütmek görevini bu dönem dışarıdaki gazeteci arkadaşlarımız ve okurlarımıza devrediyoruz. Tüm devrimci, sosyalist, yurtsever basının emekçilerinin yoldaşlığı bizleri güçlendiriyor. Görüşçü olmak, mektup göndermek, okumamızı önerdiğiniz kitapları göndermek, dayanışmanın biçimlerinden sadece birkaçı. Dayanışmamızı büyütelim. Yine yan yana gelecek, birlikte haber takip edecek, gerçekleri açığa çıkarma mücadelemizi sürdüreceğiz.
Kaynak;
https://yeniyasamgazetesi9.com/bayramdan-gurbetelliden-devraldigimiz-miras/