2 Nisan 2026 Perşembe

Ayşegül Doğan: Sayın Öcalan ile kurulan hukukun adının konulması gerekiyor

Basın toplantısında gündemi değerlendiren DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Abdullah Öcalan'ın tutulma koşullarıyla ilgili kamuoyunda süren tartışmalara ilişkin "Sayın Öcalan ile kurulan hukukun adının konulması gerekiyor" dedi. 

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, güncel gelişmelere ilişkin partisinin genel merkez binasında basın toplantısı düzenledi.

Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan'ın tutulma koşulları üzerinden yürüyen tartışmaya dikkat çeken Doğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in dün yaptığı açıklamayı hatırlattı ve ekledi: "Biz DEM Parti olarak, bu meselenin bir bina ya da konut tartışmasına sıkıştırılmasını yanlış buluyoruz. Çünkü mesele esasen oradaki koşulların değişmesi ve bu koşulların değişmesinin yaratacağı etkiler. Sayın Öcalan da mesajında bunu açıkça ifade ediyor. 'Sürece ilişkin fikirlerimin doğru anlaşılması için uygun yöntemlerle tüm kamuoyuna ulaşmayı önemli görüyorum' diyor. Şimdi bizim odaklandığımız konu aslında Sayın Öcalan'ın da odaklandığı konudur; çalışma ve yaşam koşullarının sürece uygun hale getirilmesidir. Yani özgür yaşar ve çalışır koşullarının oluşturulabilmesidir. Daha önce de dile getirdiğimiz beklenti ve talepler bu yöndeydi. Süreci yürütebilmesi için gerekli koşulların oluşturulmasından yıllardır bahsediyoruz."

"Sayın Öcalan’ın kamuoyuna aracısız ulaşabilmesi süreci hızlandırıcı bir etki yaratır" diyen Ayşegül Doğan, "Bazı tartışmaların daha pozitif bir şekilde ilerlemesini sağlayabilir" dedi.

"Bugüne kadar İmralı’ya, yani Sayın Öcalan'a yaklaşım Türkiye'de Kürt meselesine yaklaşımın aynası oldu. En önemli göstergelerinden biri oldu" diyen Ayşegül Doğan şunları söyledi: "Kişiye özel, insan haklarına aykırı ve ağır bir insan hakkı ihlali olarak yıllarca sürdürülen koşullardan bahsediyoruz. Şimdi çok kritik bir zamandayız, kritik bir eşikteyiz. Burada yapılması gereken öncelikle önyargılardan kurtulmaktır. Bunu yıllardır sürdürülen önyargılarla tartışmak ne yazık ki negatif bir etki yaratıyor. O yüzden önce bu korkulardan özgürleşmek gerekiyor."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "Aceleye gerek yok" açıklamasına bugünkü basın toplantısında da yanıt veren Doğan, "Telaş yapmamalıyız ama süreci hızlandırıp kalıcı hale getirmeliyiz" dedi ve ekledi: "Yalnızca gazetecilerin değil; akademisyenlerin, hak savunucularının, farklı siyasi partilerin, kanaat önderlerinin, kim gitmek istiyorsa ve kendisi kimle temas etmek istiyorsa bunun için yolun oluşturulması gerekiyor. O sebeple, bu tartışmayı sanki dar bir alandan geniş bir alana geçme tartışmasıymış gibi değerlendirmek ya da böyle yaklaşmak, bu statü meselesine hem haksızlık olur hem yetersiz olur hem de yanlış bir yaklaşım olur. Hepimizin yapması gereken bu süreçte ihtiyatlı olmak, serinkanlı olmak, evet telaş yapmamak ama bir yandan da hızlandırmak süreci, kalıcı hale getirmek olabilir."

'FİGEN YÜKSEKDAĞ HAPİSTEYKEN BABASINI, ÜÇ ABİSİNİ VE ABLASINI KAYBETTİ'
10 yıldır hapiste tutulan HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ'a başsağlığı dileklerinde bulunan Ayşegül Doğan, "Hapisteyken babasını, üç abisini ve ablasını kaybetti. Zaman zaman onların acısını paylaşırken, paylaşmak isterken, defin alanına gitmek isterken pek çok başka siyasi tutsak gibi, pek çok başka siyasetten hapiste tutulan insan gibi engellemelerle de karşılaştı. Yarın Adana'da olacak abisini son yolculuğuna uğurlamak için. Ama artık bu zulme son verilmeli. İnsanların yalnızca tekil hayatlarından çalınmıyor, çoğul hayatlarından da çalınıyor. Yalnızca onların hayatına kastedilmiyor, Türkiye'nin demokratik geleceğine de kastediliyor. Hepimizin hayatına kastediliyor. Bundan vazgeçmek gerekiyor artık" dedi. 

'YASAL DÜZENLEMELER İÇİN TAKVİME İHTİAÇ VAR"
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Yasal düzenlemeler için takvime ihtiyaç var, bu geciktirilmemeli" dedi. 

Ayşegül Doğan, İmralı'da yapılan konutla ilgili bir soru üzerine, "Bunu böyle bir 'konut-yapı' tartışmasına sıkıştırmanın da eksik, hatta yanlış bir değerlendirme olduğunu düşünüyoruz. Yine tekrar edeyim. Bugüne kadar İmralı Ada Hapishanesine yaklaşım, Kürt meselesine yaklaşımın bir göstergesi, bir aynasıydı. O yüzden İmralı’ya yaklaşımı ve dolayısıyla Sayın Öcalan'a yaklaşımı önemsiyoruz. Kendisiyle kurulan hukukun adının konulması gerektiğini düşünüyoruz. Temel bir aktörden bahsediyoruz. Baş müzakereciden bahsediyoruz. Sürece ivme kazandıran, bugüne getiren bir önderlik gerçeğinden bahsediyoruz. Bir liderlik gerçeğinden bahsediyoruz. Bu hakikate yaraşır bir şekilde, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin ruhuna ve ritmine uygun bir şekilde değerlendirmek gerektiğini düşünüyoruz" diye konuştu.