Çeviri / Güvencesizlik ve sömürünün olimpiyatları
Simona Ciaramitaro'nın Milano'daki kış olimpiyatlarına ilişkin yazısı, ajansımızın başlattığı dayanışma kampanyası kapsamında ETHA'nın takipçileri tarafından çevrilmiştir.
Cortina Kış Olimpiyatları kapsamında yürütülen çalışmalarda bir güvenlik görevlisinin eksi 10 derecede çalışırken hayatını kaybetmesi, olimpiyat hazırlıklarındaki iş güvenliği koşullarını tartışmaya açtı.
İtalya Sendikalar Konfederasyonu (CGIL), olimpiyat organizasyonundan sorumlu kurum ve kuruluşların, şantiyelerde iş güvenliğini sağlama, sözleşmelere uyma ve taşeronluk süreçlerini düzenleme konularında sendikalarla gerçek bir işbirliğinden kaçındığını belirtti.
YENİ OLİMPİYAT REKORU: GÜNDÜZ GECE 12 SAAT ÇALIŞMA
Kış Olimpiyatları kapsamında görev yapan sendika temsilcisi Stefano Ruberto, ortaya çıkan tabloyu açık sözlerle anlatıyor: "Olimpiyatlarda karşımıza çıkan şey güvencesiz çalışma ve sömürü. İşçiler bazı görevler için part-time sözleşmelerle işe alınıyor, ancak sonrasında farklı işler yükleniyor ve günde 12 saat çalıştırılıyorlar. Sabah 8'den akşam 8'e ya da tam tersi vardiyalar söz konusu. Üstelik tüm bunlar, sağlık ve iş güvenliği açısından gerekli donanımlar olmadan yapılıyor."
Ruberto'ya göre bu tablo tekil değil: "Gençler, göçmenler, İtalyan vatandaşları… Hepsine geçici de olsa bir gelir umudu sunuluyor. Ancak gerçeklik bambaşka. Beklentiler karşılanmıyor. Veneto’da hayatını kaybeden güvenlik görevlisi bunun en acı örneği."
'KENDİ KİYAFETİNİZLE GELİN' TALİMATI
Ruberto'ya göre Milano'da bir dönem oluşturulan iş güvenliği yapısı artık ortadan kaldırılmış durumda. Bu yapının yerine farklı şirketler devreye sokulmuş; bunlardan biri de Roma merkezli One Group.
Sendikanın aktardığına göre, sözleşmelerinde hostes veya kahya olarak görünen çalışanlar fiiliyatta açık alanlarda giriş kontrolü, gözetim ve silahsız güvenlik görevlerini yerine getiriyor. Bu çalışanlar, soğuk ve olumsuz hava koşullarına rağmen herhangi bir kişisel koruyucu ekipman sağlanmadan çalıştırılıyor.
İşçilere gönderilen mesajlarda, "Kıyafetlerinizi evden getirin, size yalnızca bir yelek verilecek" denildiği, tek uyarının ise kıyafetlerin çok dikkat çekici renkte olmaması olduğu belirtiliyor.
SENDİKA TEMSİLCİLERİNİN ELİ KOLU BAĞLI
Ruberto'ya göre 12 saatlik çalışma süresi artık bir istisna değil, genel kural hâline gelmiş durumda. Bu tablo yalnızca güvenlik görevlileriyle sınırlı değil; bilişim teknisyenlerinden inşaat işçilerine kadar birçok alanda çalışanları kapsıyor.
Ruberto, bir diğer ciddi sorunun ise işverenlerin sendikalara verdikleri taahhütleri yerine getirmemesi olduğunu vurguluyor: "Risk değerlendirmeleri nasıl yapıldı? Gece vardiyasında çalışanlar için sağlık gözetimi, eğitimler ve uygunluk kontrolleri nerede? Bunları denetleyebilme imkânımız yok."
Milano İşçi Odası İl Sekreteri Giorgia Sanguinetti ise sendikaların, Milano Belediyesi'nin de baskısıyla, Fondazione Milano–Cortina ile bir anlaşma yaptığını hatırlatıyor. Sanguinetti'ye göre bu anlaşma iki temel başlığa dayanıyor: taşeronluk zincirinin sınırlandırılması ve iş sağlığı ile güvenliğinin güvence altına alınması.
TUTULMAYAN SÖZLER
Sanguinetti'ye göre taşeronlukta hedef, zincirin mümkün olduğunca kısa tutulması, yani alt taşeronluk uygulamalarının yaygınlaşmasının önlenmesiydi. İş sağlığı ve güvenliği alanında ise Expo ve Milano'daki M4 metro hattı gibi önceki büyük projelerde uygulanan temsilcilik modeli esas alınmıştı.
Ancak bu temsilcilerin görevlerini etkin biçimde yerine getirebilmesi için gerekli bilgilere erişim hayati önem taşıyor. Sendikaların aktardığına göre, "Sicuro" adlı dijital platforma başlangıçta erişim sağlandı; ancak yaklaşık bir hafta sonra bu erişim tamamen kapatıldı. Böylece sendika temsilcileri sahaya gidebilse de, önceden hangi koşullarla karşılaşacaklarını bilmeden hareket etmek zorunda kalıyor. Bu durum, etkili ve tam bir temsilin önünde ciddi bir engel oluşturuyor.
'BU BİR ÇÖZÜM DEĞİL'
CGIL, CISL ve UIL sendikaları ortak bir açıklama yaparak durumu protesto etti ve sendika temsilcilerine tam yetki tanınmasını talep etti. Sendikalara göre yetkililer, dile getirilen sorunları bilerek ağırdan alıyor; olimpiyatlar sona erdiğinde muhatap kalmamak için süreci zamana yaymayı tercih ediyor.
Sendika temsilcisi Stefano Ruberto ise eleştirilerini şu sözlerle dile getiriyor: "Fondazione Milano–Cortina'nın işveren konumu son derece belirleyici. Aralık ortasında insanları yazlık kıyafetlerle açık alanda çalıştıramazsınız. Buna rağmen istediklerini yapabileceklerini düşünüyorlar. Belgelerimize erişimin engellenmesi de bu yaklaşımın bir parçası. Biz gerekli başvuruları yaptık; dosyalar savcılığa intikal edecek. Boş durmadık. Ancak asıl sorumluluğumuz, hem işçileri hem de gönüllüleri korumak."
Yazının kaynağı;
https://www.collettiva.it/copertine/lavoro/olimpiadi-sfruttamento-precariato-qv8dh2ga