Doğu ve Güneydoğu Dernekler Konfederasyonu'ndan Rojava açıklaması
DGD-KON, Rojava'ya dönük saldırılara ilişkin yaptığı açıklamada, "Kürtler, IŞİD'e karşı mücadelenin ön saflarında yer aldı ve yalnızca kendi halkını değil, küresel güvenliği de savundu" dedi.
Doğu ve Güneydoğu Dernekler Konfederasyonu (DGD-KON), Rojava'ya dönük saldırıları protesto etmek amacıyla Şirinevler'de bulunan dernek binasında basın toplantısı düzenledi. Çok sayıda yöre derneği yöneticisinin katıldığı açıklamada "Em êrîşên lı serbest Rojava bı tundi şermezar dıkın" pankartı açıldı.
DGD-KON Eşbaşkanı Zelal Değirmenci, "Rojava'da kadınlar ve çocuklar katlediliyor. Daha önce 'Kobanê düştü düşecek' diyenler o zaman şaşırdı ama üzerimizdeki oyunlar bitmiyor. Türkiye'de barış için yapılan çağrıya rağmen oyunlar bitmiyor. Bizler hep halkların barışından yana olduk" dedi.
'SALDIRILAR SÜRDÜRÜLÜYOR'
Basın metnini okuyan DGD-KON Eşbaşkanı Abdülhakim Daş, HTŞ, DAİŞ ve Türkiye destekli paramiliter grupların Rojava'ya dönük insanlık dışı saldırılar gerçekleştirdiğini belirterek "Bu vahşi ve insanlık dışı saldırılar sonucunda çok sayıda sivil yaşamını yitirmiş, binlerce insan yerinden edilmiştir. Kadın ve çocuklara karşı insanlık suçu işlenmiş, Suriye Demokratik Güçleri'ne (QSD) bağlı savaşçılar ağır işkencelere maruz bırakılarak, açıkça savaş suçu kapsamına giren yöntemlerle katletmişlerdir. Bununla yetinmeyen IŞİD artıkları HTŞ ve türevleri; saldırılarını daha da acımasız bir şekilde Kürt halkının kazanımlarını, meşru ulusal ve demokratik haklarını vahşice bastırıp, yok etmek için yoğun ve IŞİDvari yöntemler ile savaş ve insanlık kurallarını yok sayarak barbarca saldırılarını devam ettirmektedirler" dedi.
DAİŞ'liler ve ailelerinin tutulduğu birçok kamp ve hapishaneden kaçmaları neticesinde bölge ve dünyanın kaos ve karmaşa ile karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Daş, "Aynı Kürtler, IŞİD'e karşı mücadelenin ön saflarında yer aldı ve yalnızca kendi halkını değil, küresel güvenliği de savunarak DAİŞ'in yenilgiye uğratılmasında belirleyici bir rol oynadı" şeklinde konuştu.
TALEPLER
Daş, taleplerini şöyle sıraladı: "Sivillere yönelik tüm askeri saldırıların durdurulması, uluslararası toplumun, Rojava ve Suriye genelinde işlenen insan hakları ihlallerine karşı etkin ve tarafsız bir tutum alması, Kürt halkının ulusal demokratik hakları ile Suriye'de yaşayan diğer tüm halkların, kendi toprakları üzerinde eşit yurttaşlık, demokratik temsil ve kolektif haklar temelinde yaşam hakkının tanınması, inkar, imha ve zor yoluyla dayatılan çözümlerin reddedilmesi demokratik, barışçıl ve hukuka dayalı çözüm süreçlerinin desteklenmesi, yerinde zorla göçertilen, yerinden yurdundan edilip, demografik yapının değişimine neden olan sonuçların ortadan kaldırılıp mağduriyetlerin giderilmesi sağlanmalıdır. Acil bir şekilde bu adımın hızlı bir şekilde atılması zorunludur" dedi.
MERSİN
Doğu ve Güneydoğu Anadolu Dernekler Federasyonu, Rojava'ya yönelik saldırılara karşı Mersin'de de basın açıklaması düzenledi. Batmanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği binasında yapılan açıklamada basın metnini Federasyon Başkan Yardımcısı Mehmet İhsan Taş okudu.
'HALKLARIN KURTARICISI QSD OLDU'
2014 yılında IŞİD'in Ortadoğu'da yarattığı yıkıma dikkat çeken Taş,"Liderliğini de Golani gibi insanlık düşmanı kişiler yapmaktaydı. Nitekim 2025'e kadarda Golani denen Ahmet Şara dünyada yakalanması için başına ödül konulan ve kırmızı bültenle aranmakta iken aniden emperyalist bir çıkışla Türkiye'nin de destek sunmasıyla terör listesinden çıkarıldı. Ve rejimin devrilmesiyle Golani Suriye'nin başına getirildi" diye konuştu. Taş, IŞİD'e karşı mücadelenin esas yükünü Kürtlerin taşıdığını vurgulayarak, "Unutulmasın ki Irak, Suriye ve Türkiye halklarının kurtarıcısı Suriye'deki Kürt gençleri yani QSD oldu" dedi.
Kürtlerin hedef alındığını belirten Taş, "Kürtler öldürülüyor, yerinden oluyor, eğer seyirci kalıyorsanız veya Kürt düşmanlarına destek sunuyorsanız böyle bir kardeşlik olmaz" dedi
'SÜRECİN KALICI OLMASI İÇİN ROJAVA'YA SAHİP ÇIKMALI'
Yaklaşık bir yıldır devam eden sürece de değinen Taş, "Barış sürecinin kalıcı kalması için Rojava'daki Kürtlere sahip çıkmalısınız çünkü Rojava'daki Kürtler ve Türkiye'deki Kürtler kardeştir" dedi. Taş, şöyle devam etti: "Kobanê şehri sadece bir Kürt kenti değil dünyanın sembol kentidir. Kobanê düşmeyecek. Sözümüz dört parçaya bölünmüş olan Kürt halkına, Rojava’daki Kürt kardeşlerinize sahip çıkmamanız hepimizin borcudur."