24 Şubat 2026 Salı

Eğitim-Sen'in raporu: Yoksulluk nedeniyle öğrenciler üniversiteyi bırakıyor

Eğitim-Sen'in açıkladığı rapora göre, gençler, yoksulluk nedeniyle zar zor kazandıkları üniversiteleri bırakmak zorunda kalıyor.

Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, sendikanın genel merkez binasındaki basın toplantısında, 2025-2026 yılı yükseköğretim ara raporunu açıkladı.

"23 yıllık AKP hükümetleri boyunca iktidarın siyasi ve ideolojik ihtiyaçları doğrultusunda hedeflediği dönüşüm ve üniversitelere yönelik müdahaleleri yükseköğretim alanında büyük bir tahribata yol açmıştır" diyen Irmak, çoklu kriz nedeniyle öğrencilerin eğitimlerini yarıda bıraktıklarını dikkat çekti.

Öğrencilerin yoksulluk krizi nedeniyle temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamadığını vurguladı, "Her yıl üniversiteyi kazanıp kayıt yaptırmayan veya eğitimini yarıda bırakan öğrencilerin sayısı artmaktadır" dedi.

Kemal Irmak şunları söyledi: "Eğitim hakkı, anayasal bir hak olmasına rağmen, barınma, beslenme, ulaşım gibi en temel insani ihtiyaçların dahi karşılanamaması nedeniyle milyonlarca öğrenci bu haktan yararlanamamaktadır.

Öğrenci yoksulluğu, eğitime erişimde sınıfsal eşitsizlikleri keskinleştirmekte, üniversite gençliğini geleceksizlikle yüz yüze bırakmaktadır. Aynı zamanda üniversitelerde demokratik haklarını kullanmak isteyen öğrenciler yoğun baskı, soruşturma ve gözaltı tehdidiyle karşı karşıya kalmakta; gençliğin kamusal alanda söz kurması engellenmektedir."

'SİYASİ İKTİDARIN YANLIŞ POLİTİKALARI ÜNİVERSİTELERİ AŞINDIRIYOR'
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak şöyle konuştu: "Siyasi iktidarın yanlış politikaları üniversitelerin kamusal niteliğini aşındırmış, piyasalaştırılmış, merkeziyetçi ve baskıcı bir yapı kurumsallaşmıştır. Bugün yükseköğretim, bilim üretme işlevinden uzaklaştırılarak ekonomik ve ideolojik hedeflere hizmet eden bir araç haline getirilmeye çalışılmaktadır."

'AKADEMİK KADROLARDA GÜVENCESİZLİK YAYGINLAŞMAKTA'
Akademik alanda araştırma görevlilerin yaşadığı sorunlara da dikkat çeken Irmak, "Akademik kadrolar arasında güvencesizlik yaygınlaşmakta, araştırma görevlileri başta olmak üzere pek çok öğretim elemanı geçici statülerle çalışmakta, kadro beklemekte ve mobbing ile karşılaşmaktadır. İdari ve teknik personel ise görmezden gelinmekte; özlük haklarından mahrum bırakılmakta, eşit işe eşit ücret ilkesi sistematik olarak ihlal edilmektedir" diye konuştu.

'ACİL VE TARİHSEL BİR SORUMLULUKTUR'
Eğitim-Sen Genel Başkanı Kemal Irmak, son olarak, "Üniversitelerin demokratik, özerk ve kamusal nitelikleriyle yeniden inşa edilmesi; öğrencilerin ve emekçilerin haklarının güvence altına alınması; bilimsel faaliyetleri özgürleştirilmesi ve yükseköğretimin toplumsal eşitlik ve adalet hedefiyle yeniden kurulması acil ve tarihsel bir sorumluluktur" diye konuştu.