12 Şubat 2026 Perşembe

EHB sosyalist tutsaklarla dayanışmaya çağırdı

EHB, ESP'ye yönelik siyasi kırım operasyonuna dair yaptığı açıklamada "Bütün meslektaşlarımızı, müvekkillerimizle dayanışmaya ve onları savunmaya çağırıyoruz" dedi.

Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHB), büro avukatlarından Özlem Gümüştaş'ın da dahil ediliği Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve sosyalist kurumlara dönük siyasi kırım saldırısına dair yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada operasyona dair bilgi verilirken hukukçulara tutuklanan sosyalistlerle dayanışma ve savunma çağrısı yapıldı.

Açıklamada  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında yapılan operasyonda 3 Şubat tarihinde 102 kişinin, devamında ise 5 kişinin gözaltına alındığı ifade edilirken, "24 saat süreyle müdafi kısıtlılığı uygulanmış, soruşturma dosyasında ise CMK 153/3'ün hükümlerini de aşacak şekilde gizlilik uygulanmıştır. Buna rağmen, müvekkillerimiz henüz yeni gözaltına alınmışken 'Eski' İçişleri Bakanının sosyal medya hesaplarından soruşturma dosyasıyla ilgili adil yargılanma hakkı, masumiyet karinesi ve soruşturmanın gizliliği ilkelerini ihlal eden açıklamaları olmuştur. Yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca da kamuoyu ile bir basın metni paylaşılmış ve müvekkillerin 'hükümleri' kesinleşmiştir. Yandaş medya tarafından da müvekkillerin görüntüleri ulusal medyaya servis edilmiş, soruşturma konusu 'deliller' henüz müdafilerce incelenememişken, ekranlarda tartışmaya açılmıştır. Sosyal medya trolleri de müvekkillerin kişisel bilgilerini servis ederek 'terör' kampanyasını desteklemişlerdir. Gizli(!) yürütülen bir soruşturmada bu bilgilerin yandaş medya ve trollerine nasıl ulaştırıldığı ise açıktır. Yaşlılık, yaş küçüklüğü, hastalık, engellilik ve diğer çeşitli şahsi durumların hiçbiri gözetilmeden gözaltı süresi azami hadden uygulanmıştır. Gözaltı sürecinde müvekkillerin en temel ihtiyaçları olan su, şeker, ped, peçete ve diğer ihtiyaçları kısıtlanmıştır. Müvekkillerden birçoğu gözaltına alındığı esnada şiddete maruz kalmıştır" ifadeleri kullanıldı.

KURUM BÜROLARI BASILDI, TALAN EDİLDİ
Açıklamada şu şekilde devam etti: "Yine gözaltında kalınan süre boyunca 'mülakat', 'sohbet' adı altında itirafçılık dayatması yapılmıştır. ESP Eş Genel Başkanlar İrtibat Bürosu, ESP Dersim İl Örgütü, İstanbul Sosyalist Gençlik Derneği, BEKSAV, ETHA ve Kaktüs Genç Kadın Derneği'nin kapıları kırılmış, içindeki eşyalara zarar verilmiştir. Kaktüs Genç Kadın Derneği'ne giren polisler duvarlara 'Geldik yoktunuz' biçiminde yazılar yazmışlardır. ETHA'nın bürosunda ana sunucuya el konularak, ajansın tüm arşivine bir sureti kopyalanmaksızın el konulmuştur. Soruşturma savcısı emniyet aşamasında susma haklarını kullanan müvekkillerin ifadelerini almadan doğrudan hakimliğe sevklerini sağlamıştır. Gözaltına alınan toplam 107 kişiden 81'i hakkında tutuklama, 6'sı hakkında ev hapsi, 20'si hakkında da imza ve yurt dışı yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmiştir. Gözaltı kararından önce müvekkiller savcılığa bildirimde bulunmuş, soruşturmaya ilişkin 2 kez basın açıklaması yapmıştır. ESP'li müvekkiller, siyasi parti çalışmalarının kriminalize edileceği ve siyasi polis tarafından üretilen itirafçı ifadeleriyle siyasi polisin bir hazırlık yaptığı öngörüsünden hareketle Ağustos 2025 tarihinde yaptıkları bir basın açıklaması ile siyasi polisin bu hazırlığını teşhir etmiş, itirafçılaştırma saldırısından, itirafçı beyanları ile demokratik kurum ve eylemlerin hedef haline getirilme çabasından vazgeçilmesi çağrısında bulunmuştur. ESP Eş Genel Başkanı Murat Çepni, SKM Genel Sözcüsü Tanya Kara başta olmak üzere bugün tutsak olan müvekkillerimizin pek çoğu 23-26 Ocak tarihlerinde İstanbul C. Başsavcılığı'na dilekçeli başvuruda bulunarak, haklarında yürütülen soruşturma nedeniyle ifadeye çağrılma talebinde bulunmuşlardır."

İTİRAFÇILAŞTIRMA SALDIRISI
Soruşturmanın temelinde itirafçı beyanları bulunduğu belirtilen açıklamada, "Müvekkillerimizin siyasi faaliyetleri, yasal eylemler, açıklamalar bir yandan teknik araçlarla izlenmek suretiyle soruşturma konusu yapılırken; esasta itirafçıların yalan beyanları ile karartılmak istenmektedir. İtirafçıların 'ESP'den tanırım', 'şurada gördüm' türü ifadeleriyle açık-yasal-meşru faaliyetler suç haline getirilmeye çalışılmaktadır. Kolluk, siyasi operasyonlarına çete-mafya, uyuşturucu satıcılığı, çocuk istismarcılığı gibi bir dizi adli suçtan hüküm almış veya kaydı olanları tanık dayanak yapmaktadır. Son dönemde her kesime yönelik hukuki zorbalığın başat silahı olarak kullanılan itirafçılar, siyasi polisin komplolarını onaylama görevini üstlenmiş bulunmaktadırlar" denildi.

'DÜŞMANLA SAVAŞ HUKUKU'
"Soruşturma dosyasında ESP ve SKM'nin faaliyet ve eylemlerinin yanı sıra; İşçi Emekçi Birliği tarafından yapılan asgari ücret eylemleri, Kadınlar Birlikte Güçlü'nün 25 Kasım, 14 Şubat eylemleri, Emek Demokrasi Güçlerinin Maraş katliamı protestosu, Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi'nin 19 Aralık protestoları gibi devrimci-demokrat kamuoyunun birleşik platformlarının çağrıları ile gerçekleştirilmiş çok sayıda eylem etkinlik dahil edilmiştir. Her bir eylem bir 'yasadışılık', her bir eylem çağrısı 'yasadışı talimat' olarak suçlamaya konu edilmiştir. Teknik takipler İstanbul Adliyesi'nde duruşma izlemekten, 25 Kasım'da sokakta olmaya, Rojin Kabaiş için adalet eylemlerinden, 12 Mart Gazi yürüyüşüne çağrıları önceden yapılmış ve herkesin denetimine açık mekanlarda gerçekleşen onlarca eylem-etkinlik için uygulanmış; görüntüler 'yasadışı eylem' iddiası ile örgüt üyeliğinin delili yapılmıştır. Gözaltı kapsamı ve nihayet tutuklamalar ESP ve demokratik kurum ve kuruluşları fiilen kapatma saldırısı olarak cereyan etmiş; düşmanla savaş hukukunun yeni ve oldukça kapsamlı bir örneği sergilenmiştir.

Soruşturma dosyasının dayanaklarından birinin de 'google meet uygulamasından yapılan toplantı' ve 'toplantıda talimat alma-üye kazanma' iddiası olduğu belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Bu konu yandaş medya tarafından da kara propaganda malzemesi haline getirilmiş, müvekkillerimizin isimleri-resimleri teşhir edilmiştir. Katıldıkları her eylemi, her toplantıyı, her açıklamayı sakınımsız açıklayan ve sahiplenen müvekkillerimize bu 'sansasyonel olay'ın hangi dijital mecrada, hangi bilgisayarlardan, hangi tarihte, hangi konu çerçevesinde gerçekleştirildiği açıklanmamıştır. Sayısız dijital platformda panel, forum, söyleşi yaptıklarını, başkalarınca yapılanlara katıldıklarını, bu platformlarda insanların GBT'siyle değil, fikirleriyle ilişkili olduklarını defaatle söyleyen ve etkinlik tarihini, içeriğini soran; 'talimat aldılar' sorusuna 'kimden, ne talimatı alındı' sorusunu yönelten müvekkillerimizin karşısına emniyetin ve savcılığın çıkardığı şey yine, itirafçı beyanı olmuştur. Nereden alındığı belli olmayan, soyut bir dijital bulgu iddiası, zayıflığına emin olunmuş olacak ki bir itirafçıyla desteklenerek dosyaya girmiş; yine medya eliyle yürütülen kara propaganda ile desteklenmeye girişilmiştir."

DAYANIŞMA ÇAĞRISI 
"Bu soruşturma devrimcilerin, sosyalistlerin ve anti faşist bütün kesimlerin önümüzdeki süreçte siyasette etkisinin kırılmasına ve hukuki zorbalık ile siyasi hakların bütünüyle gasp edilmesine yöneliktir. Faşizm, işçi sınıfı ve ezilenlere; onların en önündeki öncülerine yönelik saldırıları ile tekelci sermayenin diktatörlüğünü tam manasıyla tahkim etmeye çalışıyor. Hal böyle iken bütün meslektaşlarımızı, müvekkillerimizle dayanışmaya ve onları savunmaya çağırıyoruz."