Gazetecilere dokunmak halkın sesine dokunmaktır
Avrupa Demokrat yazarı Hüseyin Şenol, Dayanışma Yazıları kampanyası kapsamında yazdı.
3 Şubat günü Türkiye'nin birçok kentinde gerçekleştirilen ev ve kurum baskınlarında; sosyalist parti temsilcileri, kadın ve gençlik örgütleri üyeleri, sendikacılar, kültür-sanat emekçileri ve gazeteciler gözaltına alındı. Operasyonun kapsamı ve hedef aldığı kesimler, bunun münferit bir "güvenlik" uygulaması değil; bilinçli bir siyasal tercih olduğunu gösteriyor.
Bu tercih, ifade özgürlüğüne, örgütlenme hakkına ve demokratik siyasete yöneliktir. Ama en başta da basın özgürlüğüne dönüktür.
ETHA İLE DAYANIŞMAYI BÜYÜTECEĞİZ
Gözaltına alınanlar arasında Etkin Haber Ajansı (ETHA) emekçilerinin bulunması tesadüf değildir. ETHA, yıllardır Türkiye'de ve Kürdistan'da görmezden gelineni görünür kılan, sansür duvarlarını zorlayan, seçim süreçlerinde ve bugün içinden geçtiğimiz malum "süreçte" gerçekleri sansürsüz biçimde aktarmaya çalışan bir yayın çizgisi izliyor.
Tam da bu nedenle hedef alınıyor.
ETHA yalnızca bir haber ajansı değildir. O, Türkiye'de ve Kürdistan'da ezilenlerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin sesidir. Aynı zamanda Avrupa'da ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Türkiyeli sosyalistlerin de sesidir. Sürgünde, diasporada, fabrikada, sokakta, üniversitede mücadele edenlerin sesini duyurur.
Gazetecilere yönelik her operasyon, aslında halkın haber alma hakkına yönelmiş bir saldırıdır. Gazeteciyi susturmak, gerçeği karartmak demektir. Bu yüzden ETHA ile dayanışmamız sürecek değil; daha da yükselecektir.
Seçim dönemlerinde olduğu gibi bugün de, sansürsüz yayıncılık yapan ETHA ile dayanışma içindeyiz. Bundan sonra da açık biçimde kaynak göstererek ETHA'dan daha fazla haber ve yorumu paylaşacağız. Gerçeğin üzerini örtmeye çalışanlara karşı, gerçeği daha güçlü dolaşıma sokacağız.
TOPLUMSAL MUHALEFETE GÖZDAĞI
Operasyonların hedef aldığı yapılar; kadın örgütlerinden gençlik derneklerine, sendikalardan ekoloji kurumlarına kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Amaç yalnızca birkaç kişiyi gözaltına almak değil; toplumsal muhalefetin bütününe mesaj vermektir.
Özellikle Rojava'ya yönelik saldırılara karşı dayanışma faaliyetlerinde bulunan, barışı ve halkların kardeşliğini savunan kesimlerin hedef alınması, açık bir gözdağıdır. "Sınır ötesi politikalara itiraz etmeyin, dayanışma göstermeyin, sokağa çıkmayın, haber yapmayın" denmek isteniyor.
Oysa dayanışma suç değildir. Haber yapmak suç değildir. Barışı savunmak suç değildir.
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ HERKES İÇİNDİR
Bugün ETHA hedef alınır, yarın başka bir yayın organı. Bugün bir sosyalist gazeteci gözaltına alınır, yarın farklı bir dünya görüşünden bir muhabir. Basın özgürlüğü parçalı savunulamaz. Ya hep birlikte savunulur ya da birer birer kaybedilir.
Bu nedenle gazetecilerle dayanışma, yalnızca mesleki bir refleks değil; demokratik bir sorumluluktur. Gerçeğin peşinde koşan her kalemle, her mikrofonla, her kamera ile dayanışma içinde olmak zorundayız.
Buradan açıkça ifade ediyoruz: Gözaltına alınan arkadaşlarımızın bir an önce serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz. Demokratik haklarını kullandıkları için kimse kriminalize edilemez.
MÜCADELE SÜRECEK
Gözaltılar, baskılar ve tehditler haklı ve meşru mücadeleleri durduramaz. Tarih bunun sayısız örneğiyle doludur. Baskı arttıkça dayanışma da büyür.
Bizler; emekten, barıştan, eşitlikten ve özgürlükten yana olanlar olarak; demokratik kurumlara ve özellikle basın emekçilerine yönelik bu operasyonları kabul etmiyoruz. Gazetecilere uzanan ellere karşı sözümüzü yükseltmeye devam edeceğiz.
Baskılar bizi yıldıramayacak, yoldaşlarımızı yalnız bırakmayacağız. "Sansüre inat" şiarıyla yayın yapan Avrupa Demokrat Gazetesi olarak, "Gerçeğin peşinde" şiarıyla yoluna devam eden ETHA ile dayanışmamız devam edecek.
Gerçeği yazmaya, paylaşmaya ve çoğaltmaya devam edeceğiz.
Yaşasın halkların dayanışması.
Yaşasın enternasyonal dayanışma.