'Gazi ve Ümraniye acının değil, direnişin sembolüdür'
12 Mart Platformu'ndan Çağdaş Büyükbaş ve Gazi Mahallesi'nden Ali Dursun, Gazi Ayaklanması'nın 31. yıldönümünde ajansımıza konuştu. Gazi Mahallesi halkının katliama direnişle yanıt verdiğini hatırlatan Büyükbaş ve Dursun, bu direnişin bir dönüm noktası olduğunu, direniş sonrasında Aleviliğin inkar edilecek bir kimlik olmaktan çıktığını vurguladılar, "Gazi ve Ümraniye acının değil, direnişin sembolüdür" dediler.
İstanbul’da 12 Mart 1995 gecesi devletin gerçekleştirdiği katliama, halk, devrimcilerin öncülüğünde direnerek yanıt verdi. Bu direniş kısa sürede İstanbul’un birçok yerinden selamlanırken, Ümraniye halkı da direnişe katıldı. Direnişin 31. yıldönümünde 12 Mart Platformu'ndan Çağdaş Büyükbaş ve Gazi Mahallesi'nden Ali Dursun ajansımıza konuştu.

'GAZİ HALKI SÜREKLİ DEVLETİN BASKISI ALTINDAYDI'
12 Mart Platformu'ndan Çağdaş Büyükbaş, Gazi Mahallesi halkının sürekli devletin baskısı altında olduğunu hatırlattı, "Polis baskısı vardı, işkence vardı. Su yoktu, elektrik yoktu. Halk buna karşı sürekli eylemler yapıyordu ve 11 Mart'ı 12 Mart'a bağlayan gece saldırı başladığında halk failin kim olduğunu zaten biliyordu" dedi.
Saldırıya karşı başlayan eylemlerin 15 Mart'a kadar sürdüğünü Büyükbaş, Nurtepe, Okmaydanı, İkitelli, Sarıyer gibi mahallerde de binlerce insanın barikatlarda direndiğini hatırlattı.
Direnişin yayılmasının ve sürmesinin en önemli nedenlerinden birinin devrimcilerin birlikteliği ve örgütlülüğü olduğunu belirten Büyükbaş şunları söyledi: "Devlet, halkın taleplerine sokağa çıkma yasakları ve katliamlarla cevap verdi. Ancak Gazi halkı geri adım atmadı. Devlet Gazi halkının hesap soramayacağını düşündü."
'DİRENİŞ BİR DÖNEMİ SONLANDIRMIŞ OLDU'
"Gazi bir dönemi de sonlandırmış oldu" diyen 12 Mart Platformu'ndan Çağdaş Büyükbaş, direnişin ardından halkın örgütlülüğünün arttığını ve eylemlere katılımlarının güçlendiğini belirtti.
1995'e kadar Gazi'nin yıldönümünde anmaların çok kitlesel geçtiğini ancak 2000'lerin başından itibaren durumun değiştiğini anlatan Çağdaş Büyükbaş, "19 Aralık Katliamı sonrasında bütün devrimciler üzerinde terör estirdi. Mahallelerde de sıkı bir denetim oluşturdu. Kitlesel gözaltılar, tutuklamalar, baskılar artırıldı."
'EN ZOR DÖNEMLERDE SOKAKLARA ÇIKAN YİNE DEVRİMCİLER OLDU'
2005'ten itibaren yeniden eski postane önünden mezarlığa doğru anma yürüyüşlerinin başlamasında devrimcilerin payı olduğunu belirtti ve ekledi: "12 Mart Platformu'nun bu işte emeği çok büyük. Bugün yok sayılsa da bunu özellikle vurgulamak istiyorum. Geçen yıl anıt açılışında 12 Mart Platformu yok sayıldı. Gazi Mahallesi'nde devrimcileri dışlayarak bu işleri yapmak mümkün değildir. En zor zamanlarda hep devrimciler sokaklar çıktı."
Her şeye rağmen 12 Mart Platformu'nun faaliyetlerine devam ettiğini kaydeden Büyükbaş, "Bundan sonra da yerellerde bu direniş anlatmaya devam edeceğiz" dedi. 12 Mart Platformu'ndan Çağdaş Büyükbaş son olarak şunları söyledi:
"Gazi'de bir katliam yaşandı elbette. Ancak Gazi acının değil direnişin sembolüdür" dedi.

'ALEVİLİK İMHA VE İNKAR EDİLECEK BİR KİMLİK OLMAK ÇIKTI'
Gazi Mahallesi'nden Ali Dursun da halkın katliama direnişle cevap verdiğini ve katliamın bir ayaklanmaya dönüştüğünü belirtti ve ekledi: "Bu direniş yalnızca Gazi ile sınırlı kalmamış Türkiye, hatta Avrupa'ya kadar da yayılmıştır. Kazanımları oldu. En büyük kazanımlardan biri Mart 1995'ten Alevilik 12 Mart 1995'ten sonra imha ve inkar edilecek bir kimlik olmaktan çıkarıldı. Bu mücadele sayesinde oldu. Bu mücadelenin asıl sahipleri, bu mahallenin muhalifleridir. Yani devrimcileri, yurtseverleri ve Kürtleridir."
'DİRENİŞ DEVLETİN TÜM BEKLENTİLERİNİ ALTÜST ETTİ'
Yaşanan süreci anlatan Dursun, "Devlet buraya saldırırken, amacı bölüp parçalamaktı. 2 Temmuz 1993 Sivas Katliamı'ndan sonra Alevi kimliğinin daha çok bertaraf edilmesi ya da kabuğuna çekilmesi bekleniyordu. Ancak direniş bu beklentileri altüst etti" dedi.
O zamandan beri 12 Mart'ta anmalarının gerçekleştiğini belirten Dursun, şunları söyledi: "Belirli dönemlerde anmalar sönük geçti, bazen de yaygınlaştı. Ama son 10 yıldır, Gazi Mahallesi'nde 12 Mart Platformu'nun daha aktif bir şekilde dahil olmasıyla birlikte, burada mücadele eden devrimci, demokrat ve yurtsever güçler bu mücadeleyi daha da ileriye taşıdı. Bu yılki yürüyüşümüz katılım bakımından önceki yıllara göre biraz azalmış olabilir ancak faillere işaret etmesi bakımından daha değerli bir anma oldu."