1 Şubat 2026 Pazar

Gazze üzerindeki planlar ve 'Barış Konseyi'

"Barış Konseyi", geçtiğimiz hafta Davos'ta Dünya Ekonomik Forumunda resmi olarak kuruldu ve net bir hiyerarşik yapıya sahip. Trump, kurula ömür boyu başkanlık yapacak ve son kararı verme yetkisine sahip olacak. Onun altında, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Macaristan gibi bir dizi devletin üye olduğu gerçek "Barış Konseyi" bulunuyor.

Gazze, dışarıdan yönetilmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın önerdiği "Barış Konseyi", Gazze'yi çevreleyen kuşatılmış ve büyük ölçüde yok edilmiş bu kıyı bölgesinin "tam yasama, yürütme ve yargı yetkileri"ne sahip olmasını sağlayacak. Ayrıca, bu kurul mevcut yasaları değiştirme ya da iptal etme yetkisine sahip olacak. Bu, ABD hükümetinin hazırladığı ve Drop Site News tarafından 27 Ocak Salı günü yayımlanan bir taslakta ortaya çıkıyor. Taslak, Gazze'deki her türlü faaliyete katılacak kişi veya kurumlar için çok katı şartlar öngörüyor ve bu katılımda Filistin'in meşru çıkarları gözardı ediliyor.

"Barış Konseyi", geçtiğimiz hafta Davos'ta Dünya Ekonomik Forumu'nda resmi olarak kuruldu ve net bir hiyerarşik yapıya sahip. Trump, kurula ömür boyu başkanlık yapacak ve son kararı verme yetkisine sahip olacak. Onun altında, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Macaristan gibi bir dizi devletin üye olduğu gerçek "Barış Konseyi" bulunuyor. Yürütme komitesi dokuz üyeden oluşuyor. Daha önce, eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Trump'ın kayınbiraderi Jared Kushner gibi isimlerin üye olarak belirlendiği bildirilmişti. Sızdırılan belgede, Trump'ın başkanlık şefi Susan Wiles ve Birleşik Arap Emirlikleri hükümetinin danışmanı olan emlak avukatı Martin Edelman'ın da adları yer alıyor. Aynı zamanda, Filistinli teknokratları gerçek karar alma yetkisi olmadan alt seviyelerde görevlendirecek bir Gazze Ulusal Yönetim Komitesi (NCAG) de kurulacak.

Reuters haber ajansının verdiği bilgilere göre; Hamas'ın son talebi, önemli bir çatışma kaynağı olabilir. Hamas, 40 bin memur ve güvenlik görevlisini, bunlar arasında yaklaşık on bin polis de bulunuyor, NCAG'ye entegre etmeyi öneriyor. Hamas, hükümet işlerini bu kurula devretmeye hazır olduğunu belirterek, üyelerini bu komiteyle işbirliği yapmaya çağırdı. Öte yandan, bugün Refah sınır kapısının yeniden açılması planlanıyor, ancak başlangıçta yalnızca yaya geçişlerine izin verilecek ve her iki yönde de geçiş yapılacak. Bu geçişin ön koşulu, Mısır'dan alınacak onay olacak ve ardından İsrail'in iç istihbarat servisi Shin Bet, geçiş yapan kişilerin adlarını kontrol edecek. Gazze'den çıkış, doğrudan İsrail denetimi olmadan gerçekleşecek ve Avrupa Birliği'nin bir misyonu tarafından yönetilecek. Gazze'ye giriş ise tamamen İsrail askeri kontrolüne tabi olacak.

Giriş sayısı konusunda hala bir anlaşmazlık var: Netanyahu, her gün 50 aileye giriş izni verileceğini ve çıkışların sınırsız olacağını belirtirken, Avrupalı diplomatlar İsrail ile Mısır'ın bu konuda hala görüşme halinde olduğunu belirtiyor. İlk olarak, Mısır'da tedavi gören yaralı Filistinliler, aileleriyle birlikte Gazze'ye dönecekler. Refah, Gazze'den İsrail'e gitmeyen tek geçiş noktasıdır. Tel Aviv yönetimi, soykırım sırasında bu geçişi tam kapama ya da kısmi açma şeklinde bir silah ve güç aracı olarak kullandı.

Ekim 2023'teki sivil halkın hedef alındığı savaştan bu yana, Filistin Sağlık Bakanlığının resmi verilerine göre; İsrail askeri tarafından öldürülen 71 bin 667 kişinin cenazesini topladı. Bu sayı, "dolaylı ölümleri" (yani temel yaşam koşullarının yok edilmesi nedeniyle ölen kişiler, örneğin açlık, donma veya tedavi edilebilir hastalıklar nedeniyle) ve enkaz altındaki kayıp kişiler de dahil edilmeden açıklanmıştır. Kaybolan kişilerin sayısının on binden fazla olduğu tahmin ediliyor; ayrıca İsrail'e götürülen cenazeler de sayıya dahil edilmedi.

İsrail askeri, Filistin Sağlık Bakanlığının verilerini nihayet resmi olarak kabul etti. Birçok uluslararası uzman ve STK, özellikle Birleşmiş Milletler, bu verileri zaten güvenilir kabul etmişti ve gerçek ölü sayısına kıyasla daha temkinli olduğunu belirtmişlerdi. Örneğin, Max Planck Enstitüsü tarafından Kasım 2025'te yapılan bir araştırma, doğrudan savaş nedeniyle ölenlerin sayısının yüz binin çok üzerinde olduğunu ortaya koydu. Tel Aviv, şimdiye kadar Filistin Sağlık Bakanlığının verilerini resmi olarak kabul etmeyi reddetmişti; ancak İsrail'in Mekomit dergisi, Ocak 2024'te, ülkenin istihbarat servislerinin, Filistin Sağlık Bakanlığının verilerini genellikle "güvenilir" bulduğunu ve bu verileri iç brifinglerde ve analizlerde kullandığını bildirmişti.