14 Mart 2026 Cumartesi

Hormon Hakkım Kolektifi: Haklarımızdan vazgeçmiyoruz

Birçok kentte ortak basın açıklaması gerçekleştiren Hormon Hakkım Kolektifi, "Transların sağlık ve yaşam hakkının nefret politikalarıyla gasp edilmesine izin vermeyeceğiz" dedi.

Yakın zamanda transların hormona erişim sürecinde yaşadığı zorluklara ve sağlık hizmetlerine erişimde karşılaşılan ayrımcı uygulamalara dikkat çekmek amacıyla kurulan Hormon Hakkım Kolektifi bugün birçok kentte basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklama metnini 158 kurum imzaladı.

Ankara'daki açıklama, İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube'de yapıldı. Basın açıklamasının ardından aktivistler "Hormon hakkımız, söke söke alırız" sloganı attı. İstanbul'da ise İHD İstanbul Şubesi'nde gerçekleşen açıklamaya birçok kişi katıldı. Açıklamanın yapıldığı salona "Hormon haktır. Transların sağlık hakkının gaspına izin vermiyoruz" pankartı asıldı.

Okunan ortak basın açıklamasında şu ifadeler yer aldı: "20 Kasım 2024'ten bu yana Türkiye'de transların hormona erişimini hedef alan sistematik bir kısıtlama sürecine tanıklık ediyoruz. Önce erişimi zorlaştıran idari düzenlemelerle başlayan bu süreç, bugün geldiğimiz noktada hormon ilaçlarına erişimin fiilen engellenmesine kadar ilerledi."

'YAŞAMLARIMIZ ÜZERİNDE POLİTİK BİR DENETİM'
Açıklamada, transların hormona erişimin engellenmesinin transların yaşamı üzerinde kurulan politik bir denetim olduğuna dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi: "Hormon erişiminin zorlaştırılmasının ardından, 30 Ocak 2025'te Sağlık Bakanlığı bu kez yeni bir mekanizma duyurdu: 'Cinsiyet Değişikliği Denetim ve Değerlendirme Bilimsel Komisyonu.' Bu kapsamda bazı illerde müfettişler görevlendirildi ve transların sürecini yürüten hastanelerin uygulamaları incelemeye alındı.

'TRANSLARIN NEDENİ AİLE POLİTİKALARININ NESNESİ DEĞİLDİR'
"Haziran 2025'te Sağlık Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği bir yazıyla hormon ilaçlarına 21 yaş altı için fiili yasak getirdi. Oysa Türk Medeni Kanunu'na göre transların sürecine başlama yaşı 18'dir. Kanunda açıkça tanınmış bir hak, tek bir idari yazıyla fiilen ortadan kaldırıldı. 2025 yılının 'Aile Yılı' ilan edilmesiyle birlikte yürütülen politik söylem, LGBTİ+'ların varlığını aile kurumuna yönelik bir tehdit olarak sunmaya başladı. Açıkça ifade ediyoruz: Transların bedeni aile politikalarının nesnesi değildir."

'HORMON FİİLİ OLARAK YASAKLANDI'
Hiçbir bilgi ve gerekçe sunmadan hormona fiili bir yasaklama getirildiği ifade edilen açıklamada, "Hastane sistemlerinde F64 tanı kodu kullanılarak hormon reçetesi yazılamadığı ortaya çıkmıştır. Doktorlar sistemde takip ettikleri translara hormon reçete edememektedir. Transların fiziksel ve mental sağlığını korumak için kullandıkları hormonların yasaklanması translara uygulanan açık bir şiddettir" denildi.
Geçtiğimiz haftalarda yaş kısıtlamasıyla bir süredir kullandığı hormona artık erişemeyen, hastanedeki sürecin durdurulmasıyla sağlık hizmetinden yoksun bırakılan genç trans kadın Zeynep'in intihara sürüklenerek yaşamını yitirmesinin nefret politikasının bir sonucu olduğuna dikkat çekildi.

'HORMON HAKTIR'
Açıklamada son olarak şu ifadelere yer verildi: "Transların sağlık ve yaşam hakkının nefret politikalarıyla gasp edilmesine izin vermeyeceğiz. Hormon haktır. Ve biz bu hakkımızı geri alana kadar mücadeleye devam edeceğiz. Yaşamlarımızı kısıtlamanıza, bedenlerimizi denetim altına almanıza ve haklarımızı gasp etmenize izin vermeyeceğiz."