İran'a Saldırı ve Orta Doğu'daki Yangın: Küresel direniş inşası çağrısı
MLPD tarafından düzenlenen "İran'a Saldırı ve Orta Doğu'da Yangın" etkinliğinde birçok ülke temsilcisi yer aldı. Etkinlikte, "Bu dünyada yeni bir küresel direniş inşa etmeliyiz" mesajı öne çıktı.
25 Mart 2026 tarihinde Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde Almanya Marksist Leninist Parti (MLPD) tarafından düzenlenen "İran'a Saldırı ve Orta Doğu'da Yangın" etkinliğinde, dünya çapında yükselen savaş tehlikesine karşı güçlü bir antiemperyalist ve antifaşist barış hareketinin gerekliliğine dair tartışmalar yürütüldü. Etkinlikte, İran, Rojhilat, Filistin, Türkiye ve Almanya'dan katılan temsilciler, İran'daki mevcut durumu ve bölgedeki potansiyel savaş tehlikelerini ele alan tartışmalar yürüttü.
'SAVAŞ EMPERYALİST ÇIKARLAR İÇİN'
MLPD Başkanı Gabi Fechtner, Orta Doğu'da 19 ülkenin dahil olduğu bir savaşın gerçekleştiğini belirterek, bu çatışmanın sadece İran'la sınırlı olmadığını, küresel bir kriz haline gelebileceğini vurguladı. Fechtner şunları söyledi: "Bir dünya savaşına gidiş, nükleer bir savaş anlamına gelir. Almanya, bu savaşın bir aktörü haline geliyor. Almanya hükümetinin savaşın bir parçası olmasına karşı güçlü bir duruş sergilemeliyiz."
Fechtner, savaşın yalnızca emperyalist güçlerin çıkarlarını korumak amacıyla yürütüldüğünü belirterek, "Faşist savaş stratejileri açıkça sergileniyor. ABD Savunma Bakanı'nın açıklamaları ve İsrail'in Gazze'deki soykırım politikası, bu savaşın amacını net bir şekilde ortaya koyuyor" dedi.
'KÜRESEL DİRENİŞ İNŞA ETMELİYİZ'
İran Komünist Partisi Komala temsilcisi Vurya Ahmadi, Komala'nın Rojhilat bölgesindeki etkilerine de değinerek, şunları söyledi: "İran'da yasak olmasına rağmen önemli bir rol oynayan partiler var; işçi ve kadın hareketleri de büyük etkiye sahip. Kürdistan'da ise yedi parti bulunuyor ve Komala bunlardan biri; hepsi silahlı ve Kürt bölgelerinde siyasi olarak etkili. Son genel grevlerde yaklaşık 20 milyon kişi katıldı, Kürt bölgelerinin çoğu sürece dahil oldu."
Ahmadi, İran'daki mevcut durumu ve dış müdahaleleri değerlendirerek, "Bu dünyada yeni bir hareket başlatmalıyız. Bizim için önemli olan, bu küresel direnişi nasıl inşa edeceğimiz ve hangi çizgide duracağımızdır. Bunu başarmak, sadece İran için değil, tüm halklar için büyük bir anlam taşıyacak" diye konuştu.
'İRAN HALKI EMPERYALİSTLERE KARŞI DİRENİŞTE'
İranlı muhalif Hussein, ABD ve İsrail'in Orta Doğu'daki askeri müdahalelerinin, bölgedeki halkları hedef aldığını belirtti. Hussein, "ABD ve İsrail, 'özgürlük' ve 'demokrasi' söylemleriyle bölgedeki halkları yok ediyor. Okullar, hastaneler, camiler ve sivil yapılar hedef alınıyor. ABD'nin saldırıları, tüm bölgenin geleceğini tehdit ediyor. İran halkı, tüm küresel emperyalistlere karşı birleşmiş bir direniş sergiliyor" dedi.
'KADINLAR DİRENİŞİN EN ÖN SAFINDA'
Dünya Kadın Hareketi temsilcilerinden Zaman Mahsudi, savaştn en büyük zararı görenlerin kadınlar olduğunu ifade etti. Mahsudi şöyle devam etti: "Amerika'nın müdahaleleri milyonlarca masum insanın ölümüne neden oldu. Kadınlar bu savaşlara karşı duruyor ve direnişin en ön safında yer alıyor."
'SOYKIRIMA KARŞI DİRENİŞ'
Filistinli aktivist Hassem Khassem, İsrail'in Filistin halkına karşı uyguladığı soykırıma karşı direnişin önemini vurguladı. Khassem, " ABD ve İsrail, bölgedeki egemenliklerini sürdürmek için halkları yok etmeye devam ediyor. Filistin halkının özgürlüğü, sadece Filistin için değil, tüm Orta Doğu halkları için büyük bir anlam taşıyor" dedi.
'İRAN HALKININ YANINDA OLMALIYIZ'
ATİK Eşbaşkanı Süleyman Gürcan, "Her gün yeni bir saldırı ile karşılaşıyoruz. Filistin'deki soykırım devam ediyor, Gazze yerle bir edildi, bu saldırılar halen sürüyor. Bugün Lübnan, İran'ı desteklediği için saldırıya uğruyor" dedi.
Gürcan, ABD'nin saldırılarına karşı halkların birleşmesi ve bu saldırılara karşı güçlü bir direniş gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi: "ABD'nin maskeleri düştü. Bu, yalnızca İran'a değil, tüm dünyaya karşı bir saldırıdır. Bu, 3. Dünya Savaşı'na giden tehlikeli bir adım. Biz, İran halkının yanında olmalı ve bu savaşı durdurmalıyız."
'SAVAŞ EKONOMİSİ İŞÇİLER İÇİN TEHDİT'
Ford işçisi ve IG Metall sendika temsilcisi Niko Held, Ford'un Köln'deki fabrikasında yaşanan iş gücü kayıplarına ve savaş ekonomisinin işçileri nasıl etkilediğine değindi."Savaş ekonomisine geçiş, işçilerin yaşam koşullarını zorlaştırıyor. İş güvencesi ve çalışma saatleri konusunda ciddi tehditlerle karşı karşıyayız. Rüstungs endüstrisi, işçilerin hayallerini ve çocuklarını savaşlara kurban etmeye çalışıyor. Buna karşı durmalıyız," diyerek işçilerin ve sendikaların savaşa karşı tavır alması gerektiğini vurguladı.
'ABD SALDIRISI HALKLARIN DİRENCİNİ KIRMAYA YÖNELİK'
BirKar adına Mustafa Aslan, ABD'nin Orta Doğu'daki egemenlik kurma çabalarını ve bunun bölge halkları üzerindeki etkilerini ele aldı. Aslan, "ABD'nin Orta Doğu'daki müdahalesi, bölgedeki halkların direncini kırmaya yönelikti. Ancak bu direniş, kapitalist dünya sisteminin çöküşünü hızlandıran önemli bir güç oldu" dedi.
Etkinlik, Fars direniş şarkıları dinletisi ve serbest tartışma bölümüyle son buldu.