3 Mart 2026 Salı

İran'a yönelik saldırılara karşı tepkiler sürüyor

İran'a yönelik saldırılara karşı Urfa ve Diyarbakır'da yapılan açıklamalarda, "Çözüm; halkların eşit, özgür yaşayabildiği bir toplumsal sistemin inşasındadır" denildi.

İran'da yönelik ABD emperyalizminin ve işgal devleti İsrail'in saldırılarına karşı tepkiler devam ediyor. Urfa'da ve Diyarbakır'da yapılan açıklamalarda çözümün halkların mücadelesinde olduğu vurgulandı.

URFA
Urfa Emek ve Demokrasi Platformu, "Savaşa karşı barışı ve yaşamı savunuyoruz" şiarıyla Novada Park AVM önünde basın açıklaması yaptı. Basın metnini İnsan Hakları Derneği (İHD) Urfa Şubesi Eşbaşkanı Songül Arpa okudu.

Saldırılarda sivil yerleşim yerlerinin hedef alındığını ifade eden Arpa, "Bu saldırıların amacı yeni ve demokratik bir rejim inşası değildir. Aksine itaatkar yeni otoriter rejimler inşa etmektir. Suriye'de yaşananlar bunun en güncel örneğidir. Hiç şüphesiz savaşlarda ve çatışmalarda en çok zarar görenler, korumasız ve kırılgan grupların başında gelen çocuklar, kadınlar ve sivil insanlardır" dedi.

'ÇOCUKLARA SALDIRI SAVAŞ SUÇUDUR'
İran'da çocuklara, kadınlara ve sivil altyapıya yönelik gerçekleştirilen saldırıları 'savaş suçu' olarak değerlendirdiklerini ifade eden Arpa, şunları söyledi: "İran rejimin insan hakları sicilinin ne kadar kabarık olduğunu ve kendi halklarına karşı işlediği suçların farkındayız. Ancak bugüne kadar emperyal müdahalelerle demokratik bir rejim inşası da gerçekleşmemiştir. Çünkü bu müdahalelerin odağında halkların demokrasi ve özgürlük talebi değil, emperyal çıkarlar yer almaktadır."

DİYARBAKIR
Diyarbakır Emek ve Demokrasi Platformu, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin Eğitim-Sen 1 No'lu Şube'sinde basın toplantısı düzenledi.

Açıklama yapan Sebahat Sever, ABD ve İsrail saldırılarının halklara barış ve güvenlik değil; yoksulluk, istikrarsızlık ve ölüm getirdiğini ifade etti. Sever, "Savaş politikaları en ağır bedeli sivillere ödetmektedir. Bombardımanlar, yaptırımlar ve silahlanma yarışı; çocukların, kadınların, emekçilerin yaşam hakkını tehdit etmektedir. Aynı zamanda ekolojik yıkımı hızlandırmakta; su kaynaklarını, tarım alanlarını ve yaşam alanlarını geri dönülmez biçimde tahrip etmektedir" dedi.

'ÇÖZÜM HALKLARIN EŞİT YAŞAMININ İNŞASINDA'
Sever, emperyalizme, militarizme ve otoriterliğe karşı tutum almaya devam edeceklerini belirterek şunları söyledi: "Ortadoğu'nun gerçek ve kalıcı çözümü ne emperyalist müdahalelerde ne de tekçi, otoriter rejimlerin baskı politikalarındadır. Çözüm; halkların eşit, özgür ve demokratik bir düzen içinde bir arada yaşayabildiği, inanç ve kimliklerin güvence altına alındığı, kadınların ve emekçilerin haklarının tanındığı bir toplumsal sistemin inşasındadır."