1 Şubat 2026 Pazar

İstanbul'da yüzler 'Rojava'yı hep savunacağız' dedi

1 Şubat Rojava ile Dayanışma Günü için yapılan yürüyüşte Rojava Devriminin kazanımlarını savunmanın tarihsel bir sorumluluk olduğu vurgulanarak, "IŞİD ve HTŞ çeteleri eliyle yürütülen bu sürecin hedefinde Rojava şahsında halkların demokrasi ve özgürlük talebi yer alıyor" denildi.

HTŞ ve DAİŞ çetelerinin saldırılarına karşı direnen Rojava'yla dayanışmak için 1 Şubat Rojava ile Dayanışma Günü kapsamında Kadıköy'de eylem gerçekleştirildi. DEM Parti Kadıköy ilçe binası önünde toplanan yüzlerce kişi "Demokratik ulus ruhuyla 1 Şubat Rojava ile Dayanışma Gününü selamlıyoruz" pankartıyla Halitağa Caddesi boyunca yürüyüş gerçekleştirdi. Eylemde "Jin, jiyan, azadî", "Biji berxwedana Rojava", "Rojava'da düşene, dövüşene bin selam" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından açıklama gerçekleştirildi.

Açıklamada ilk sözü DEM Parti İl Eşbaşkanı Arife Çınar aldı. Çınar, devrimle beraber Rojava topraklarında yeni bir sistem inşa edildiğini ifade ederek, "Demokratik ulus kadın devrimiydi, Kürt halkının kendi kimliğiyle özgür bir şekilde yaşaması demekti. Kendi iradesiyle, kendini yönetmesi demekti. Bugün bu sisteme karşı HTŞ-IŞİD zihniyeti, egemen güçler Türkiye devleti tarafından bir saldırı gerçekleşiyor. Orada HTŞ-IŞİD zihniyetini hakim kılmak; halkları, kadınları, inançları yok saymak demek. Kürt halkı 6 Ocak'tan beri tüm dünya ülkelerinde, Kürdistan'ın 4 parçasında enternasyonalist güçlerle özgürlük alanını korumak için nöbet tuttular" diye konuştu.

'YAŞASIN HALKLARIN BİRLEŞİK MÜCADELESİ'
Ardından HDK İstanbul Eş Sözcüsü Didem Yılmaz, "Direnen halkların yanında olanlar dün nasıl Gazze'de katledilen çocukların yaşam hakkını savunduysak, bugün de Rojava'da çocukların yaşam hakkını savunacağız. Çatılardan atılan kadınların sesi olmak bizlerin boynunun borcudur. Yaşasın halkların birleşik mücadelesi" dedi.

'ROJAVA'YI SAVUNUYORUZ, SAVUNACAĞIZ'
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, "Rojava kalbimizdir, zihnimizdir, tarihimizdir. Rojava özgürlüğün direnişinin tarihidir. Bugün Rojava'da kazanırsak, Kürtlerin haklarını korunup kabul edilirse Ortadoğu kazanır. Hiç kimse üstün ve alçak değildir. Biz yeni bir yaşam yaratmak istiyoruz. Sadece Kürt halkı değil, bir yandan Kürt ittifakı bir yandan halkaların ittifakı önemlidir. Haklarımıza elini uzatan, kadın özgürlüğüne elini uzatanlar kazanamayacak. Biz kimsenin saç örgülerimize el uzatmasına izin vermeyiz. Çünkü Rojava Devrimi, kadın devrimidir. Rojava Devrimi farklılığı, halkların ittifakını savunuyor. Bugün Rojava'yı savunuyoruz. Hep savunacağız" ifadelerini kullandı.

'ROJAVA ŞAHSINDA HALKLARIN ÖZGÜRLÜK TALEBİNE SALDIRI'
Konuşmaların ardından basın metnini Nurten Karagöz okudu. Karagöz, Rojava Devriminin kazanımlarını savunmanın yalnızca dayanışma görevi değil tarihsel bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek "19 Temmuz 2012 tarihinde atılan tohumlar, bugün 1 Şubat'ın küresel dayanışma ruhuyla birleşerek, merkeziyetçi ve iktidarcı sistemlere karşı demokratik bir alternatifin mümkün olduğunu ortaya koymuştur. Kadın öncülüğünde gelişen bu devrim, statüsüzlüğe mahkum edilmek istenen bir halkın kendi öz gücüyle var oluşunun ifadesi olduğu kadar, kadın özgürlükçü paradigmanın toplumsallaştığı bir aydınlanma sürecidir. Rojava'da somutlaşan bu deneyim, parçalanmışlığa karşı demokratik ulusal birliğin önemini ve gerekliliğini de en açık biçimde göstermektedir. Kuşkusuz; insanlık düşmanı IŞİD ve HTŞ çeteler eliyle yürütülen bu sürecin hedefinde ise, Rojava şahsında halkların demokrasi ve özgürlük talebi, özellikle de Kürt halkının statü arayışı yer alıyor" dedi.

Karagöz, şu şekilde devam etti: "Unutmamak gerekir ki; Kürt halkının ve bölge halklarının geleceği, yapay sınırlarla birbirinden koparılmak istenen toplumların, demokratik ulus zemininde ortak bir ruhla buluşmasından geçmektedir. Demokratik ulusal birlik, bu açıdan yalnızca bir hedef değil, aynı zamanda tarihsel bir zorunluluktur. Bizler; demokratik ulusal birlik ruhuyla, sömürgeci siyasetin dayattığı yapay sınırları aşarak halkların bir arada, özgür ve eşit yaşam iradesini savunan bu onurlu direnişi selamlıyor; tüm demokrasi güçlerini bu evrensel mirası korumaya ve büyütmeye çağırıyoruz."