13 Mart 2026 Cuma

İzmir Barosu: Michael Adufu'ya ne oldu?

İzmir Barosu, Afrikalı mülteci Micheal Adufu'nunn ölümüne ilişkin yaptığı açıklamada etkin bir soruşturma talebinde bulunarak, "Bu ülkenin yeni Adufular ülkesi olmaması için tüm gücümüzle çalışacağız" dedi.

İzmir Barosu, Harmandalı Geri Gönderme Merkezi'nde 8 ay tutulup buradan çıktından sonra yaşamını yitiren Afrikalı mülteci Micheal Adufu için baroda basın toplantısı düzenledi.

Basın metnini okuyan İzmir Barosu Başkanı Sefa Yılmaz, yürüyecek durumda dahi olmayan ve siyah çöp poşeti giydirilen Michael Adufu'nun o haldeyken tutuklandığına dikkat çekerek, "Baromuzun yaşananlara karşı İzmir T Tipi Kapalı İnfaz Kurumu'na giderek aldığı bilgide Adufu'nun ceza infaz kurumuna getirildiğinde bilincinin kapalı olduğu, bu nedenle cezaevine girişi hiç yapılmadan derhal ambulans çağrılarak İzmir Şehir Hastanesi'ne sevk edildiği bildirilmişti" dedi.

Yılmaz şöyle devam etti: "Bilinci kapalı olarak 8 Mayıs 2025 tarihinde İzmir Şehir Hastanesi'ne götürülen Adufu hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Mayıs 2025 tarihinde sağlık sorunları sebebiyle tahliye talep etmiş ve Adufu hakkında tahliye kararı verilmiş, bilinci kapalı vaziyette tedavi gören Adufu'ya tüberküloza bağlı beyin enfeksiyonu tanısı konulmuş, Michael Adufu'nun beyin ölümü 21 Mayıs 2025 tarihinde gerçekleşmiş, 23 Mayıs 2025 tarihinde ise Michael Adufu yaşamını yitirmişti."

'2 GÜN BOYUNCA TEDAVİ BEKLEDİ'
Titiz bir soruşturma ile gerçeklerin ortaya çıkabileceği söyleyen Yılmaz, "2 gün boyunca tedavi bekleyen Adufu'yu mala zarar verdiği iddiasıyla şikayet edip gözaltına alınmasına sebep olan doktor aynı zamanda gözaltı çıkışında Adufu'yu muayene edip 'Herhangi bir sağlık problemine rastlamamıştır' şeklindeki raporu neye dayanarak vermiştir? Yine aynı soruşturma dosyasında Kantar Polis Merkezi Amirliği'nde sorulan hiçbir soruya cevap veremeyecek halde bulunan Michael Adufu'nun 'İfade vermek istemediği ve susma hakkını kullandığı' tutanaklara geçmiştir. Bu tutanak nasıl tutulabilmiştir?" diye konuştu.

KOVUŞTURMAYA YER YOKTUR KARARI
Yılmaz, "Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı tüm yasal yolları kullanacağımızı bildirir, bu ülkenin yeni Adufular ülkesi olmaması için tüm gücümüzle çalışacağımızı bir kez daha duyururuz" diyerek şu soruları sıraladı:
"-Tıbbi destek almak için sağlık kuruluşuna başvuran Adufu etkin bir sağlık hizmetinden yaralanabildi mi?

-Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi'ne tedavi olmak için 5 Mayıs günü başvurup 8 Mayıs günü tüberküloza bağlı beyin enfeksiyonu sebebiyle bilinci kapanan ve neticesinde yaşamını yitiren Adufu'ya hangi sağlık işlemleri yapılmıştır?

-Hastane odasından gözaltına, gözaltından adliyeye, adliyeden cezaevine gönderilen Adufu talep ettiği sağlık hizmetinden yararlansaydı ölmeyebilir miydi?

-Michael Adufu'nun polis merkezinde ve adliyede bulunduğu süre boyunca siyah poşet içinde olmasıyla ilgili kolluk görevlileriyle ilgili herhangi bir adli ve idari işlem başlatıldı mı? İşkence suçunu işleyen kolluk görevlileri açığa alındı mı?

-Aynı gün içinde bilinci bir daha açılmamak üzere kapanan Adufu'nun, sağlıklı tepki verememesine ve oturamamasına rağmen ifadesini alan, bu ifadeye dayanarak mala zarar verme suçlamasıyla tutuklama talebiyle sevk eden Cumhuriyet Savcısı ve müdafinin sağlık kuruluşuna sevk edilmesi talebine rağmen bu şartlar altında sorgu yapıp hakkında tutuklama kararı veren Sulh Ceza Hakimi hakkında herhangi bir adli ve idari işlem başlatıldı mı?

-Anılan Cumhuriyet Savcısı ve Sulh Ceza Hakimi görevine devam etmekte mi?"