Kentlerde 'Rojava için ayağa kalk' çağrısı
Çok sayıda kentte gerçekleşen eylemlerde Rojava'ya yönelik saldırılara tepki gösterdi. QSD'yi sahiplenen halklar, uluslararası güçlere sorumluluk alma çağrısı yaptı.
Rojava'ya dönük saldırılara karşı dayanışma eylemleri sürüyor. Van, Muş, Adana ve Urfa'da sokağa çıkanlar Türk devletinin desteklediği cihatçı faşist HTŞ çetelerinin saldırılarına tepki gösterdi.
VAN
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde Kurtuluş Parkında toplanan binler, "Xwedî derketina Rojava xwedî derketina mirovahiyê ye, Rojava xeta me ya sore, em rê nadin dagirkerî" pankartıyla yürüdü. Yürüyüşte gençler, "Li ser şopa Denîzan îmana me berxwedan" pankartını açarken, "Direniş alanlarında çetelere geçit yok" dövizleri taşındı. Yürüyüşte sıklıkla, "Bijî berxwedana Rojava", "Kürdistan faşizme mezar olacak", "Bijî berxwedana QSD'ê" sloganları atıldı. Yaklaşık 3 kilometrelik yolu kar yağışı altında yürüyen binler Beşyol Meydanına ulaştı.

ULUSLARARASI GÜÇLERE TEPKİ
Kürtlerin bulunduğu her yerde Rojava kazanımlarına sahip çıkması gerektiğini belirten DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, "Biliyorsunuz ki Rojava direnişiyle altın harfler yazdı. Tüm halkların, dinlerin ve inançların bir arada yaşayabileceğini gösterdi. Ama HTŞ zihniyeti tek din, tek millet, tek bayrak altında hareket etti. Şexmeqsûd'a ve Eşrefiyê mahallelerine yapılan saldırı sadece iki mahalleye yönelik değildi, bu saldırı tüm halklara, Kürt halkına yönelikti. Bu zihniyeti kimin desteklediğini biliyoruz, Türk devleti bu zihniyeti destekliyor, ulus devlet zihniyeti bu çeteleri destekliyor. Biz Kürtler nerede olursak olalım, ister Rojhilat, ister Bakur, ister Başûr, ister Rojava olalım, IŞİD zihniyetinin ve bu çetelerin destekçilerinin Kürt halkının varlığını yok etmesine izin vermeyeceğiz. Bugün Kürt halkının birlik günüdür. Nerede bir yurtsever Kürt, şerefli Kürt, onurlu Kürt varsa kazanımları için ayağa kalkmalıdır" diye konuştu.
'İŞİD'İ DEĞİL HALKLARI KORUYUN'
Halkların Kobanê ruhuyla tekrardan bu direnişe sahip çıkacağının vurgusunu yapan Sayiğit, "Tıpkı 2014'te Kobanê ruhuyla Rojava'yı korumak için halkın sokağa dökülmesi gibi, bugün de halk aynı ruhla Rojava'yı korumak için sokağa dökülecek. Kürt halkı bu saldırılara karşı birleşti. Her yerde halk bu saldırılara karşı çıktı. Bugün sadece söz ve eylemlerle değil, diplomatik ilişkilerimizi de güçlendireceğiz. Uluslararası güçlere çağrıda bulunuyoruz; İŞİD'i değil halkları koruyun, halkları destekleyin. Burada Kürt halkı da çağrıda bulunuyoruz; birliğinizi güçlendirin ve kazanımları için ayağa kalkın" çağrısında bulundu.
'BİZ KÜRDÜZ, KÜRDİSTANLIYIZ'
Sayyiğit, şunları söyledi: "Kürtlere, Kürt haklarına, Kürt diline ve Kürt kimliğine yönelik herhangi bir saldırı, bizim için bir direniş kaynağı olacaktır. Kobanê'nin ruhuyla her yerde sokaklara dökülecek ve halkımız için ayağa kalkacağız. Biz Kürdüz, Kürdistanlıyız. Her zaman kardeşlerimizin yanında olacağız."
Basın açıklaması atılan slogan ve zılgıtlarla son buldu.
MUŞ
Muş Demokratik Kurumlar Platformu, Halep ve Kuzey ve Doğu Suriye'ye dönük saldırıları protesto etmek amacıyla yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Yeşilyurt Kavşağında bir araya gelen kitleye siyasi parti ve demokratik kurum temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Kavşak önünde bir araya gelen kitle, Kürtçe ve Türkçe, "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınamaz", "Rojava xeta me ya sor e", "Rojava Rojhilat e Kurdistan yek welate" pankartlarını açtı. Yeşilce Mahallesine yapılan yürüyüşte "Kürt halkı uyuma onuruna sahip çık", "Rojava rûmeta me ye" sloganları atıldı.
'AÇIK BİR İMHA POLİTİKASIDIR'
Yeşilce Mahallesi girişi önüne alkış ve sloganlarla gelen kitle burada basın açıklaması gerçekleştirdi. Söz alan Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Muş İl Eşbaşkanı Umut Yılmaz, "Türkiye'ye ve kamuoyuna açık çağrı yapıyoruz. Gerçekleştirilmek istenen bu açık imha politikasına karşı ses getirin. Yaşanan açıkça savaş suçudur. Sivillere açıkça saldırıdır. Rojava'da insanlarımızın katledilmesine asla müsaade etmeyeceğiz" dedi.
Açıklama alkış ve sloganlarla sona erdi.
ADANA
Adana Alevi Platformu, Suriye'de yaşanan katliamlara ilişkin Selman-ı Pak Kültür Merkezi önünde basın açıklaması yaptı. Basın metnini okuyan Adana Alevi Platformu Dönem Sözcüsü Cemal Yağmur, AKP Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta'nın, "Suriye'de Müslümanlar katledilirken 13 yıl sessiz kalanlar, şimdi Aleviler öldürülüyor diye ortalığı ayağa kaldırıyor" sözlerine tepki göstererek, bu ifadelerin, HTŞ ve DAİŞ gibi cihatçı örgütlerin işlediği suçları örtbas etmeye yönelik olduğunu belirtti.
.jpeg&cache=31536000)
Yağmur, taleplerini şöyle sıraladı: "Eşit yurttaşlık ve inanç özgürlüğünün eksiksiz tanınması, Suriye'de Alevilere yönelik katliamların derhal durdurulması, Halep'te Kürt halkına yönelik saldırıların sona erdirilmesi, Suriye'deki tüm azınlık halkların yaşam haklarının güvence altına alınması, Türkiye'nin Suriye'de selefi ve cihatçı gruplara verdiği desteğin son bulması, demokratik, çoğulcu ve onurlu bir barışın inşa edilmesi."
URFA
Urfa Demokratik Kurumlar Platformu, "Rojava halkı yalnız değildir" şiarıyla Suruç ilçesinden Kobanê sınırına yürüdü. Yürüyüşe, Mehmet Öcalan, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan katıldı.
İlçe merkezinde bulunan Cumhuriyet Meydanında bir araya gelen kitle, "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir teslim alınamaz " pankartı açarak yürüyüş düzenledi. Aligor Caddesinde yürüyen kitle, "Bê Serok jiyan nabe", "Evder Kurdistan e ciyê egîda ne", "Bijî berxwedana Rojava", "Bijî Serok Apo", "Bijî berxwedana QSD'ê", "Jin, jiyan azadî" ve "Şehîd namirin" sloganları attı. DEM Parti ilçe binası önüne gelen kitle, burada açıklama gerçekleştirdi.
Söz alan İnsan ve Özgürlük Partisi (PİA) Genel Başkanı Ahmet Kaya, "Tarihi direnişle yazan halka merhaba. 15 yıl önce Suriye'de iç savaş başladı. O savaşı başlatanların gayesi sözde antidemokratik Baas rejimini gönderip demokratik rejim inşa etmekti. Türkiye'de o rejime destek verdi. Yüzbinlerce insanın ölümünden sonra gelinen aşamada bugünlerde inşa edilmeye çalışılan rejim o günkünden daha mı demokrat? Baas rejimini aratan eylemleri hangi saiklerle destekliyorsunuz? Sırf Kürtler orada bir şey sahibi olmasın diye destekliyorsunuz. Nemrut oraya gelse yine onu destekleyecekler" dedi.
'KÜRT HALKI KAZANANA KADAR AYAKTA OLACAĞIZ'
DBP Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır, "Kürdistan'da ve bütün dünya ayakta, bizleri ayağa kaldıran Halep'teki saldırılardır. Duygularımız ayaklandıran 2 mahalleydi, Ziyad Halep'ti. Bizleri ayağa kaldıran, Kürt kadınları ve gençleriydi. Bugün bütün Kürdistan onların izinde ayakta. Ziyad Halep, şehadete giderken halkından özür diledi. Bizde ondan özür diliyoruz. Bizim özür dilememiz mücadelemiz olacak. Kürt halkı mücadelesini kazanana kadar halkımız ayakta olacak" dedi.
DAİŞ zihniyetinin kravatlarıyla Kuzey ve Doğu Suriye'nin statüsünü yok etmek istediğini ifade eden Bayındır, "Buna güçleri olmadığı için her gün Ankara'dan onlara destek açıklamaları var. HTŞ'ye destek açıklamaları yapıyorlar. Şunu çok iyi bilsinler ki; Kürdistan halkı bu kirli zihniyete izin vermeyecek. Kürt halkı, Kürdistan coğrafyası bu kirli zihniyete mezar yapacak" ifadelerini kullandı.
'SÜRECİ BOZMAK İSTEYENLER BUGÜN ROJAVA'DA ORTAYA ÇIKTI'
Halep'e saldıranların bununla yetinmediğine dikkat çeken Bayındır, "Şimdi Dêr Hafir, Tîşrîn gidiyorlar. Kürtleri Fırat'ın doğusuna çekmeye çalışıyorlar. Fakat Kürtler bütün coğrafyasında özgür bir şekilde yaşayacak. Türkiye'de bu sürece karşı olanlar var. Onlar Halep'te, Tîşrîn'de, Dêr Hafir'daki saldırılarda ortaya çıktılar. Her gün televizyonlarda destek açıklaması yapıyorlar. Geçmişte birçok süreç oldu, bu süreçler TSK tarafından bozuldu. Bugünde Savunma Bakanlığı, MİT ve Dışişleri bakanları tarafından süreci bozmaya çalışıyorlar. HTŞ'nin kardeşi oldukların söylüyorlar. Bizde Suruç'tan söylüyoruz; QSD'de bizim kardeşimizdir, onlarla birlikteyiz" ifadelerini kullandı.
'HERKES AYAĞA KALKSIN'
Kürt halkına yönelik saldırı yapanlar 60 milyon Kürdün öfkesini üzerine çektiğini kaydeden Bayındır, "Bunun için aklınızı başınıza alın ve Kürt düşmanlığı yapmayın. Kürtler barış için elini uzatmış. HTŞ'nin zaferini isteyenler Kobanê'ye baksınlar. HTŞ zihniyeti, bütün Ortadoğu'nun başına beladır. Bunun için bu saldırılar bitene kadar sokaklarda, meydanlarda olacağız. Kimse, evinizde oturun demesin. Halep'teki katliama karşı kimse otursun demesin. Asla oturmayacağız. Kürt halkına çağrımdır; Bu mesele Kürdistani meseledir. Rojava'daki kazanımları almak istiyorlar. Bugün Halep'te, Dêr Hafir'da olan saldırılar, Pîrsûs üzerine saldırıdır, Mahabad, Hewlêr, Silêmanîyê üzerine bir saldırıdır. Rojava bugün katliamla yüz yüze. Herkes ayağa kalksın" diye belirtti.
'100 YILLIK İNKAR MESELESİDİR'
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DAİŞ vahşetine karşı Kobanê direniş zaferinin geçmiş 10 yılını hatırlatarak, "100 yıldır yaşadıklarımız Kürt halkının öfkesine neden oldu. Kürtler yalnızca öfkeli değil. Kürtler, sessiz de kalmak istemiyorlar. Kürtlerin kalbi hedef alınıyor. Çünkü mesele iki mahalle meselesi değil. Mesele 100 yıllık bir inkar, imha, katliam, kıyım, göç, acı, gözyaşı tarihinin yeniden canlanması meselesidir" dedi.
Açıklama konuşmaların ardından son buldu.