Küba Trump'ın ekonomik savaşının hedefinde
Trump'ın amacı, yapay bir insani kriz yaratarak rejim değişikliği sağlamak olsa da, Başkan Díaz-Canel, "Teslimiyet söz konusu değil" diyerek ülkesinin direneceğini vurguladı. Küba hükümeti, enerji tedarikinin yeniden yapılandırılmasına yönelik bir acil durum planını kabul etti.
Yıllardır ABD emperyalizminin diz çöktürme saldırısı karşısında direnen Küba, Trump yönetiminin yeni ekonomik savaşının hedefinde.
Geçen yılın sonlarından itibaren, ABD'nin tam enerji ablukası nedeniyle Küba'ya yakıt girmiyor.Trump yönetimi, Küba'yı bu şekilde diz çöktürmeyi amaçlarken, Perşembe günü aynı zamanda Küba'ya "insani yardım" açıklaması yaptı.
ABD Büyükelçiliği'nin gözetiminde, ülkenin doğusunda yakın bir zamanda gıda dağıtılacağı bildirildi. Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernández de Cossío, ablukadan etkilenen Küba halkına yönelik alaycı tutumu eleştirdi: "Milyonlarca insana temel ihtiyaçlarını kesip, sonra bazılarına çorba ve konserveler sunmak, ikiyüzlülüktür."
Küba Cumhurbaşkanı Miguel Díaz-Canel, ABD’nin planlarına karşı bir acil durum planı ile karşılık verdi ve ülke savunmasının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Washington'ı, Küba'yı kasıtlı olarak boğmaya çalışmakla suçlayan Díaz-Canel, "Bu artık sadece yaptırımlar ya da uzun yıllardır süren abluka değil, aynı zamanda tamamen bir ekonomik savaştır," diyerek bunun psikolojik savaş yöntemleri de içerdiğine dikkat çekti.
Trump'ın amacı, yapay bir insani kriz yaratarak rejim değişikliği sağlamak olsa da, Başkan Díaz-Canel, "Teslimiyet söz konusu değil" diyerek ülkesinin direneceğini vurguladı. Küba hükümeti, enerji tedarikinin yeniden yapılandırılmasına yönelik bir acil durum planını kabul etti. Bu plan, elektrik santrallerinin yeniden inşa edilmesinin yanı sıra, ulusal petrol ve gaz üretiminin artırılması, fotovoltaik parklar ve dağıtık güneş enerjisi sistemlerinin genişletilmesini içeriyor. Bu sistemlerin, haneler ve sosyal tesislerde kurulması hedefleniyor. Ancak, Díaz-Canel, geçici sınırlamaların kaçınılmaz olduğunu kabul etti.
KÜBA'NIN SAVUNMA PLANLARI
Eş zamanlı olarak geliştirilen savunma planı, "halk savaşı" ilkesine dayanıyor ve tüm alanlarda halkın katılımı ile ülkenin savunma kapasitelerinin yoğunlaştırılmasını öngörüyor. "Bu, savaş durumuna geçeceğimiz anlamına gelmez, ancak bir gün savaşa geçmek zorunda kalmamız durumunda hazırlıklıyız," diyen Küba Cumhurbaşkanı, ayrıca yalnızca egemen eşitliğe saygı gösterildiği takdirde diyaloga açık olduklarını belirtti, "Baskı altında yapılan bir diyalog, diyalog değildir" dedi.
Benzer şekilde, Fernández de Cossío, Trump'ın olası müzakerelere dair iddialarını yalanlarken, yalnızca sınırlı bir bilgi alışverişi olduğunu, ancak resmi bir diyalog kurulmadığını vurguladı. Küba, dışarıdan dayatılan "reformları" kabul etmeyeceklerini ve her türlü siyasi şantajı reddedeceklerini tekrarladı.
ULUSLARARASI TEPKİLER
Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri António Guterres, eğer yakıt tedarikine engel olunmaya devam edilirse, "yaklaşan insani çöküş" konusunda endişe duyduğunu belirtti.
Ayrıca, BM 77'ler Grubu, ABD politikasını uluslararası hukuka aykırı bularak kınadı. Emperyalizmin yarışında ABD'nin stratejik rakibi Çin, Küba'nın egemenliğini savunma konusunda desteğini açıkladı. Rusya ise Küba'ya petrol sevkiyatlarına devam edeceğini duyurdu.
Meksika da ABD'nin tehditlerine rağmen petrol taşımacılığını sürdürmek için yeni yollar arıyor. Başkan Claudia Sheinbaum, ülkesinin bu hafta içinde Küba'ya temel gıda ürünleri göndermek istediğini açıkladı.