LGBTİ+ aktivisti İris Mozalar beraat etti

Mültecilere yönelik nefret söylemlerin ve ırkçılığa sosyal medyada tepki gösterdiği için yargılanan LGBTİ+ aktivisi Mozalar yargılandığı davanın 3. duruşmasında beraat etti.
Suriyelilere yönelik Kayseri'de yaşanan ırkçı saldırıları eleştirdiği sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek, LGBTİ+ aktivisti İris Mozalar hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" iddiasıyla açılan davanın üçüncü duruşması İstanbul 61. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Mahkeme beraat kararı verdi.
Mozalar'ın duruşmasından önce Kağıthane Kaymakamlığı ilçe sınırları içindeki tüm basın açıklamalarının ve etkinliklerin yasaklandığını duyurdu. Davayı takip etmek isteyenler duruşma salonuna alınmadı.
Duruşmada ilk olarak Mozalar'ın avukatı Gökçe Karaköçek konuştu. Karaköçek, şunları söyledi: "Detaylı Yargıtay kararlarını sunduk. Açık ve yakın tehlikenin neye ilişkin olduğuna dair gerekçe belirtilmemiştir. Buna ilişkin bir delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerekir. Soruşturmanın başlatıldığı usul de (Sanal Devriye) hukuku aykırıdır."
Karaköçek'in ardından söz alan Avukat Gülyeter Aktepe, duruşmayı takip etmek isteyenlerin duruşma salonuna alınmasını, mahkeme aksi kanaatte ise de salonun kapısının açılmasını talep etti.
Mahkeme, salonun kapılarını açsa da duruşma salonuna alınmadı.
Aktepe, savunmasında Mozalar'ın üzerine atılı suçun koşullarının oluşmadığını ve paylaşımların ifade özgürlüğü kapsamında olduğunu ve asıl suçun mültecilere karşı işlendiğini belirtti. Aktepe, soyut bir ithamın söz konusu olduğuna dikkat çekerek gözaltı ve tutuklama süreçleriyle nedeniyle Mozalar'ın ciddi bir hak ihlaline maruz kaldığını belirtti, Mozalar'ın beraatini istedi.
Mozalar ise beraatini isteyerek şunları söyledi: "Ben burada, yalnızca ifade özgürlüğümü kullandığım için yargılanıyorum. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik eden ben değilim; aksine, ben bu nefretin ve kışkırtmanın karşısında duruyorum. Eğer cezalandırılırsam, bu ifade özgürlüğüne ve hukukun evrensel ilkelerine aykırı bir karar olacaktır. Bir Latin atasözü ‘Gökyüzü düşse bile adalet yerini bulmalı' der. Ben de bu noktada adaletin, hakikati koruyacağını umuyorum. "