14 Mart 2026 Cumartesi

Mustafa Öner yazdı / Zamanın çağrısı 

Kolektife karşı gönül alıcı, aidiyet duygusu canlı olanlar ve umudunu yitirmeyenler özellikle de böyle zamanlarda kolektifin uzattığı eli havada bırakmazlar. 

"Umut bin bir ayaklı/ Umut güneşte saklı/ Umut edenler haklı / Umut insanın hakkı"  Nazım Hikmet

Özgürlük ve devrim düşmanı AKP-MHP bloğu, devrimci sosyalistleri hedefleyerek, onların şahsında bilhassa bu son saldırıyla, devrimci, sosyalist, ilerici demokratik kesimlerle, biat etmeyen, baskı ve sömürüye karşı direnen, mücadele eden tüm kesimleri sindirmeyi ve dağıtmayı amaçlamaktadır. Ne var ki bugüne kadar başaramadıklarını şimdi de başaramayacaklar. Bu son saldırının bilincinde olan devrimci, ilerici güçlerin anında birleşik dayanışma ağını oluşturarak saldırıya karşı politik, ideolojik, pratik yanıt verme ataklık ve kararlılıkları bunun çok somut bir yansımasıdır. Bu birleşik karşı koyuşa örgütlü güçlerin yanı sıra tek tek birey özneler de emek ve omuz vererek, bir ucundan tutarak dayanışmalarıyla katkı yaptılar. Kesinkes vurgulanmalıdır ki, devrimci dayanışmanın yükseltilmesinin  politik ve ideolojik değeri büyük ve önemli olduğu kadar gelecek için de umut vericidir. 

Devrimci sosyalistleri hedef alan bu kapsamlı saldırı ve ışık saçan direniş gerçekliğinden  çıkartılacak somut sonuçlardan biri de kolektifle gönül bağını süren ama şu veya bu nedenle atıl kalmış, etkinleşememiş yoldaşların, tam da bu zamanda, bu saflaştırıcı durumdan kendilerine görev çıkartmaları, ellerini taşın altına koyarak kendi durumlarını ve kolektifle ilişkilerini değiştirici ataklar yapmalarıdır. Duraksamadan yapabilecekleri kolektif işlerin ucundan tutmak, umutlu olmanın göstergesi olduğu kadar, devrimci çizgiye yönelik saldırılara karşı da anlamlı, değerli bir ideolojik-politik duruştur.  

Bu hususta elbette en fazla görev, sorumluluk, duyarlılık dolaysız kolektif yaşamın, faaliyetlerin içindeki devrimci sosyalistlerin omuzlarındadır. Daha geniş ve kapsayıcı bir perspektifle hareket etmek, ufku doğrudan çalışmalar içinde olanlarla sınırlamamak özellikle önemli. Çevre çeper ilişkiler, gönül bağı süren devrimcileri de kapsayacak bir bakış açısıyla ilişkilenilirse, daha geniş bir ilişki ve çalışma ağını oluşturmak hiç de zor olmayacaktır.

Bilinir, defalarca görülmüş, yaşanmıştır. Bu konu söz konusu olduğunda, kolektifin attığı, atacağı ilk adım önemlidir, cesaretlendiricidir, yol açabilir. Aidiyet duygularını uyandıran, besleyen rol oynar. Bir şekilde aktivize olmaya istek duyan birey öznelere güven verir. Teşvik edici bir işlevi de olur. Bütün bunlar kolektifin boşalan görev yerlerini doldurma çağrısının anlam ve öneminin altını çizmektedir. Kolektife karşı gönül alıcı, aidiyet duygusu canlı olanlar ve umudunu yitirmeyenler özellikle de böyle zamanlarda kolektifin uzattığı eli havada bırakmazlar. Bir çok durumda tanık da olmuşuzdur, kolektiften çağrı beklemeden kendileri de atağa geçer, el uzatır, inisiyatif ve sorumluluk alabilirler.   

Bu zamanlarda önemli olan bu konularda yaşanmış, bilinen olumlu olumsuz gerçekleri, tecrübeleri, bu deneyimlerden çıkarılan dersleri bir kez daha tazelemek olmalıdır. Bilinir ve görülmektedir ki bu hafıza tazelemelerinin sayısız yararları vardır. Bu bilinç açıklığıyla, sorumluluk bilinciyle karşılıklı hareket edildiği sürece ilişkiler güçlenip ete kemiğe büründürülebilir. Kopukluklar, dağınık duruşlar, pekiştirilmiş kolektif ilişkilere dönüştürülebilir. Beraberinde ise daha fazla, daha geniş bir örgütlenme ve mücadele ağları gerçekleşmiş olacaktır. 

'Bu işler yazıldığı gibi kolay olmuyor, olmaz' demişlerdir. Doğrudur. Hiç bir şey kolay ve sancısız başarılamıyor, emek ve özveri kadar; değişme gücü ve dirayet de gerektiriyor. Önemli olan zor, karmaşık olan işlerin üstesinden gelmektir. Kolay devrimcilik olmayacağı gibi kolay, zahmetsiz iş, görev de olmaz, yoktur. Doğrudur bazı şeyler karmaşık olduğu gibi ve onarılması da güçtür. Ama üstesinden gelinemez de değildir.

Karşılıklı anlayış, içtenlik, empati bilinir ki; önemli bir noktada duru, yapıcı birbirini anlama çabası ilişkileri onaracağı gibi güven ilişkilerini de yenileyip güçlendirir. Bu yöntem bu ilişki biçimi kolektif yaşama dayalı merhem işlevi göreceği gibi, gönül bağını, aidiyet duygusunu da geliştirecek umutlu devrimciliğe giden yolu da döşemiş olacaktır.

Bunlar niyetten temenniden öte, yaşanmış, olmuş, pek çok defa deneyimlenmiş gerçeklerdir, şüphesiz yeniden gerçekleşecek şeylerdir. 

Fakat yine de vurgulamalıyız ki bu görevlerin yerine getirilmesi için, esas halka hiç de karmaşık değildir. Sol memesinin altındaki cevahir solmamış olanlara kolektif mücadelenin kapıları her zaman açıktır. Asıl olan sınıf düşmanına karşı kolektif mücadele istek ve kararlılığıdır. Bu kolektif özne ile kolektivize olmak isteyen birey özneyi buluşturacak mayadır. Burada da itici motor, seyirciliği, atıl kalmayı, geri durmayı sindirememe, bunlarla barışık yaşamayı alışkanlık haline getirmeme, özetle bunlarla kavgalı olmaktır. Umut, umudu büyütmede tetikleyicidir. Bu diri kaldığı sürece devamı gelecektir.

"Kucaklaşmak/ karşılaşmak için her sabah/ o kadim dostları / Güneşe dön yüzünü güneşe/ güneşe!" 

O vakit yaşamak ve yaşatmak daha anlamlı daha kıymetli daha az sancısız olacaktır...