25 Mart 2026 Çarşamba

ÖHD'den katledilen hasta tutsak Taşar için açıklama: Bu ölüm önlenebilirdi

ÖHD İstanbul Şubesi, hasta tutsak Mehmet Edip Taşar'ın ölümünün "Önlenebilir" bir kayıp olduğunu ifade ederek Taşar'ın ölümünde devlet kurumlarının sorumluluğuna dikkat çekti, tüm hasta tutsakların derhal tahliyesini istedi.

Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Marmara 5 No'lu L Tipi Kapalı Hapishanesi'nde 27 Aralık 2022 tarihinden bu yana tutulan hasta tutsak Mehmet Edip Taşar'ın tahliyesinin engellenerek katledilmesine ilişkin basın toplantısı düzenledi.

"İşkence insanlık suçudur" pankartının açıldığı açıklamaya Asrın Hukuk Bürosu, İnsan Hakları Derneği (İHD), Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı ( TOHAV), Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Dayanışma Derneği (TUHAY-DER) de katıldı.

Açıklama yapan ÖHD Hapishane Komisyonu Üyesi Rojbin Aslan, Mehmet Edip Taşar'ın 40 kiloya düşmesine, ciddi hayati risk taşımasına ve yaşamını tek başına sürdüremeyecek halde olmasına rağmen tahliye edilmediğini belirtti. Aslan, "9 Şubat tarihinde yapılan son avukat görüşüne de tekerlekli sandalye ile getirilen Mehmet Edip Taşar'ın gözle görülür derecede kilo kaybı yaşadığı, yediği her şeyi kustuğu, konuşmak ve oturmakta dahi zorlandığı gözlemlenmişti" dedi.

Aslan, ATK'nın 25 Şubat  tarihinde düzenlenen raporunda Taşar'ın ivedilikle tam teşekküllü bir hastaneye sevk edilmesi, kapsamlı tetkik ve tedavisinin yapılması ve infazının en az 6 ay süreyle ertelenmesi gerektiğinin yer aldığını hatırlattı.

'ÖNLENEBİLİR BİR KAYIP'
Tüm bunlara rağmen Taşar hakkında infaz erteleme ya da tahliye kararı verilmediğini belirten Aslan, "Mehmet Edip Taşar'ın yaşamını yitirmesi, önlenebilir bir kayıp olup; hasta mahpuslara yönelik ihmallerin ve yapısal sorunların bir sonucu olarak değerlendirilmelidir. ATK'nın 'Hapishanede kalamaz' yönündeki açık tespitine rağmen gerekli adımların atılmaması, bu ölümde sorumluluğu bulunan makamları da tartışmasız şekilde ortaya koymaktadır" diye belirtti.

'YAŞAM HAKKI İHLALİDİR'
Aslan, şöyle devam etti: "Mahkumların yaşamını yitirmesi, hasta mahkumların hapishanede tutulmaya devam edilmesi, tedaviye erişimlerin engellenmesi ve infaz erteleme mekanizmalarının işletilmemesi nedeniyle ortaya çıkan ağır bir yaşam hakkı ihlalidir.  Bu durum yapısal bir soruna işaret etmektedir."

'TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ'
Açıklamada konuşan İstanbul Barosu Hapishane Komisyonu üyesi Eşe Nur Özdemir çağrılara rağmen gerekli adımlar atılmadığını ve Taşar'ın ihmal sonucu yaşamını yitirdiğini kaydetti. Özdemir, "Hasta mahpusların sağlık durumlarının düzenli olarak izlenmesi, gerekli tedavi koşullarına erişimlerinin sağlanması ve benzer ihlallerin son bulması için sürecin takipçisi olmayı sürdüreceğiz" dedi.