5 Nisan 2026 Pazar

Polen Ekoloji Kolektifi: Mücadeleye devam edeceğiz

Polen Ekoloji Kolektifi, siyasi kırım operasyonlarında tutsak edilen sosyalistlere özgürlük istedi, "Tutsaklıklar ne doğayı savunma irademizi ne de sosyalizm iddiamızı durdurabilir" dedi.

Polen Ekoloji Kolektifi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) ve sosyalist kurumlara yönelik siyasi kırım operasyonlarında tutuklanan ekolojistler için İHD İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı gerçekleştirdi.

Açıklamanın yapıldığı salona, "Mücadeleden vazgeçmiyoruz! Tüm devrimci, politik hasta tutsaklara özgürlük" pankartı asıldı.

Basın açıklamasına, Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF), Dersim Dernekleri Federasyonu (DEDEF), Munzur Çevre Derneği (MÇD), Yeşil Sol Parti, Ayrışım Yayınevi, Beyoğlu Gıda Topluluğu, Zilan Ekoloji, Bakırtepe Çevre Platformu, KÖZ, İklim Adaleti Komisyonu, Kuzey Ormanları Savunması da katıldı.

Basın açıklamasını Polen Ekoloji Üyesi Derya Sever ve Polen Ekoloji Eş Başkanı Levent Büyükbozkırlı okudu.

Operasyonlarda aralarında Polen Ekoloji Kolektifi ve Bakırtepe Çevre Platformu'ndan ekolojistlerin de olduğu 82 sosyalistin tutuklandığı belirtilirken, "Çok geçmeden 17 Şubat sabahı yine Polen Ekoloji Kolektifi üyeleri Çise Yıldız ve Yücel Kurşun da Balıkesir'deki bir dosya gerekçesiyle gözaltına alınmıştır " denildi. 

Açıklamada, saldırılara ilişkin şu değerlendirme yer aldı: "Bu saldırı, şüphesiz işçi sınıfının, kadın ve LGBTİ+ özgürlük mücadelesi sürdürenlerin, ekolojik yıkıma karşı yaşamı savunanların, hayvan özgürlüğü mücadelesi verenlerin, Kürtlerin, Ermenilerin, Alevilerin, göçmenlerin ve tüm ezilenlerin özgürlük ve eşitlik mücadelesinin örgütlü iradesine yönelik bir tasfiye girişimidir."

'ÖRGÜTLÜ GÜÇLER DAĞITILMAYA ÇALIŞILIYOR'
Türkiye'de rejimin, kitlesel halk tepkisini örgütleyecek her türlü örgütlü gücü dağıtmaya çalıştığına dikkat çekildi, "Emperyalist kapitalist sistemin savaş tamtamlarını dünyanın dört bir yanında yüksek sesle çaldığı şu günlerde aynı zamanda, işbirlikçi devletlerin hizmetçisi olduğu dünya tekelleri yaşam alanlarımızı işgal ediyor ve her yanımızı maden sahası haline getiriyor, yeşil enerji diye GES, RES, JES ve hatta nükleer için el koyuyor" denildi.

Tekellerin yarattığına  yıkıma da dikkat çeken Polen Ekoloji, "Şirketlerin el koyduğu topraklarda, savaşlarla yerle bir edilen bölgelerde, iklim değişikliği nedeniyle felaketlerin vurduğu yerlerde tutunamayan binler, on binler yerinden edildikten sonra açlık ve sefalet koşullarına mahkum ediliyor, tüm işçi sınıfı da bu kölelik koşullarında sömürüye razı edilmeye çalışılıyor. İşçiler her gün iş yerlerinde böyle katlediliyor, meslek hastalıklarıyla yavaş yavaş öldürülüyor, çocuk işçiler MESEM'lerde düşük maliyetli, gözden çıkarılabilir bir iş gücü olarak sayılıyor" diye belirtti.

'HER FAALİYETİMİZ MEŞRUDUR'
"Yoldaşlarımız tüm bu ekonomik işleyişin altında yatan ekolojik yıkımı gözler önüne seriyor, işçinin ve doğanın ortak yok edilişine karşı farklı sınıfsal katmanların taleplerini, mücadelesini bir araya getiriyorlar" denilen açılamada, suçlamaya konu edilen her faaliyetin meşru olduğunun altı çizildi. 

'MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ'
Bu süreçte pek çok ekoloji örgütü, çevre derneği, enternasyonal çapta bu gelişmeleri görüp dayanışan yazar, akademisyen, aktivistin güçlü bir dayanışma gösterdiği belirtilen açıklama şöyle sona erdi: "Tam da burada bu ömrünü doldurmuş düzenden çıkışın birleşik bir anti-faşist mücadeleden geçtiğini görüyoruz. Ve bu kararları verenlere sesleniyoruz: Tutsaklıklar ne doğayı savunma irademizi ne de sosyalizm iddiamızı durdurabilir. Bu kirli düzeni yaratanlar ve sürdürenler er ya da geç bunun altında kalacaklar. Bu saldırılara karşı Polen Ekoloji Kolektifi olarak; yürüttüğümüz yaşam mücadelesine ve işçilerin, ezilen tüm kesimlerin verdiği meşru mücadeleye devam edeceğimizi duyuruyoruz. Tüm demokrasi güçlerini ve ekoloji örgütlerini, bu saldırılara karşı durmaya ve birlikte hareket etmeye çağırıyoruz."