Polisten Migros patronuna koruma, işçiye gözaltı
Migros depo işçilerinin yüzde 28 zam dayatmasına karşı başlattığı direniş 9'uncu gününde patron Tuncay Özilhan'ın Beykoz'daki villasının önüne taşındı. Polis ablukası altında gerçekleşen eylemde, yaklaşık yüz işçi ters kelepçeyle darp edilerek gözaltına alındı. İşçiler insanca yaşam, güvenceli çalışma ve yüzde 50 zam talebini yinelerken, DGD-SEN, yaşananların işçilerin meşru ve anayasal hakkına yönelik açık bir saldırı olduğunu belirtti. İşçiler ve sendika direnişin süreceğini vurguladı.
Migros depo işçileri yüzde 28 zam dayatmasına karşı Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası (DGD-SEN) öncülüğünde başlattıkları direnişe devam ediyor. Direnişin 9'uncu gününde işçiler, Migros'un da bağlı olduğu Anadolu Grubun patronu Tuncay Özilhan'ın Beykoz'da bulunan villası önünde eylem yaptı.
Patron Özilhan'ın villasına yakın bir mesafeden yürüyerek gelmek isteyen işçileri polisler engelledi. Villanın ana girişi başta olmak üzere bölgeye çıkan tüm yollar polis tarafından ablukaya alındı. Dün Esenyurt deposundaki işçilere saldıran polis, bugün de eylem boyunca patron Özilhan'ın villasını korudu.
Tüm engellemelere rağmen Özilhan'ın villası önünde yüze yakın işçi bir araya geldi. DGD-SEN yöneticileri, siyasi parti temsilcileri ve gençlik örgütlerinin katıldığı eylemde, "İşçiler burada, Özilhan nerede", "Direniş varsa umut da var", "Susmak sustukça sıra sana gelecek", "Migros şaşırma sabrımızı taşırma", "İşçiyiz, buradayız, direnişteyiz", "Direne direne kazanacağız", "İşçiye saygı, emeğe değer", "İşçiyiz, haklıyız kazanacağız", "İşçiler burada, Meclis nerede" sloganları atıldı.
Eylemde, üzerinde, "Taleplerimiz: Maaşlara yüzde 50 zam, depo işkolu değişmeksizin kadro, banka promosyonları işçilere ödensin, vergileri patron ödesin", "Bizden aldığınız her şeyi geri alacağız" pankartları taşındı. Uzun bir süre sloganlar ve alkışlarla süren eylem, sendikacılar ve işçilerin konuşmalarıyla devam etti.
'İNSANCA YAŞAMAK İSTİYORUZ'
Direnişe 9 gün önce başladıklarını hatırlatan Migros işçisi, tek taleplerinin insanca yaşamak olduğunu söyleyerek, şöyle devam etti: "Taleplerimizi üç madde halinde kendilerine sunduk. Bu süreçte işçinin duygusu, fikri, düşüncesi hiç yokmuş gibi davranıldı; bize hiçbir şey sorulmadı. Hakkımızı istiyoruz, depolara alınmıyoruz, lojmanlara alınmıyoruz. Bir dakikalık yolu bile yürütmüyorlar."
Direnişin ardından gönderilen mesajla işten atmaların başladığını aktaran işçi, "Bizi yoksulluk sınırının, açlık sınırının altında yaşamaya mahkum etmek istiyorlar. Bizim sırtımızdan fildişi kulelerinde oturanlar; bize ve ailelerimize bir akşam yemeğini bile fazla görüyorlar. Biz sadece geçim sıkıntısı olmadan; eşimizle, çocuğumuzla, annemizle, babamızla haftada bir kez de olsa bir akşam yemeği yemek, bir kahvaltı yapmak istiyoruz. Tek itirazımız budur. Hepimiz geçinmeye çalışıyoruz, hastalıklarla mücadele ediyoruz. Ama onlar bize bir akşam yemeğini, bir kilo meyveyi bile çok görüyor" diyerek, işçiler yoksulluğa mahkum edilirken, patronların işçilerin sırtından lüks yaşam sürdüğüne vurgu yaptı.
.jpg&cache=31536000)
'BİRLİK OLUN'
2022 yılında gerçekleşen Migros direnişinde gözaltına alınıp ters kelepçeyle otobüste bekletildiği fotoğrafla hafızalara kazınan Gülabi Aksu da eyleme katıldı. 2022 yılında yine aynı şekilde işten çıkarıldığını, gözaltına alındığını belirten Aksu, yaşananları şöyle hatırlattı: "Biz söyledik: 'Birisi gelsin, burada bizimle muhatap olsun. Bize bir açıklama yapsın.' Kimse gelmedi, bir şey söylemedi. Bunun üzerine bizi burada gözaltına aldılar, ters kelepçe yaptılar. Burada arkadaşlarımız bayıldı. Bu yıl da aynı şekilde devam ediyorlar."
Direnişçilere seslenen Aksu, "Birlik ve beraberliğinizi bozmayın. Türkiye genelindeki bütün işçilere sesleniyorum; depo olsun, Migros olsun, BİM olsun, A101 olsun, birlik olun. Bu zulüm nereye kadar sürecek? 28 bin lirayla hiç kimse geçinemez" dedi.
'60 YAŞINDAYIM AMA DİRENİYORUM'
60 yaşındaki bir kadın işçi de hakkını savunduğu için sokağa atıldığını söyledi, "Kendi hakkını savunmak anayasal bir haktır. Başım dik. Altmış yaşındayım. Umurumda değil. Ben bu çocukları yalnız bırakamazdım. Kendi üretim gücümden gelen onurlu mücadelemi veriyorum" diye konuştu. Özilhan'a seslenen kadın işçi, "Milyonlarca çalışanı olan işyerlerin var. Kaçıncı yüzyılda yaşıyoruz? Kaçıncı yüzyılda? Yeter artık. Dört talebimiz var sadece: Kadroya geçelim, emeklerimizin karşılığı bize verilsin, yüzde 50 zam, taşerona kadro" dedi.
'MİGROS İŞÇİSİNİN TALEBİ HERKESİN TALEBİDİR'
Direnişte söz alan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) MYK üyesi Musa Piroğlu, patron Özilhan'ın villasının polisler tarafından sıkıca korunmasına tepki gösterdi. "Bir avuç servet düşkünü, şu binaların arkasına sığınıp önümüze polis barikatlarını yığıyor" diyen Piroğlu, Migros işçisinin taleplerinin herkesin talebi olduğunu vurguladı. Piroğlu, "İnsan gibi yaşayacak bir ücret istiyorlar. Kölece çalışmanın son bulmasını istiyorlar. Bu ülkede onurlu bir yaşam talep ediyorlar. Ve yine herkes bilsin ki biz milyonlarız. Susarak, sessiz kalarak bu sefalet içinde yaşamaya mahkum değiliz. Migros işçisi, bütün işçilere, emeklilere ve yoksullara ne yapılması gerektiğini gösteriyor. Birleşeceğiz, direneceğiz ve kazanacağız" diye vurguladı.
'KARŞIMIZDA ORGANİZE SUÇ ÖRGÜTLERİ VAR'
DGD-SEN Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, Özilhan'ın evini koruyan polise tepki gösterdi. 28 bin lira maaş alan işçilerin karşısına, valinin talimatıyla İstanbul'un bütün polis gücünü yığdıklarını belirten Aksu, "Ya Özilhan'dan yana olacaksınız ya da bu insanlardan, milyonlardan yana olacaksınız" dedi. Aksu, emekçilerin hak arayışını engelleyen yasaları tanımadıklarını belirterek, "Eğer haklıysak ve yasada bile suç olarak yazıyorsa, o suçu tanımayız. Çünkü yasaları Migros işçileri, BİM işçileri, metal işçileri ya da halk yapmıyor; parlamentoya çökmüş holdingler kendi çıkarları için yapıyor" diye konuştu. Çocuk işçiliğine ve iş cinayetlerine dikkat çeken Aksu, MESEM'lerde çocukların çalıştırıldığını, yaşlıların iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini belirterek, "Bu ülkede her ay yaklaşık 250 işçi ölüyor, ama tek bir patronun cezaevine girdiğini gören olmadı" diye sordu. "Ekonomik kriz var" söyleminin bu düzeni meşrulaştırmak için kullanıldığını belirten Aksu, "Karşımızda organize suç örgütleri var" dedi.
'BİZE AİT OLANI İSTİYORUZ'
DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar da, 2020' yılından bu yana aynı kapının önünde direnişte olduklarını belirterek, Tuncay Özilhan seslenerek, 28-30 bin lira maaş alan işçilerin yüzde 50 zam ve 45 bin lira ücret talebini bir kez daha duyurdu. "Ev kiraları 30-35 bin lira. Biz yüzde 50 zam istiyoruz, 45 bin lira maaş istiyoruz; başka bir şey istemiyoruz" diyen Acar, banka promosyonlarının işçilerin hakkı olduğunu hatırlatarak, "Bize ait olanın cebimize girmesini istiyoruz" diye konuştu.
Vergi politikasını da eleştiren Acar, işçilerin düşük ücretlerinden yüksek vergi kesildiğini belirtti, "İşçiler kuş kadar maaşlarından 14-15 bin lira vergi ödüyor, kimi fazla mesai yapıyor, bütün mesai parasını vergiye yatırıyor. Bu vergiyi ödemek istemiyoruz dediğimizde bu sadece bizim talebimiz olmuyor, milyonlarca işçinin ve yoksul halkın talebi oluyor" ifadelerini kullandı. İşten çıkarmaların sanal market uygulaması üzerinden yapıldığını belirten Acar, Migros'un 2022'de de 250 işçiyi bir gecede işten attığını hatırlatarak, "O gün de söyledik, bugün de söylüyoruz: Bizim asgari ücret dışında kaybedecek hiçbir şeyimiz yok" diye konuştu.
.jpg&cache=31536000)
İŞÇİLER TERS KELEPÇE İŞKENCESİYLE GÖZALTINA ALINDI
Konuşmaların ardından işçiler, patron Özilhan'a görüşme taleplerini iletti, ancak herhangi bir dönüş olmadı. Görüşme yapılana kadar villanın önünden ayrılmayacaklarını duyuran işçiler oturma eylemi başlattı. Yaklaşık iki saat boyunca yağmurun altında sloganlarla direnişlerini sürdüren işçilere, polis sık sık eylemi bitirme anonsu yaparak, saldırı tehdidinde bulundu. Tehditlere rağmen eylemlerine devam eden işçilere polis saldırdı. Eylemi takip eden basın emekçileri ve avukatları darp ederek alandan uzaklaştıran polis, aralarında DGD-SEN yöneticilerinin de bulunduğu yaklaşık yüz işçiyi ters kelepçe işkencesiyle gözaltına aldı.
'BU SALDIRILAR MÜCADELEMİZİ DURDURAMAYACAKTIR'
DGD-SEN, Migros depo işçilerine yönelik gözaltı saldırısının ardından yazılı bir açıklama yayımladı. Yapılan eylemin meşru ve anayasal olduğu vurgulanan açıklamada, valilik emriyle müdahale edildiği, yaklaşık yüz işçinin ters kelepçeyle darp edilerek gözaltına alındığı ifade edildi. "Vali ve emniyetin görevi patronları korumak değil, işçilerin anayasal haklarını güvence altına almaktır. Migros patronu ile devlet güçleri arasındaki bu fiili işbirliği kabul edilemez. Bu saldırılar, haklı mücadelemizi durduramayacaktır" denilen açıklamada, işçilerin talepleri bir kez daha sıralandı:
"🔹Maaşlara net yüzde 50 zam.
🔹Depo işkolu değişmeksizin kadrolu çalışma.
🔹Banka promosyonlarının işçilere ödenmesi.
🔹Maaşlardan kesilen vergilerin Migros patronu tarafından karşılanması."