QSD Genel Komutanı Abdî: Tehdit artarsa sessiz kalmayacağız
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıları "Kürt halkına ve kazanımlarına yönelik savaş suçu" olarak nitelendiren QSD Genel Komutanı Mazlum Abdî, "Halkımıza yönelik tehdit artarsa, sessiz kalmayacağız" dedi.
Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Genel Komutanı Mazlum Abdî, cihatçı Heyet Tahrir Şam'a (HTŞ) bağlı ve Türk devleti destekli çetelerin Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê'ye dönük saldırılarına ilişkin Hawar Haber Ajansı'na (ANHA) açıklamalarda bulundu.
İç Güvenlik Güçleri'nin direnişini selamlayan Mazlum Abdî, "Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê Mahalleleri İç Güvenlik Güçleri kahramanca direniyor. Çete gruplarının ağır silahlarla saldırmasına rağmen İç Güvenlik Güçleri, mahallelerdeki gençlerin desteği ve hafif silahlarla mahallelerini koruyor. Bu halkımızın kahramanlığını ve kararlılığını göstermektedir. Bu meşru olmayan saldırılara karşı İç Güvenlik Güçleri içindeki çocuklarının yanında duran halkımızı selamlıyoruz. QSD olarak diyoruz ki, eğer saldırılar artarsa ve oradaki halkımızın varlığı tehdit altına girerse, sessiz kalmayacağız" ifadelerini kullandı.
Abdî, hükümetin her iki mahalleyi askeri bölge ilan etmesine ve bölge halkını terörize eden saldırılarına dikkat çekerek, "Bu saldırılar, her iki mahallenin Kürt sakinlerinin askeri güçler tarafından yerlerinden edilmesini amaçlayan eylemlerdir ve bu bir savaş suçudur" dedi. Ebdî, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halkının göç ettirilmeye çalışılmasının hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini belirterek, "Bu saldırılara karşı duracağız" ifadelerini kullandı.
'SURİYE HÜKÜMETİ ATEŞKES ÇABALARINI REDDEDİYOR'
Saldırıların başlangıcından bu yana savaşı durdurmak için çalıştıklarını belirten Abdî, "Saldırıların başlangıcından bu yana, kendi kanallarımız aracılığıyla veya Suriye'deki garantör tarafların sunduğu gerilimi azaltma önerileriyle çaba gösterdik. Ancak şu ana kadar Suriye hükümeti temsilcileri bize yanıt vermedi ve hiçbir gerekçe göstermeden tüm ateşkes çabalarını reddediyorlar" dedi.
Abdî, şöyle devam etti: "Böylece, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinin Genel Konseyi ile Suriye hükümeti temsilcileri arasında imzalanan 10 Mart ve 1 Nisan anlaşmalarının tümü ihlal ediliyor. Özellikle 1 Nisan anlaşmasının 3. maddesi, 'İçişleri Bakanlığı ve İç Güvenlik Güçleri, her iki mahallenin sakinlerini korumakla sorumludur' diyor. Bunun yanı sıra, saldırı, sivillerin çatışmalardan korunması gerektiğini belirten uluslararası norm ve yasalara da aykırıdır."
ÖZERK YÖNETİM: SALDIRILARDAN TÜRK DEVLETİ VE GEÇİŞ HÜKÜMETİ SORUMLUDUR
Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi tarafından yapılan açıklamada ise, "Bu grupların askeri tırmanışı, yerleşim bölgelerine, hastanelere ve altyapıya karşı tank ve toplarda dahil olmak üzere ağır silahları kasten kullanmalarına yol açtı. Bu şekilde tüm uluslararası ve insanı ölçüler ve yasalar ihlal edilmektedir" denildi.
Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerindeki hastanelerin ve sağlık merkezlerinin tekrar tekrar hedef alınmasının kasıtlı bir eylem olduğunu belirten Özerk Yönetim, saldırılara DAİŞ çetelerinin katıldığına işaret etti. Bu suçlardan Türk devletini doğrudan sorumlu tutan Özerk Yönetim, Türk devletinin barışı bozmak ve özgür halkların iradesini yok etmek amacıyla bu grupları desteklediğini söyledi.
Özerk Yönetim, dünyadaki demokratik güçleri, özgür halkları ve Suriye'nin tüm bileşenlerini, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê halkının saldırılara karşı direnişinin yanında durmaya ve net bir tutum göstermeye çağırdı. Özerk Yönetim, uluslararası toplumu, uluslararası ve insani kurum ve örgütleri yerleşim yerlerinin bombalanmasını ve saldırıları derhal durdurmaya ve halka yönelik katliamları engelleme çağrısında bulundu.