Rojava'ya saldırılara karşı 5 kentte sokaklara çıkıldı
Rojava'ya saldırılara karşı 5 kentte sokaklara çıkan halklar, Rojava için mücadeleye ve eylemlere devam edileceğini ifade etti.
HTŞ ve DAİŞ çetelerinin Rojava'ya dönük saldırılarına karşı Kürdistan'da halk sokaklara çıkmaya devam ediyor. Hakkari, Van, Kars, Ağrı ve Muş'ta yapılan eylemlerde Rojava'yı savunmaya devam edileceği vurgulandı.
HAKKARİ
Hakkari'de Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde "Jin, jiyan, azadî! Rojava özgürlüktür" şiarıyla yürüyüş düzenlendi. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Hakkari İl Örgütü önünde başlayan yürüyüşe binlerce kişi katıldı. Yürüyüşte üzerinde saç örgülü "Kêziyên me berxwedan e! Em rê nadin dagirkeran! Bîjî berxwedana Rojava" ve "Direnişin nasıl zafere götürdüğünü gördük" pankartları açılırken, "Bijî berxwedana Rojava" sloganı atıldı.
Yerine kayyum atanan Van Büyükşehir Belediyesi Neslihan Şedal, Rojava'da direnen kadınları selamlayarak, "Rojava'da nasıl ki DAİŞ zihniyeti yenildiyse masadaki egemenlerin zihniyeti de yenilecektir. Biz Kürtlere yüzyıl önce bir kader çizilmek istendi ve Kürdistan dört parçaya bölündü. Bu bölünmeyle Kürt halkının sınırlara hapsedileceği, dilini, kimliğini unutacağı sanıldı. Ancak Kürt halkı yok olmadı. Kürt halkı bugün milyonlar halinde diline, kimliğine, varlığına sahip çıkıyor. Bugün de bir komplo ile Kürtleri HTŞ eliyle yok etmeye çalışanlar bilsin ki biz asla yok olmayacağız. Yaşasın Kürtlerin birlikteliği" şeklinde konuştu.
DEM Parti Hakkari Milletvekili Vezir Coşkun Parlak, "Rojava'yı Kürt halkı ve dostları yalnız bırakmadı. Rojava'ya sahip çıkmayanların yüreğinde Kürt düşmanlığı vardır. Rojava'ya yönelik saldırılara karşı sokağa çıkanların önü alınmak isteniyor; baskıya, işkenceye maruz kalıyorlar, gazeteciler engelleniyor. Yüz yıldır bu politikaları sürdürüyorsunuz ancak buna rağmen Kürt halkı asla boyun eğmiyor ve direnişini sürdürüyor. Saç örgüsüne soruşturmalar açılıyor. O saç örgülerine kurban olun" dedi.

VAN
Van Din Alimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER) Kent Meydanında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada "Biji berxwedana Rojava", "Yek e yek e gelê Kurd yek e" sloganları atılırken "Rojava rûmeta mirovahiye yê û xeta sor e" pankartı açıldı. Basın metnini Mezopotamya İslami Araştırmalar Federasyonu yöneticisi Lokman Özdemir okudu.
Özdemir, "Günlerdir Kobanê kuşatılmış, giriş çıkışlar yasaklanmış. Elektrik, su kesilmiş. Kış koşullardan dolayı çocuklar yaşamını yitirdi. Yine bu vahşete karşı Müslümanlar, dünya ve insan hakları savunucuları ile BM sessiz kaldı. Biz kardeş isek neden anadilde eğitim, Kürtçe vaaz vermek yasak, neden Kürtlerin şehir, mezra ve köy isimleri yasak" dedi. Din adına Kürtlere katliam fetvası verildiğini söyleyen Özdemir, "Halen Kürt halkı katliam tehdidi altındadır. Kobanê'deki ablukanın bir an önce kaldırılması gerekiyor" diye konuştu.
KARS
Demokratik Kurumlar Platformu öncülüğünde basın açıklaması düzenlendi. Kars Valilik Parkı'nda gerçekleştirilen açıklamada, "Rojava vicdandır, özgürlüktür, direniştir, teslim alınmaz" pankartı taşındı. Açıklama boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava" sloganı atıldı.
DEM Parti Iğdır Milletvekili Yılmaz Hun, "Rojava etrafında büyüyen direniş ve dayanışmaya dikkat çekerek, "Bugün dünyada ve Kürdistan'ın dört parçasında, dünya üzerinde nerede bir Kürt yaşıyorsa sokakta, alanda" dedi.
Platform adına yapılan açıklamada ise Rojava'da inşa edilen demokratik ve özgür yaşam modelinin halkların ortak mücadelesinin ürünü olduğu vurgulanarak, saldırılara karşı dayanışmanın büyütülmesi çağrısı yapıldı.
MUŞ
Muş'ta Demokratik Kurumlar Platformu'nun çağrısıyla yüzlerce kişi kent merkezinde bir araya geldi. Kitle, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Keskin Bayındır'ın katılımı ile 1 Şubat Rojava ile Dayanışma Günü dolayısıyla açıklama gerçekleştirdi.
Keskin Bayındır, "Biz insanlık ve özgürlük için yürüyoruz. Biz HTŞ ve DAİŞ zihniyetine karşı yürüyoruz ama siz bu tavrınızla onlara destek veriyorsunuz. Kürt halkı o yapay sınırlarınızı, duvarlarınızı tanımadı ve özgür olana kadar da tanımayacaktır. Bizim değil, her gün TV'lerde bizim ölüm fetvamızı verenlerin önüne kapatın. Kürtlerin önüne kapatamazsınız, engelleyemezsiniz. Rojava'da HTŞ zihniyeti ile soykırım uygulanıyor. Biz de dört parçada ve tüm dünyada halkımız için yürüyoruz.HTŞ'ye Kürtleri katletsinler diye destek veriyorlar ama burada 'Kürtlerin haklarını savunuyoruz' diyorlar. Kardeşlikleri ikiyüzlüdür. İslam adı altında katledilmemizi hak kılıyorlar. İmamları Kürt katliamları için fetva veriyor. Biz haklarımızı alana kadar mücadele edeceğiz. Kürt halkı 25 gündür ayakta ve tüm haklarımızı elde edene kadar da ayakta olmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
Açıklamanın ardından dağılan kitleye polisler, "Tek tek dağılacaksınız" dedi. Polise tepki gösteren kitle, sloganlarla yürüyüşe geçti. Kitleye saldıran polis, 2 kişiyi darp ederek gözaltına aldı. Ana caddeyi kalkanlarla kapatmak isteyen polisler, basın emekçilerinin görüntü almasını da engelledi.
AĞRI
Demokratik Kurumlar Platformu, 1 Şubat Dünya Rojava ile Dayanışma Günü dolayısıyla Ağrı'da kitlesel yürüyüş ve basın açıklaması düzenledi. Tahir Elçi Caddesi’nde bir araya gelen binlerce kişi, "Rojava xeta me yê sorê" yazılı pankart açarak Cumhuriyet Caddesi’ne doğru yürüdü. Yürüyüş boyunca sık sık "Bijî berxwedana Rojava" sloganı atıldı.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık, "Kürt halkı ve gençleri, Rojava’da ve Kobanê’de insanlık adına büyük bir bedel ödedi. Bu direniş tüm insanlık içindir" dedi. DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir ise, "Rojava dün de direndi, bugün de direniyor. Rojava’ya yönelik kirli saldırıları lanetliyoruz. İki gündür bölgede sağlanan anlaşmayla birlikte savaş durdu, artık çocuklar ölmüyor. Bu direniş kazanımları koruma kararlılığıyla sürecektir" diye belirtti.
DEM Parti Ağrı İl Eşbaşkanı Serhat Yılmaz Köroğlu basın açıklamasını okudu. Rojava'da inşa edilen sistemin Ortadoğu'nun karanlığına karşı bir ışık olduğunu vurgulayan Köroğlu, "Rojava, halkların demokratik öz yönetim iradesinin somutlaştığı yerdir. Kadın öncülüğünde gelişen bu devrim, merkeziyetçi ve iktidarcı sistemlere karşı en güçlü demokratik alternatifi sunmaktadır. Ulus-devletlerin kirli ittifaklarla bu kazanımları hedef alması, aslında halkların demokrasi ve özgürlük talebine saldırıdır" dedi.