Roman tutuklulara dönük hak ihlalleri ve şüpheli ölümlere tepki
Romani Godi Derneği ve hak savunucuları, Roman tutuklulara dönük hak ihlalleri ve şüpheli ölümlere dikkat çekerek, 25 Aralık'ta hücresinde ölü bulunan Sinan Üstev için adalet talep etti.
Romani Godi ve İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Roman tutuklulara yönelik son dönemde artan hak ihlalleri ve şüpheli ölümlere dikkat çekti. İHD İstanbul Şubesi'nde gerçekleştirilen basın toplantısına Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi ve Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı ve Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) de katıldı.
Basın metnini okuyan Zozan Vargün, hapishanelerin Roman tutuklular açısından ayrımcılığın derinleştiği, kötü muamelenin cezasız kaldığı ve yaşam hakkının sistematik biçimde ihlal edildiği kurumlar olduğuna dikkat çekti. Son dönemde art arda yaşanan şüpheli Roman tutuklu ölümlerine işaret eden Vargün, bu durumun tesadüf olmadığını vurguladı.
'SİNAN ÜSTEV, DEVLET GÖZETİMİ ALTINDA ÖLÜ BULUNDU'
Tekirdağ T Tipi Kapalı Hapishanesinde yaşamını yitiren Sinan Üstev'e işaret eden Vargün, "Sinan Üstev, 25 Aralık günü, devletin mutlak gözetimi altındayken, hücrede ölü bulunmuştur. İddialara göre Sinan Üstev, hapishane koğuşunda yaşanan bir kavganın ardından hücre cezası almış, infaz koruma memurlarının rutin kontrolleri sırasında hücresinde hayatını kaybetmiş halde bulunmuştur. Sağlık ekiplerinin ölüm tespitinin ardından cenazesi Tekirdağ Dr. İsmail Fehmi Cumalıoğlu Şehir Hastanesi morguna kaldırılmıştır. Ancak ölümün gerçekleştiği koşullar, tecrit süreci ve hücre cezası altındaki muameleye ilişkin sorular yanıtsız bırakılmıştır" dedi.
'AİLENİN BEYANLARI DİKKATE ALINMADI'
Sinan Üstev'in ailesinin, olayın ilk anından itibaren bu ölümdeki şüphelere işaret ettiğini belirten Vargün, "Buna rağmen ailenin beyanlarının dikkate alınmadığına, etkili ve bağımsız bir soruşturma yürütülmediğine ve dosyanın hızla kapatılmak istendiğine dair ciddi endişeler bulunmaktadır" ifadelerini kullandı. Bu yaşananların bir ilk olmadığını söyleyen Vargün, "Roman mahpusların yaşamı değersiz değildir" vurgusu yaptı.
Yaşananların uluslararası sözleşmelerin de ihlali olduğunu söyleyen Vargün, "Sinan Üstev'in adı bir istatistik değildir, ölümü, tek başına bir vaka değildir. Bu ölüm, Roman mahpuslara yönelik sistematik ihlaller zincirinin son halkasıdır. Sinan Üstev için adalet talebi; Mehmet Bozan, Vahdet Akın, Sezer Alan ve ismini bilmediğimiz diğer Roman mahpuslar için de adalet talebidir" dedi.