'Sebahattin Ali, Aydın Tekay, Ali İhsan Dağlı ve Nurettin Yedigöl'e ne oldu?'
Kayıplar için eylem yapan İHD İzmir Şubesi, Sebahattin Ali, Aydın Tekay, Ali İhsan Dağlı ve Nurettin Yedigöl'ün akıbetlerinin açıklanmasını istedi.
İnsan Hakları Derneği İzmir Şubesi, gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin açıklanması için Konak Eski Sümerbank'ın önünde bir araya geldi.
Eyleme İHD Eş Genel Başkanı Cihan Aydın ile Genel Sekreteri Osman İşçi de katıldı. Bu haftaki eylemde Sebahattin Ali, Aydın Tekay, Ali İhsan Dağlı ve Nurettin Yedigöl'ün akıbetlerinin açıklanması istendi.
Açıklamayı okuyan İHD Şube Yönetim Kurulu Üyesi Evrim Kubilay, 4 kişinin kaybedilme süreçlerine dikkat çekti.
Buna göre, baskılar nedeniyle Türkiye'de çalışamaz, üretemez duruma duruma getirilen Sabahattin Ali, yurtdışına kaçak yollardan çıkarken, katledildi. Kubilay, "Ancak anlaştığı kaçakçı Ali Ertekin dönemin haber alma teşkilatı için çalışan bir ajan olduğundan habersizdi. Ertekin, 31 Mart 1948 sabahı Sebahattin Ali'yi sınırı geçeceğiz diye Kırklareli'ne götürdü. Sonrası ise bilinmezlik." dedi.
Sabahattin Ali'nin gömülen cansız bedeninin, bir çoban tarafından 16 Haziran 1948 tarihinde Sazara Köyü ormanlık alanında bulunduğunu hatırlattı, "Sabahattin Ali'nin cenazesi ailesine teslim edilmedi. Yeniden defnedildiği yer açıklanmadı. Kendisi gibi mezarı da kaybedildi. Sabahattin Ali'nin akıbeti bugüne kadar karanlıkta bırakıldı" diye konuştu.
Açıklamaya göre, İstanbul'da yaşayan sosyalist Nurettin Yedigöl hakkında 12 Eylül askeri darbesinin ardından "yakalama" kararı çıkartıldı. 10 Nisan 1981'de İdealtepe'de bir ev baskınında gözaltına alındı. Gözaltı süresi içerisinde ağır işkencelere maruz kaldı. Nurettin Yedigöl, gözaltında sorgudayken arkadaşlarının anlatımlarına göre, çırılçıplaktır, kolları tutmuyordur, konuşamıyordur ve kanlar içindedir. Arkadaşlarının bu son görüşü dışında, Nurettin Yedigöl'ü bir daha haber alınamadı.
Evli ve iki çocuk babası olan Aydın Tekay, Amed'in Lice ilçesi Dilber Köyü'nde yaşıyordu. 11 Nisan 1994 tarihinde Lice'den köyüne otobüsle giderken "asker kaçağı" olduğu iddiasıyla gözaltına alındı. Bir daha kendisinden haber alınamadı.
Ali İhsan Dağlı, Amed'in Silvan İlçesi, Eşme köyünde yaşıyordu ve geçimini çiftçilikle sağlıyordu. Evli ve 3 çocuk babasıydı. 14 Nisan 1995 yılında köyde asker tarafından yapılan baskın sırasında çatışma çıktı. Bu sırada Dağlı'nın da üzerine ateş açıldı. Yaralanan Dağlı, köy Mehmet Şirin Kılıç ile birlikte gözaltına alındı. Muhtar ertesi gün serbest bırakılırken, Ali İhsan Dağlı'dan bir daha haber alınamadı.
"Devlet gözaltında kaybetme suçları ile yüzleşmek, kayıpları bulmak ve failleri yargılamakla yükümlüdür. Bu yükümlülük bir an önce yerine getirmeli tüm kayıpların akıbeti ortaya çıkarılmalıdır" diyen Evrim Kubilay, "Kaç yıl geçerse geçsin, tüm kayıplarımız için, adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğiz" diye konuştu.