28 Şubat 2026 Cumartesi

'Sormaktan vazgeçmeyeceğiz: Kayıplara ne oldu?'

Kayıp yakınları ve İHD, Diyarbakır, Batman ve Hakkari'de düzenledikleri eylemlerle kayıpların akıbetini sorarak faillerin yargılanmasını talep etti. Kayıp yakınları, "Kayıplarına ne oldu?" sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceklerinin altını çizdi.

Üç kentte kayıpların akıbeti soruldu ve faillerin yargılanması talep edildi.  

DİYARBAKIR 
İHD Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" şiarıyla düzenledikleri eylemlerinin 890'ıncı haftasında Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Koşuyolu Parkı İnsan Hakları Anıtı önünde bir araya geldi. Eyleme çok sayıda kişi katıldı. Eylem alanına kaybedilen ve katledilenlerin fotoğraflarının yer aldığı pankart açıldı.

Kayıp yakınları kaybettirilen ve katledilenlerin fotoğraflarını taşırken, bu haftaki eylemde 20 Şubat 1994'te kaybedilen Cüneyt Aydınlar'ın akıbeti soruldu.

Aydınlar'ın teyzesi Nuray Barçin, "Bizler etkili, bağımsız ve şeffaf bir soruşturma talep ediyoruz. Eğer bu olayda adı geçen kamu görevlilerinin bir sorumluluğu yoksa bunu hukuk ortaya koymalıdır. Eğer sorumluluk varsa, hukuk gereğini yapmalıdır. Çünkü yaşam hakkı Anayasa ile güvence altındadır. Çünkü işkence mutlak yasaktır. Çünkü zorla kaybetme insanlığa karşı suçtur ve zaman aşımına uğramaz" dedi. 
 
CÜNEYT AYDINLAR NEREDE?
Kürt ulusal demokratik hareketi lideri Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'ta yaptığı Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı'yla başlayan sürece dikkat çeken Nuray Barçin, şunları söyledi: "Kayıp anneleri yıllardır yağmurda, soğukta, sıcakta evlatlarının akıbeti için meydanlarda. Onlar bir isim aramıyor. Bir mezar arıyor. Bir kemik parçası arıyor. Bir hakikat arıyor. Çünkü mezar olmadan yas tutulmaz. Hakikat olmadan barış kurulmaz. Zaman acımasızdır. Anneler birer birer evlatlarının mezarına sarılamadan aramızdan ayrılıyor.  Bir dua okuyamadan, bir mezar taşına dokunamadan. Biz geride kalanlar, kayıplarımızın en küçük bir parçasını dahi bulup toprağımıza götürebilmek için mücadele ediyoruz. Tarih boyunca savaşlardan sonra bile ölüler ailelerine teslim edilmiştir. Çünkü ölüye saygı insanlığın en temel değeridir. Bu süreçte taraf olan herkese anneler adına sesleniyoruz: Gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerini açıklayın."

Cüneyt Aydınlar'ın kaybedilme hikayesi okunduktan sonra açıklama oturma eylemi ile son buldu.
 

 
BATMAN

Batman'da İHD ve kayıp yakınlarının eylemi, 726'ncı haftasında Gülistan Caddesi'nde bulunan İnsan Hakları Anıtı önünde yapıldı.  Bu haftaki eylemde, 1 Mart 2001 tarihinde Batman Merkez Japon Pasajı çevresinde gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan aynı köyden Tahir Aslan ile Mehmet Ali Aslan'ın akıbeti soruldu

Tahir ile Mehmet Ali Aslan'ın kaybedilme hikayesini İHD yöneticisi Abdurrahman Yıldırım okudu. Okunan hikaye şöyle: "1 Mart 2001 tarihinde saat 12.30 civarında 15'inci Cadde Japon Pasajı yanı Döviz Bank karşısında, sivil giyimli silahlı ve telsizli kişiler tarafından gözaltına alınarak 72 AF 678 plakalı araç ile götürülmüşler. Tahir Aslan ve Mehmet Ali Aslan yakınları 2 Mart 2001 tarihinde Batman Valiliği, Batman Cumhuriyet Savcılığı ve Batman Emniyet Müdürlüğü nezdinde yapılan başvuruları sonucunda yakınlarına Tahir Aslan ve Mehmet Ali Aslan'ın Jandarma tarafından gözaltına alındığı ve Batman Jandarma Alay Komutanlığı'nda bulunduğu bilgisi verilmiştir. Ailelerinin tüm arama ve başvurularına rağmen kayıplar hakkında herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır."

Açıklama, oturma eylemiyle son buldu.

HAKKARİ
İHD ve kayıp yakınlarının Hakkari'nin Yüksekova ilçesindeki eylemi 216. haftasında devam etti. Sanat Sokağı'ndaki eylemde gözaltında kaybedilen fotoğrafları taşındı. Bu haftaki eylemde 20 Şubat 1994'te kaybedilen Mehmet Yaşar'ın akıbeti soruldu. Açıklamayı İHD Hakkari Şubesi Kayıplar Komisyonu Sözcüsü Eren Baskın okudu.

Türkiye'de 90'lı yıllarda gözaltında katledilenlerin sayısının azımsanamayacak şekilde çok olduğuna dikkat çeken Baskın, şunları söyledi:  "Cumartesi Annelerinin güçlü duruşu sokaklardan, meydanlardan dünyaya doğru açılan bir umut kapısı olmaya başladı. Bu umut gözaltında kaybedilenlerin akıbetinin hukuksal zeminde aranması ve sorumluların gerçek bir adalet olgusu ile yargılanmaları umuduydu. Bu umudu bu gün yan yana durup kayıplarımızın akıbetini sorarak daha da büyütüyoruz.  Mehmet Yaşar, 28 Şubat 1994 yılında kaçırılıp katledilen Mehmet Zeki Yılmaz'ın akıbetini sormak için evden çıktı ve bir daha geri dönmedi. Mehmet Yaşar, gözaltında katledilen yakın dostu Mehmet Zeki Yılmaz'ın cenazene törenine katıldı. Cenaze sırasında Mehmet Yaşar göz hapsine alındı ve takip edilmeye başlandı. Bir akrabasının evine sığınan Mehmet Yaşar'ın bulunduğu ev ablukaya alındı ve akşam saat 20:00 sularında evde kimlik sorgulaması yapan polis ekipleri ''bizimle emniyete geleceksin'' diyerek Mehmet Yaşar'ı gözaltına aldı."

'İTİRAFA RAĞMEN SORUŞTURULMADI'
Ailesinin Mehmet Yaşar'ın gözaltına alındığı haberi üzerine bir çok resmi kuruma başvurduğunu ancak sonuç alamadığını ifade eden Baskın, "Herhangi bir soruşturma başlatılmadığı gibi ailenin adalet arayışı tehdit ve inkar ile sekteye uğratıldı" dedi.  

Baskın şunları söyledi: "Bir dönem bölgede birçok insanımızı katleden yapının unsurlarından olan ve daha sonra yazdığı bir kitap ile tüm cinayetler açısından bilgiler veren Kahraman Bilgiç isimli itirafçı, Mehmet Yaşar'ın gözaltına alınarak katledilmesi olayı ile ilgili 'Mehmet Yaşar, Tabur Komutanı Mehmet Emin Yurdakul'un talimatıyla alınıp tabura getirildi. Çok ağır işkence yapıldı, işkence sonucu dirsek kemikleri görünüyordu. Daha sonra helikoptere bindirip götürdüler ve geri getirilmediğine tanık oldum, büyük ihtimalle helikopterden atılmıştır' dedi. Bu açıklamalara rağmen etkin bir soruşturma yürütülmedi. Tüm adli merciler bu inkar siyasetinin bir parçası oldular. Mehmet Yaşar henüz 32 yaşında insanların gözleri önünde gözaltına alınarak kaybedildi."