18 yıl istismar edilen Nilay için soru önergesi: Cezasızlığa son verin
18 yıl boyunca öz kızı Nilay'a cinsel saldırıda bulunan fail Erdoğan Esmer'in tahliye edilmesine tepki gösteren DEM Parti Milletvekili Ceylan Akça, Adalet Bakanlığı'na soru önergesi verdi, "Bir çocuğun kendi babasına karşı rıza gösterebileceği iddiası hukuken ve vicdanen nasıl kabul edilebilir?" diye sordu.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Amed Milletvekili Ceylan Akça, 7 yaşından itibaren 18 yıl boyunca kızı Nilay'a cinsel saldırıda bulunan Erdoğan Esmer'in aldığı 13 yıllık hapis cezasının bozularak tahliye edilmesi üzerine Adalet Bakanı Akın Gürlek'e soru önergesi verdi.
Akça önergesinde, istismarın suçüstü yapılarak ortaya çıkarıldığını hatırlatttı, "Üç jandarma personelinin tanıklığı ve hazırlanan tutanaklar ışığında Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan davada, Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi toplanan delilleri ve mağdurun tutarlı beyanlarını esas alarak sanığı nitelikli cinsel istismar suçundan 13 yıl hapis cezasına çarptırmış ve tutukluluk halinin devamına karar vermiştir" dedi.
'KADINA VE ÇOCUĞA YÖNELİK SUÇLARDA CEZASIZLIĞIN YANSIMASI'
Daha cezanın bozularak failin tahliye edildiğini belirten Akça, tahliye kararını, kadın ve çocuğa yönelik suçlarda cezasızlık politikasının doğrudan sonucu olduğuna dikkat çekti. Akça şunları belirtti: "Bu karar, Türkiye'de yargının faili koruyan, mağduru ise aile içi mahremiyet duvarları arkasında yalnız bırakan eril karakterinin en somut ve karanlık belgesidir. Yedi yaşından itibaren babası tarafından iradesi sistematik olarak kırılmış bir kadının yaşadığı dehşeti rıza kavramıyla açıklamaya çalışmak, sadece hukuki bir hata değil, devlet eliyle işlenmiş bir toplumsal cinayettir."
SORULAR
Önergede Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması talebiyle şu sorulara yer verildi:
"-Bir çocuğun kendi babasına karşı rıza gösterebileceği iddiası hukuken ve vicdanen nasıl kabul edilebilir?
-Çocuk yaşta başladığı belirtilen bir istismar vakasında rıza kavramının tartışmaya açılması, Türk Ceza Kanunu'nun çocukları koruyan hükümleriyle nasıl bağdaştırılıyor?
-Yerel mahkeme aynı dosyada nitelikli cinsel istismar kararı verirken, istinaf mahkemesi hangi gerekçeyle tamamen zıt bir sonuca varmıştır?
-Tanık ifadeleri ve mağdur beyanı varken, bu davada adaletin tecelli ettiğini söylemek mümkün müdür?
-Bir babanın kızına yönelik istismar iddiasında cebir ve tehdit aramak, aile içindeki güç ilişkisini görmezden gelmek değil midir?
-Bu karar, çocuk istismarı davalarında cezasızlık algısını güçlendirmeyecek mi?
-Adalet Bakanlığı bu kararın toplumda yarattığı derin adalet krizini görmezden mi gelmektedir, yoksa yargı uygulamalarını gözden geçirmeyi planlamakta mıdır?
-Eğer bir ülkede bir kız çocuğunun yıllara yayılan istismar iddiası rıza tartışmasına indirgenebiliyorsa, o ülkede çocukların gerçekten korunduğu söylenebilir mi?"