11 Mart 2026 Çarşamba

Almanya'da 8 Mart: Savaşın ve krizin faturasını ödemeyeceğiz

Almanya'nın başkenti Berlin ile Köln, Ulm ve Nurnberg'de yapılan 8 Mart yürüyüşlerinde, Alman devletinin savaş hazırlıklarına tepki öne çıktı. Berlin'deki eylem, yeni bir silah fabrikasının inşa edildiği  Weding'de yapıldı. Kadınlar, emperyalist savaşın ve krizin yükünü ödemeyeceklerini vurguladı.

Almanya'nın başkenti Berlin ile Köln, Ulm ve Nurnberg'de binlerce kadın, 8 Mart alanlarında buluştu.

BERLİN
Almanya'nın başkenti Berlin'de binlerce kadın 8 Mart'ta alanlara döküldü.
Öğlen saatlerinde şehir merkezinde kadınlara yönelik şiddet karşı yapılan eylemde, Rojava devrimiyle dayanışmanın gerekliliğine de dikkat çekildi. Bu eylemde özellikle erkek şiddetine karşı kadınların birleşik mücadelesine dikkat çekildi. 

Öğleden sonra Weding'de bir kadın gösterisi düzenlendi. FKO, Young Struggle ve Zora örgütlerinin eylem alanı olarak seçtiği bu yerde, bir silah fabrikası inşa ediliyor. Fabrikanın temmuz ayında üretime geçmesi planlanıyor. Bu nedenle gösterinin sloganı "Savaşa karşı - kadın devrimi için" olarak belirlendi. Eyleme, ağırlığını genç kadınların oluşturduğu 500 kişi katıldı. 
Ortadoğu'daki silahlanma ve savaş eylemin ana temasıydı. Savaşın kadınlar ve halklar lehine olmadığına dikkat çekilen konuşmalarda, silahlanma ve zorunlu askerlik hizmetine de açıkça karşı çıkıldı. Rheinmetall silah şirketi ve Bundeswehr'e karşı sloganlar atıldı. Eylemde, 3 Şubat saldırısında tutsak edilen kadın sosyalistlerin de özgürlüğü istendi, Beritan Yıldırım, Hivda Selen ve Berfin Polat'ın fotoğrafları taşındı.
Rojava için pankartlar taşındı, YPJ bayrakları dalgalandı. Ölümsüz kadınların fotoğfları kortejlerde kadınların ellerinde yükselirken, sık sık "Jin, Jiyan, Azadi" sloganı Berlin sokaklarında yankılandı.⁩

NÜRHBERG


Nürnberg'de 8 Mart eyleminde kadınlar ekonomik krize, işsizliğe ve ırkçı-faşist politikalara karşı bir araya geldi.
Gostenhof'tan başlayan yürüyüşe çok sayıda kadın örgütü, feminist inisiyatif ve dayanışma grubu katıldı.
Yürüyüş boyunca taşınan pankart ve dövizlerde kadınların emeğinin görünmez kılınmasına, güvencesiz çalışma koşullarına ve kadın haklarına yönelik saldırılara dikkat çekildi. Katılımcılar, özellikle son dönemde derinleşen ekonomik krizin en ağır sonuçlarını kadınların yaşadığını vurgulayarak, artan işsizlik ve sosyal hakların gasp edilmesine karşı mücadele çağrısı yaptı.
Kadın örgütleri yaptıkları açıklamalarda, kapitalist krizin yükünün kadınların omuzlarına yıkıldığını belirterek, sosyal kesintiler, düşük ücretler ve bakım emeğinin kadınların üzerine bırakılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Açıklamalarda ayrıca Avrupa genelinde yükselen sağ ve muhafazakâr politikaların kadınların kazanılmış haklarını hedef aldığına dikkat çekildi.


Yürüyüşte sık sık "Kadınlar birlikte güçlü”, "Eşitlik, özgürlük, dayanışma” ve "Kadın grevi" sloganları atıldı. Kadın grevi çağrısı ile kadın emeğinin hem üretimde hem de toplumsal yaşamda ne kadar belirleyici olduğuna vurgu yapıldı.
Yürüyüş, dayanışma ve mücadele mesajlarıyla sona ererken kadınlar, erkek egemen kapitalist sisteme ve sömürü düzenine karşı mücadeleyi sürdürme kararlılıklarını bir kez daha dile getirdi.

ULM

Ulm'de FLINTA Kolektifi'nin çağrısıyla 700 kişinin katılımıyla "Feminizm antifaşizm demektir” şiarıyla eylem yapıldı.
Albert-Einstein-Platz'ta düzenlenen mitingin ardından  başlayan yürüyüş Neu-Ulm'a kadar devam etti. Yürüyüş boyunca katılımcılar kadın özgürlüğü, eşitlik ve faşizme karşı mücadeleyi vurgulayan sloganlar attı.
Kadınlar 8 Mart'ın mücadele geleneğini büyütme çağrısı yaparak dayanışmanın sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Neu-Ulm'daki Petrusplatz'da yapılan konuşmaların ardından kitle yeniden yürüyüşe geçerek Ulm'daki başlangıç noktasına döndü. 

KÖLN


Köln’de farklı kadın örgütlerinin oluşturduğu 8’M Bündis'ün çağrısı ile Heumarkt Meydanı'nda başlayan yürüyüşe 18 bin kişi katıldı.
Aralarında SKB, ZORA, Frauen Kollektiv, Yeni Kadın'ın da yer aldığı örgütlerin oluşturduğu devrimci blok da yürüyüşte yerini aldı. 


Yürüyüş boyunca “Jin, Jiyan Azadi", "Kadın yoksa devrim de yok", "Yaşasın enternasyonal dayanışma", " Kadınlar faşizme savaşa ve yoksulluğa karşı” sloganları atıldı. Konuşmalarda savaş politikalarıyla artan yoksulluk ile İran ve Ortadoğu’da sürdürülen emperyalist savaş protesto edildi. Alman devletinin savaşa verdiği desteğe son vermesi istendi. Kadına yönelik erkek şiddeti protesto edildi.

Eylemde, haber takibi yaptığı Suriye'nin Rakka kentinde kendisinde 18 Ocak'tan bu yana haber alınamayan Eva Maria'nın fotoğrafları da taşındı.
Geçen yıla göre katılımın iki katı olduğu 8 Mart eylemi, son aylarda Alman hükümetinin gerek savaş yanlısı politikalarına gerekse artan yoksulluk ve sosyal hak gasplarına karşı bir tutum olarak öne çıktı. 

FRANKFURT


Frankfurt'ta "Jin Jiyan Azadi İttifakı"nın düzenlediği 8 Mart eylemine iki bin kişi katıldı.
ZORA, Young Struggle, Aufbau, Frauenkollektiv, YDG ve Komünist Kadınlar'ın içinde olduğu örgütlerden kadınlar, Hauptbahnhof'ta bir araya geldi. Ardından Paulsplatz'da sendikaların düzenlediği eyleme katıldılar.
Eylemde yapılan konuşmalarda, Almanya'daki göçmen kadınların sorunları ve mücadelesine dikkat çekildi. Ayrıca İran'a yönelik saldırı protesto edilirken, İran, Kürdistan ve Filistinli kadınlarla dayanışma çağrısı yapıldı. 
Sosyalist gençlik örgütü Young Struggle adına yapılan konuşmada, Halkların Karavanı aktivistlerinin Türk devleti tarafından sınır dışı edilmeleri ve  gözaltı merkezlerinde genç kadınların maruz kaldığı cinsel şiddeti gündeme getirildi. Ayrıca Türkiye'de tutsak edilen sosyalistlerin serbest bırakılması istendi. 
Sendikaların düzenlediği eylem sırasında, tanınmış bir faşist yayıncının gösterinin videosunu çekmesi, genç kadınlar tarafından engellendi, antifaşist sloganlar atıldı.


'EVA NEREDE, NEREDE, NEREDE?'
Rakka'da cihatçı çeteler tarafından kaçırılan ajansımızın gönüllü muhabiri Eva Maria Milchelmann'ın durumu da gösteride pankartlar, konuşmalar ve sloganlarla "Eva nerede, nerede, nerede?" haykırılarak gündeme getirildi. Eylemde, Eva Maria Milchelmann’nın Alman Dışişleri Bakanlığı'ndan güvenli bir şekilde Almanya'ya geri getirmesi talep edildi, Milchelmann ile birlikte kaçırılan gazeteci Ahmed Polad'ın da serbest bırakılması istendi. 

STUTTGART


Schloßplatz'da yaklaşık 7 bin kişi bir araya geldi. Eylem, kadın emeğinin çifte sömürüsüne, kadınlara yönelik artan erkek şiddetine, kadın cinayetlerine ve zor kazanılmış hakların aşınmasına odaklandı. Sosyalist kadınlar, pankartlar, dövizler ve sloganlarla "kadın devrimi"ni öne çıkardı.

Eylemin başında, erkeklerin katlettiği kadınların fotoğrafları sergilendi. Sosyalist Kadınlar Birliğ ve genç kadın örgütü ZORA pankart açtı, Alman Gazeteci Eva Maria Michelmann'ın durumuna dikkat çekmek için "Eva nerede?" yazılı dövizler taşındı.

Yapılan konuşmalarda, Epstein olayının, emperyalist kapitalist erkek egemen sistemin bir sonucu olduğunun altı çizildi. Kadınlara ve LGBTİ+lara dönük şiddetin ve eşitsizliğin son bulması, kadının kurtuluşunun gerçekleşmesi için birleşik mücadelenin zorunluluğuna dikkat çekildi.

LEİPZİG


"Kadın, Yaşam, Özgürlük. Kadın Devrimini Savun" sloganıyla düzenlenen 8 Mart etkinliğine 500 kişi katıldı.

"Kadın Devrimini Savun!” sloganı, Rojava'daki kadın devrimine yönelik saldırılara dikkat çekmek ve kadın devriminin kazanımlarını savunmak için mücadele etmenin önemini vurgulamak amacıyla gösterinin politik odağıydı. Eylemde, Filistin'deki kadınların durumu da ele alındı. Rakka'da HTŞ çeteleri tarafından kaçırılan gazeteci arkadaşımız Eva-Maria Michelmann'ın durumuna dikkat çekmek için “Eva nerede” ve “Eva olmadan 8 Mart olmaz” yazılı pankartlar taşındı.

Hamburg, Kiel, Duisburg, Darmstadt kentlerinde de 8 Mart eylemleri yapıldı.