27 Nisan 2026 Pazartesi

İki gazeteci 100. gün açıklaması: Eva Maria Michelmann ağır işkence gördü

İki gazeteci arkadaşımızın kaçılışlarının 100. gününde yapılan basın toplantısında Eva Maria Michelmann'ın hayatta olduğu ancak ağır işkenceler gördüğü belirtildi. Ahmet Polad'ın da hayatta olduğu yönünde tanık ifadeleri olduğuna dikkat çekildi. Michelmann ailesi ve avukatları, Alman devletinin iki gazetecinin serbest bırakılması için gerekenleri yapmasını istedi. 

Gazeteci arkadaşlarımız Eva Maria Michelmann ve Ahmet Polad'ın Rakka'da 18 Ocak'ta Suriye Geçici Yönetimi tarafından kaçırılmasının 100. Günü dolayısıyla ailesi, avukatları ve arkadaşları, Almanya'nın Köln kentinde basın toplantısı düzenledi.

People's Bridge Eş Sözcüsü Avîn Hummitzsch, 25 Nisan'da aldıkları bilgiye göre, Eva'nın yaşadığını öğrendiklerini belirtti, "Ahmet Polad'ın da hayatta olduğunu tanıklar vasıtasıyla öğrendik" dedi. 

Aralarında gazeteci, siyasetçilerin ve hukukçuların olduğu 160 kişinin imzaladığı bir mektubu, AB kurumları dahil olmak üzere uluslararası kurumlara ilettiklerini belirtti.

'TÜM ESİRLER SERBEST BIRAKILMALI'
Eva ve Ahmet'in avukatı Frank Jasenski, Eva Maria ve Ahmet Polad başta olmak üzere tüm esirlerin serbest bırakılmasını istedi. Rojava özerk yönetimine yönelik saldırılara dikkat çekti, çok sayıda kişinin kaçırıldığını hatırlattı, "Bu insanların temel insan hakları da ihlal ediliyor. Bunlar Suriye devletinin antidemokratik tutumlarıdır" dedi.

Avukat Jasenski şunları söyledi: "Eva'nın hayatta olduğunu, Ahmed'in de dolaylı olarak tanıklar vasıtasıyla yaşadığını öğrendik. Lakin Suriye devleti bu haberleri henüz doğrulamadı. Ahmet Polad'ın akıbetini de açıklamalılar.  Bugüne kadar kimse ile iletişim kurmalarına izin verilmedi. Bir çeşit ağır baskılara maruz kaldılar ve bu kabul edilemez."

'EVA VE AHMET'İN SERBEST BIRAKILMASI İÇİN ALMAN DEVLETİ ELİNDEN GELENİ YAPMALI'
Eva Maria Michelmann'ın annesi Rotraut Hake-Michelmann, geçen Perşembe gününden itibaren Eva'nın yaşadığını bildiklerini hatırlattı ve ekledİ. "O güne kadar her şey çok belirsizdi.  Öldürüldüğünü bile düşündük. Şimdi içimiz biraz daha olsa rahatladı. Ahmet'in yaralandığını öğrendik. Çok üzüldük. Görgü tanıkları, Eva'nın tekli hücrede tutulduğunu söyledi. Sorguya alındığını anlattı. Bu bir işkencedir. Eva'nın, Ahmet'in serbest bırakılması için Alman devletinin, ellerinden gelen her şeyi yapmalarını istiyoruz. Bugüne kadar tüm bilgiler Kürt arkadaşlarımız tarafından toplandı. Dışışişleri Bakanlığı hoş cümleler kurdu, 'Eva'yı önemsiyoruz' dediler. Ancak bunun pratikte bir karşılığı olmadı."

Dr. Antonuis Michelmann, yürüttükleri çalışmalar sonucunda iki gazeteci arkadaşımızın hayatta olduklarını öğrendiklerini söyledi. HTŞ lideri Colani'nin Berlin ziyaretini hatırlattı, "Bu ziyarette ekonomik anlaşmalar yapıldı. Ancak kardeşimin durumu görüşme konusu bile olmadı" dedi. 

Ağabey Michelmann ise şunları söyledi: "Eva'nın yaşadığını öğrendiğimiz için bayağı rahatladık. Açıkçası ikili bir durumumuz vardı; bir yandan O'nu kurtaracağımızı söyledik. Diğer yandan da en kötüsüne de kendimizi hazırladık. Eva, şu anda tek başına hücrede tutuluyor. Sağlığını merak ediyoruz. Bir görgü tanığı, Eva'nın çok büyük bir işkencelerden geçirildiğini, bir çok kez sorguya alındığını, sağlığının iyi olmadığını söyledi.

Siyasi tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. Alman devletinin bunu sağlamasını istiyoruz. Uydurma yalanlarla onları ellerinde tutmak isteyeceklerini tahmin ediyoruz. Alman devletinden en kısa sürede serbest bırakılmalarını sağlamalarını istiyoruz" dedi.

'DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI SOMUT OLARAK NE YAPTI?'
Avukat Frank Jasenski bir soru üzerine, uluslararası hukuka göre tutukluların aileleri ve avukatları ile iletişim kurma hakları olduğunu hatırlattı, "Alman devleti ya bir hata yaptı. Çünkü Eva'nın durumu çok uzun süredir ifade edilen bir durum. Dışişleri Bakanlığı, somut olarak ne yaptı? Hangi adımları attı? Bunları bize göstersin" dedi. 

Ağabey Antonuis Michelmann, Dışişleri Bakanlığı'nın 95 gün sonra kardeşi ile Şam'da görüştüğüne dikkat çekti, "Alman yetkililerin ziyaretinden sonra bile Suriye devleti, Eva'nın ellerinde olduğunu kabul etmedi. Eva, ağır bir tecrit altında, bu bir işkencedir. Alman devleti bu konuda gerekenleri yapmalı ve tüm politik tutsaklar serbest bırakılmalıdır" diye konuştu. 

Anne Rotraut Hake-Michelmann, öncelikle Alman yetkililerin, en üst düzeydeki Suriyeli yetkililer ile iletişime geçerek, Eva ve Ahmed'in temel insani haklarını sağlamaları gerektiğini belirtti ve sordu: "Alman devletinin Suriye'de iletişime geçtikleri kişiler kimdir? Biz somut bilgi istiyoruz. Şam'daki Alman konsolosluğu ne yapıyor? Verdikleri cevaplar şablon cevaplardır. Biz somut adımlar bekliyoruz. Politik tutsakların serbest bırakılmasını istiyoruz. En asgari şey; avukatların, insan hakları örgütlerinin Eva ile görüşmesidir."