1 Şubat 2026 Pazar

Tanya Kara yazdı | Rojin Kabaiş için Ankara buluşmasından geriye kalanlar

Yaşanan cins kırımına karşı güçlü bir karşı koyuşun örgütlenmesi, erkek şiddetinin teşhirinin oldukça güçlü biçimde yapılması ve buna karşı etkin politikaların geliştirilmesi, buna yönelik örgütlerin kurulması oldukça önemli bir nokta. Adalet Komisyonları, "Şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız" diyerek 30 Ocak'ta önemli bir iddia ortaya koydu. Şimdiye kadar ortaya koyduğu pratikle yeni bir soluk açığa çıkardı.

Bazı anları paylaşmak, anlatmak, onlardan deneyim yaratmak biz kadınlar için oldukça önemli. Mücadelemizle ve dayanışmamızla açığa çıkan pratiklerimizi her zaman anlatmalı ve konuşmalıyız. Bunu yapmalıyız ki bir birimizden ve mücadelemizden öğrenelim, gelişelim ve geliştirelim.

Hele ki mesele kadınların katledilmesi, şüpheli ölüm denilerek üzeri örtülmeye çalışılan erkek şiddeti olunca biz kadınların açığa çıkardığı adalet mücadeleleri gerçekten anlatmaya değer!

Bu sefer Rojin Kabaiş için düştük yollara, 30 Ocak'ta farklı şehirlerden kadınlar olarak Ankara'da buluşacağız dedik... İstanbul'dan Ankara'ya toplu şekilde gidilen sayısız yolculuk içinde yer almışımdır, fakat bu sefer yola çıkarken 2019'a geri döndüm... Şule Çet İçin Adalet Komisyonları olarak bu yolu çok gidip gelmiştik. Şule için yürüttüğümüz adalet mücadelesinde intihar etmediğini, katledildiğini kanıtlamış, faillerin ceza almasını sağlamıştık. Şimdi ise Rojin'in şüpheli ölümünün aydınlatılması için kıran kırana süren bir adalet mücadelesinin içerisindeyiz.

16 aydır Rojin için adalet mücadelesi veren ailesi, kadınlar olarak bir araya gelmek istedik. Çünkü bu 16 ay boyunca aşamalı olarak çok yol katedildi ve geldiğimiz aşamada artık bir araya gelmek, şimdiye kadar yaptıklarımızı konuşmak, Adalet Bakanlığına "İşte kadınlar olarak Rojin için buradayız" demek istedik!

15 Aralık'ta, 30 Ocak'ta Ankara'ya gideceğimizi ve büyük bir buluşma yapacağımızı, ardından ise Adalet Bakanlığı önünde bir eylem gerçekleştireceğimizi duyurduk. Hafta içine denk gelse ve mesai saatleri içerisinde de olsa bu planı gerçekleştirmeyi, tüm zorluklarına rağmen göze aldık. Çünkü bugüne kadar erkek yargı pratiğinde ısrar eden, soruşturmada bir arpa boyu yol almayan, ihmallerle dolu bir sürecin ilerlemesini sağlayanlardan hesap sormak istiyorduk. Hepimiz çok heyecanlıydık, bir araya geleceğimiz için, Adalet Bakanlığına gidip hesap soracağımız için. 

İyi organize olmamız, planlama yapmamız gerekiyordu. Çünkü yüzlerce kadın yan yana gelerek yaptık bu çalışmayı. Hemen online planlama toplantılarına başladık, il il buluşma planlamaları yaptık. Bir ay içerisinde yetiştirebildiğimiz 14 farklı şehirde yan yana gelerek 30 Ocak üzerine hazırlıklar yaptık. Adana, Mersin, Bingöl, Urfa, Amed, Van, Batman, İstanbul, İzmir, Ankara, Eskişehir, Bursa, Konya ve Çanakkale'de buluştuk. Binlerce materyal çıkardık, onlarca kentte Rojin için adalet talebimiz sokaklarda, duvarlarda kendine yer buldu. Birbirini hiç tanımayan, ama buluşmak için heyecanla dolu kadınlar olarak yan yana geldik. Kadın olmanın, ezilen bir cins olarak bu topraklarda yaşadığımız acıların ortaklığında buluştuk. Rojin; Kürt bir genç kadındı, üniversite öğrencisiydi, yaşamayı seven, yaşamak isteyen bir kadındı. Biz bu gerçekleri bilen kadınlar olarak birbirimize, yaşamlarımıza sahip çıkmak, dayanışmamızla, mücadelemizle güçlenmek isteyen kadınlar olarak bir araya geldik. Bu yola çıkarken istediğimiz de buydu. Katledilen kadınların ardından yürütülecek adalet mücadelesine sahip çıkmak, hepimizin omzundaki yük, yüreğindeki ateşti. Bunu yapmak isteyen binlerce, milyonlarca kadın olduğumuzu biliyorduk. İşte Adalet Komisyonları hayatımıza böyle girdi ve çok fazla kadının hayatına dokundu, değiştirdi, değiştirmeye devam ediyor.

Çok kalabalığız, birbirimizden çok farklıyız, birbirimizi hiç tanımıyoruz. Birçok kadın hayatında ilk defa adalet komisyonları vesilesiyle kadın özgürlük mücadelesine dahil oldu, örgütlü bir mücadelenin parçası haline geldi, kolektif bir kadın ortamının içerisine girdi. Hiç yapmadığı ve yapamayacağını düşündüğü şeyleri kadınlardan aldığı güvenle yapmaya başladı. İşte 30 Ocak'a giderken komisyonda bulunan her kadın kendi ilklerini böyle yaşadı...

Rojin'e ne olduğunu sormaktan asla vazgeçmeyen kadınlardık, evet, bu doğru, ama aynı zamanda şüpheli şekilde ölümü karanlıkta bırakılmaya çalışılan diğer kadınlar içinde bir ışık yakmak, şüpheli kadın ölümleri karşısında etkin bir müdahale geliştirmek istiyorduk. Adalet Komisyonları, bugüne kadar yaptığı bütün çalışmaları şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması üzerine yaptı. Bu bir tesadüf değildi, erkek adaletin cezasızlık politikasına karşı açılmış bir bayraktı. İşte 30 Ocak'ta bunu bir kez daha ortaya koymak istedik.

Rojin'in ablası buluşma salonunu görünce çok duygulandı, çünkü koltuklarda şüpheli şekilde yaşamını yitiren kadınların fotoğrafları vardı. "Çok iyi düşünmüşsünüz, sadece Rojin değil bütün kadınlar için mücadele etmemiz gerekiyor" dedi. Bu söz kardeşi için adalet arayan, aynı zamanda tüm şüpheli kadın ölümlerinin aydınlatılması için mücadele edilmesini bilen bir kadının sözleri...

30 Ocak buluşmasının hepimizde bıraktığı çok güçlü duygular oldu, bana kalırsa etkinliğin en önemli kısmı buydu. Acımızı, öfkemizi, mücadele azmimizi, kadın dayanışmasının gücünü bir kez daha çok güçlü şekilde hissettik.

16 ay boyunca yaşananları ve yaptığımız eylemleri izledik, kimi zaman gözümüzden bir damla yaş düştü, kimi zaman öfkelendik, kimi zaman gururlandık. Farklı duyguların hepsini birlikte yaşadık. 

Adalet Komisyonları adına yapılan konuşma bütün bir salonu etkisi altına almıştı, Rojin için yürüttüğümüz adalet mücadelesinden asla vazgeçmeyeceğimizin ilanı olmuştu. Ardından Nizamettin Kabaiş'in konuşması, kızının ardından yürüttüğü adalet mücadelesini anlatması, adalet mücadelesini kadın özgürlük mücadelesiyle birleştirme isteği ve çabası hepimiz için oldukça anlamlı, değerli bir gerçeği açığa çıkardı. Sadece kendi kızı için değil katledilen, şüpheli şekilde öldürülen diğer kadınların aileleriyle, adalet mücadelesiyle kurduğu güçlü ilişkiyi bütün bir salon gördü, hissetti.

Buluşmanın en etkileyici bölümlerinden bir diğeri de forum kısmıydı. Kadınlar bu salona onları getirenin ne olduğunu, adalet mücadelesinin bir parçası olarak neler yapılabileceğini konuştu. Yaşadıkları erkek şiddetini, cinsel saldırıyı anlatan kadınların ortak sözü "Utanmıyorum" oldu, utanması gerekenin biz değil onlar olduğu çok çarpıcı şekilde ifade edildi. Bu buluşmada bir kez daha utanç yer değişti. 200 kadının bir araya gelerek Rojin ve şüpheli şekilde ölümü karanlıkta bırakılan kadınların adalet mücadelesini nasıl sürdüreceğimizi konuştuk. Şüpheli kadın ölümlerine karşı önümüzdeki dönem yapılması gerekenler ve yapabileceklerimiz temel bir gündem olmuş oldu buluşmada.

Adalet Bakanlığı önündeki eyleme ise yüzlerce kadın katıldı. Hazırlanan pankart eylem alanında buluşan kadınlara yetmeyince salonda bulunan en büyük pankart söküldü, hızla bakanlığın önüne getirildi. Eylemde göze çarpan en güzel şey kadın örgütlerinin çeşitliliği ve kendi sözlerini, kimliklerini yansıtabiliyor oluşuydu. Birbirinden farklı, kadın örgütleri bileşimi yan yanaydı, çok geniş bir katılım olduğunu söylemek gerekir bu bakımdan.

Eylem kitleselliğiyle, taleplerin netliğiyle, kadınların yan yana duruşu ile çok ciddi bir motivasyon ve güç yarattı. 31 Ocak günü Adalet Bakanı Yılmaz Tunç tarafından yapılan açıklama, Adalet Komisyonlarının eyleminin etkisi ile gerçekleştirilmiş oldu. Mücadelemizin yarattığı basıncın, etkinin ne anlama geldiğini görmek bakımından önemli bir nokta olduğunu söyleyebiliriz. Kadınların Adalet Bakanlığı önünde kitlesel duruşu, Bakan Tunç'u oldukça rahatsız etmiş olmalı ki adalet mücadelesi veren kadınları "dezenformasyon"la suçlayarak karalama çabası içine girdi.

Erkek yargı cezasızlık ile fail erkekleri korurken, saklarken, karşısında bir sessizlik yaratmak istiyor, uydurdukları yalanlara kadınların inanmasını bekliyor. Kadın cinayetlerini, şüpheli kadın ölümlerini kanıksamamızı bekliyor.

Şüpheli kadın ölümleri 2025 yılında ilk defa faili bilinen kadın katliamlarını geçti. Tüm bu tablo içerisinde Rojin Kabaiş İçin Adalet Komisyonlarının Rojin için açığa çıkardığı hesap sorma kararlılığı şüpheli kadın ölümleri bakımından başka bir pratik ve hesap sorma bilincini açığa çıkararak şüpheli kadın ölümlerine karşı mücadelede yeni bir yol açtı.

Yaşanan cins kırımına karşı güçlü bir karşı koyuşun örgütlenmesi, erkek şiddetinin teşhirinin oldukça güçlü biçimde yapılması ve buna karşı etkin politikaların geliştirilmesi, buna yönelik örgütlerin kurulması oldukça önemli bir nokta. Adalet Komisyonları, "Şüpheli kadın ölümlerini aydınlatacağız" diyerek 30 Ocak'ta önemli bir iddia ortaya koydu. Şimdiye kadar ortaya koyduğu pratikle yeni bir soluk açığa çıkardı.

Kadın dayanışmasının, yoldaşlığının gücüne yaslanarak erkek şiddeti ile katledilen bütün kadınların hesabını soracağız. Bu buluşmada bunun sözünü birbirimize, binlerce, milyonlarca kadına verdik. Kadın dayanışmasının gücüyle, iddiamızla, cesaretimizle, kararlılığımızla bunu başaracağız.